Bunu da niye yazıyorum bilmiyorum. Yazmak belki iyi gelir diye. Ama sanmıyorum bunun da iyi geleceğini. Neyse düzeleceğim. Bir gün daha veriyorum kendime.
Avrupalılar aynı tarifi asırlarca devam ettirince gelenekçiliğini översiniz, aynısını Türkler edince yerersiniz. Biz de sizi çözemedik. Bırakın bazı şeyler arkaik kalsın.
Zamanında meraktan araştırırken kanser riskini artırdığını okuduğumu hatırlıyorum. Aşırı popüler oldu son dönemde. Her isteyene reçete edilebilen bir şey herhalde.
Çalıştığım klinikteki 50 yaş üzeri hemşire ablalar, resmen eridiler. İyi zayıfladınız falan diyorum, az ve sık yiyoruz gyme gidiyoruz falan diyorlar ama o kadar çabuk 3’ü eş zamanlı zayıfladı ki, hatta biri kanser oldu benden saklıyorlar sandım. Meğer hepsi 6 aydır zayıflama iğnesi kullanıyormuş, artık kim çarçabuk zayıfladıysa bence inanmayın var bir bit yeniği.
Daha acı bir şey söyleyeyim. Türkiye'de bazı psikolojik eşikler var. Bazı şeyler, sadece psikolojik eşik aşılmadığı için yapılmıyor.
Bu okul mevzusu ilk kez bu çocukların mı aklına geldi? Tabi ki hayır. Daha önce de çok kişi düşündü ama sadece bu psikolojik bariyer sebebiyle yapmadı. "Yapabilirim" düşüncesi yoktu kimsede. Bu yüzden girişilmiyordu.
Bir kere yapıldıktan sonra devamının gelmesinin sebebi bu biraz da. Artık böyle şeylerin yapılabildiği görüldü. Sadece yapılabildiği için yapılacak bundan sonra.
Bu eşik yıllar içinde eğitim sisteminin bozulmasıyla, öğretmenlerle kurulan ast-üst ilişkisinin yıkılmasıyla, okullardaki disiplinin bitirilmesiyle, öğretmene verilen değerin sıfırlanmasıyla, okulların "kurum" kimliğinin yok edilmesiyle aşındı ve yok edildi.
Bu psikolojik eşiğin tekrar baştan kurulması lazım. O da mevcut isimlerle, mevcut yöntemlerle zor. Bir kere aşıldıktan sonra; ister cezayı arttır, ister sosyal medyayı yasakla, ister bütün negatif fikirleri yok et, ister okullara danışman gönder fark etmez. Birileri, yapabileceğini düşündüğü için yapmaya, en azından denemeye devam edecek.
Ülkeye yeni bir çehre, yeni bir psikoloji lazım.