@PinarTas86_ Çok doğru..
Rabbim, bildiklerimizi bize yük eylemesin.
Bildiklerimizle dirilmeyi, öğrendiklerimizle güzelleşmeyi nasip etsin.
Kitabın satırında kalmayıp, hayatın sadırına inen bir ilim versin...
Korona zamanı hepimiz maske, bone, tulum giydik de "hijyenik değil" diyen olmadı. Demek ki sorun kumaş değil, bakış açısıymış. Çarşaflı doktor da olur, yeter ki beyni ve vicdanı açık olsun...
Ey Gönlümün Yemen'i !
Sana uzaklardan tutuldum ey Yemen...
Dağlarına değil, dağ gibi duruşuna sevdalandım.
Çünkü sen sevmeyi veda ile değil,
Vefa ile öğrettin.
Aşkla övgüler olsun, vefası ölümden büyük olana...❤️
SONDAKİKA
Yemen'deki Husiler savaşa dahil olarak İsrail'e füze fırlattığını duyurdu:
"Filistin, Gazze, İran, Lübnan ve Irak’taki zulme sessiz kalmayacağız."
Sensiz geçen her an eksik, seninle dolan her an cennet,
Aşkınla yandı bu kalem, mürekkep yerine gözyaşı aktı.
Sana yazmak ibadettir, seni anmak hayattır,
Sana kavuşmak ise vuslatın ta kendisi...
Hocam, bir hekime yakışan vicdanla, verdiğiniz cevap için yürekten teşekkür ederim. Kadın, Kürt, Türk fark etmez; ayrımcılığa karşı dimdik duran her ses bu ülkeye umut oluyor. İyi ki varsınız, iyi ki mesleğinizi sadece bedenlere değil kalplere de şifa olacak şekilde yapıyorsunuz.
Ben 47 yaşında bir uzman doktorum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Aslen Trabzonlu, doğup büyüdüğüm şehir ise Manisa. 21 yıllık meslek hayatımın 14 yılını Doğu Anadolu'da; başta Bitlis olmak üzere Van ve Cizre'de görev yaparak geçirdim.
Yıllar boyunca binlerce Kürt aileyle, binlerce Kürt kadınla karşılaştım. Şunu çok net gördüm ki; Kürt kadını her şeyden önce ailesinin, kültürünün ve onurunun temsilcisidir. Muayeneye çoğu zaman annesiyle, kardeşiyle, eşiyle ya da evladıyla gelirdi. Bunun sebebi bir doktora güvenmemek değil; yüzyıllardır taşıdığı örfün, edebin ve aile terbiyesinin bir yansımasıdır.
Bu yüzden Kürt kadınını konuşurken, onu siyasi tartışmalara ya da kişisel çıkarlara malzeme yapmak büyük bir haksızlıktır. Kürt kadını; yoklukta ailesini ayakta tutan, acıda dimdik duran, evladını büyüten, emeğiyle hayatı omuzlayan güçlü bir değerdir.
Bir insan konuşmadan önce sahip olduğu makamına, servetine ya da şöhretine değil; aynaya bakmalı, kendi ailesine bakmalı, kendi değerlerine bakmalıdır.
Çünkü bir toplumun namusu, kadınlarına gösterdiği saygıyla ölçülür. Kürt kadınının onuru da ne bir tartışmanın konusu olacak kadar küçüktür ne de birilerinin diline düşecek kadar değersizdir. O onur, yüzyıllardır dimdik ayakta duran bir halkın en kıymetli emanetidir. 🌹
Çocukken her şey basit bir sözle düzelirdi.
Küssek bile serçe parmaklarımızı birleştirmek yeterdi.
"Özür dilerim" demek dünyayı kurtarırdı.
Kalpler kolay kırılmazdı, kırılsa da çabuk sarılırdı...
Suya bakmak, aslında zamanla konuşmaktır. Dün akıp gitti, yarın buhar olacak. Elinde sadece bu anın yansıması kalır.
Avucuna alsan parmaklarından kaçar. Ama baktığın sürece senindir...
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:
Adını anmaya değmeyen edepsizin, espri kılıfıyla kadına ve Kürt kimliğine iğrenç saldırısını lanetliyorum.
Yaşanan bu çirkinlik, edebin, terbiyenin ve insanlığın parayla satın alınamayacak şeyler olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Mal zengini ama terbiye yoksulu densiz!
Haddini bil ve sus ki defoların ortaya saçılmasın, arzu edenler kalıbına bakıp seni adam sanmaya devam etsin.
Merhamet öyle güzel ki,
Sokaktaki kedinin başını okşarken, Allah'ın sana bakıp tebessüm ettiğini hissedersin.
Ağlayan bir çocuğun gözyaşını silerken, kendi kalbindeki düğümler çözülür.
Verdiğin bir lokma ekmek, senin sofrana bereket olarak döner...
Adını anmaya değmeyen edepsizin, espri kılıfıyla kadına ve Kürt kimliğine iğrenç saldırısını lanetliyorum.
Yaşanan bu çirkinlik, edebin, terbiyenin ve insanlığın parayla satın alınamayacak şeyler olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Mal zengini ama terbiye yoksulu densiz!
Haddini bil ve sus ki defoların ortaya saçılmasın, arzu edenler kalıbına bakıp seni adam sanmaya devam etsin.