Türk siyaseti sancılı bir dönemden geçmektedir. Kısır tartışmalar, siyasetin var oluş sebebi olan vatandaşın derdini çözme işlevini perdelemekte, gerçekte hiçbir işe yaramayan siyasi kamplaşmalar ve polemikler, siyasi safları sıkılaştırırken memleketin sorunlarının çözümünü ötelemektedir. Siyaset, fikir ayrılıklarından ziyade inatlaşmanın aracı haline dönüşmekte, seçmen ne olursa olsun, ne söylenirse söylensin, ne yapılırsa yapılsın en istemediği kampın karşısına oy vermekte, böylelikle siyaset iki kutuba hapsolmaktadır. Halbuki demokrasi geleneğimiz çok çeşitli renklerin siyaset sahnesinde var olması üzerinedir. İki kutuplu siyaset ne olursa olsun ne yapılırsa yapılsın senin hiç istemediğinin karşısındakine oy vermeni dayatmaktadır. Seçmen istemeye istemeye de olsa bir tarafa oy vermeye ve oy verdiği yerdeki saçmalıklara, namussuzluklara göz yummaya mecbur bırakılmaktadır. Memleketi bu iki kutuplu siyaset anlayışından çok hızlı bir şekilde çıkarmak lazımdır. Bunun için gerekli olan 3. Yolun tahkim edilmesidir. Her kesimden namuslu insanların bir araya geleceği bu yol, ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan hızlı bir şekilde çıkaracak; adalete, devlete ve kurumlarına olan güveni yeniden tesis edecektir.
PKK anmasına izin vermeyen ve bu nedenle merkeze çekilen Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, günümüzün Yüzbaşı Faruk’udur. Fıtrat değişir sanma; bu kan yine o kandır, bu ruh yine aynı o ruhtur, bu yürek aynı o yürektir! Milli mücadele bitti sanma hala devam ediyor.
“1919 senesi Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” dedi Milli Mücadeleyi anlattığı Nutuk’un başında. Çıktı ve başardı.
O’na ve mücadelesine samimiyetle inananların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
Dört yıl önce bugün, bu toprakların sesi olmak için yola çıktık. Atatürk’ün rehberliğinde; Türk milletinin umudu, gençlerimizin geleceği olmak için çabaladık. Yolsuzluğa, haksızlığa, karanlığa karşı dimdik durduk.
Bugün de aynı inançla diyoruz ki: “Memleket bizim, gelecek bizim!" Çocuklarımıza bırakacağımız özgür, güçlü ve adil bir Türkiye için mücadeleye devam ediyoruz.
“6 yaşında evlenilebilir” diyen bir sapık serbest ve Boğaziçi Üniversitesi’nde konuşabiliyor ama buna karşı çıkan öğrenciler gözaltına alınıyor.
Bu sapığı ve onu Boğaziçi’nde konuşturanları tutuklayın, gençleri değil!
Hak, adalet, kardeşlik, dayanışma, hakça düzen, hakça paylaşım diyenlerin, alınteriyle yaşamını kuranların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü kutlu olsun. Yaşasın 1 Mayıs!
21 Nisan Pazartesi günü saat 11.00’de, ataması yapılmayan öğretmenlerimiz, branşlardaki adaletsizliğe karşı durmak için Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde olacaklar. Ben de 24 Kasım 1986’da mesleğe başlamış bir öğretmen olarak orada olacağım.