Okulumun bir gecede Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kapatılmasının ardından, sosyal medyada oluşturulan son derece yanlış algıya müdahale etme ihtiyacı hissettim.
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrenci profili, sanıldığı gibi bir avuç apolitik “zengin çocuğundan” oluşmuyor. Aksine, çoğu öğrencisi öz farkındalığı ve politik bilinci yüksek, zeki insanlardan oluşuyor.
“Şu olurken neredeydiniz?”, “Bu olurken neredeydiniz?” tarzı yorumlara toplu bir cevap verecek olursak: Arkadaşlar, hepsinde oradaydık. 19 Mart Saraçhane eylemlerinde birçok sıra arkadaşımız özgürlüğünden mahrum bırakıldı ve biz, arkadaşlarımızı alana kadar direndik, pes etmedik. Tıpkı şimdi olduğu gibi.
“E, zenginler bir çaresini bulur” demek bir bahane değildir. Ben ve benim gibi tam burslu olan arkadaşlarım ne olacak peki? Her şeyi geçtim, burada mesele yalnızca öğrencilerin mağdur olup olmaması da değildir. Bizi yetiştiren vizyoner akademisyenlerin, okulda bizler için çalışan insanların tek bir kişinin onayıyla bir gecede işsiz bırakılabilmesidir.
Burada mesele; bir yanlış gördüğümüzde kıyas ve yarış içine girmek yerine birlik olup karşı çıkabilmek, “Bu yanlıştır!” diyebilmektir. Burada mesele, en temel hak ve özgürlüklerimizin dahi tek bir kişinin keyfine bağlı olmasına karşı çıkmaktır.
#BilgiÜniversitesi
#bilgiüniversitesikapatıldı
Aidiyet hissetmek şart değil ama yaşam mücadelesini kiminle/kimlerle birlikte verdiğin çok belirleyici. İş birliği yaptığın insanın gerçeklikle ilişkisi sağlam mı? Aklına, duygusuna, sağduyusuna, vicdanına erişimi var mı? Gerçek bir diyalog kurup sürdürebilecek kadar dinleyip anlayabiliyor mu? Hayatında bu kriterleri sağlayan tek bir yol arkadaşı bile olsa yeter bu devirde. Öp başına koy.
Marmaris’teydim, bir günlük Dalyan turu… Sabah otelden aldılar, tekneyle Iztuzu’na gittik. Dünyanın en uzun plajı, tertemiz deniz… Her yer cennet gibi!
Giderken Kızılbük’ten geçerken birden o manzarayı gördüm. Yanımdakilere döndüm: “Bu nedir abi, kim yapıyor bu inşaatı?” diye sordum. Rehberimiz Mersinli neşeli bir abi, dedi ki: “Sinpaş yapıyor.”
Dedim “Nasıl ya?! Dağın eteğinde, sahilin kenarında resmen savaş alanı gibi kat kat beton… Mahkeme kararlarına rağmen bu hukuk tanımazlık nereye kadar?! Bu gücü kimden alıyorlar?”
İçim parçalandı resmen! Kamera net çekemedi ama o görüntü hâlâ aklımda. Dalyan’da denize girdik tertemizdi, sonra burayı görünce içime oturdu… Aynı memleketin iki hali bu.
Bu cenneti böyle mahvetmeyelim. Sessiz kalmayalım! 💔🌊
#Marmaris #Kızılbük
#Sinpaş #Dalyan #Iztuzu #DoğaKatliamınaHayır
No. Spain is not “pathetically weak.” Spain is acting like a sovereign country that refuses to be drafted into your president’s war.
You want to lecture Europe about “the true nature of allies” while your own president has spent the last year trashing Europe, threatening NATO unity, and flirting with madness like taking Greenland, which would mean a collision course with NATO itself.
Europe is living through its biggest security crisis since WWII. And the same political movement now demanding obedience has been unreliable when Europe actually needed seriousness, predictability, and sustained support.
So here is the reality check: you do not get to insult allies for a year, undermine the alliance, then show up demanding runway access and applause when you light a new fire in the Middle East.
This war is your decision. The consequences are yours too. If you want unconditional followership, you are not asking for allies.
Do you want allies, or do you want servants? And why should any European government stake its legitimacy on a U.S. president who treats NATO like shit?
Stay connected,
Follow Gandalv @Microinteracti1
Tam bağımsızlıkçı ve Atatürkçü her vatansever Türk bugün aynı ikilemdedir: İran'daki kepaze rejimin değişmesi ve toplumun insanca yaşaması ihtimali belirdi diye üzülemem. Ancak ABD Israil ile bir olup ülkemize komşu bir devlete saldırarak yönetimi değiştiriyor diye de sevinemem.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tek taraflı ve geniş çaplı askeri operasyon başlatması, diplomatik çözüm ihtimali hâlâ masadayken bölgemizi yeni ve tehlikeli bir çatışma sarmalına sürüklemiştir. Bu askeri saldırıları ve bunlara karşı İran’ın bölgedeki diğer ülkelere de zarar veren missilemelerini kınıyorum.
Ülkelerin rejimleri dış müdahalelerle değiştirilemez. Rejimler ülkelerin halklarının iradesiyle değişir. İran halkı İran devletinin baskılarına karşı, barışçıl yöntemlerle mücadele vermektedir. Rejim değişikliği söylemleri eşliğinde yürütülen askeri müdahaleler uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. İran halkının geleceğine yalnızca İran halkı karar verebilir.
Ortadoğu’nun yeni savaşlara tahammülü kalmamıştır. Barış, adalet ve refah üreten, kendi geleceğini bölgenin istikrarında arayan, sağduyulu liderliklere ihtiyaç vardır. Tüm tarafları derhal itidale, ateşkese ve diplomasiye dönmeye çağırıyorum.
Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğu gereği asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır. Aksine barış ve istikrarın tesis edilmesi için aktif rol oynamalıdır. Ulusal çıkarlarımız ABD’yle kurulan kişisel ilişkilerle değil, bölgesel istikrar hedefiyle yürütülen akılcı diplomasi ile korunur.
Spain’s Prime Minister Pedro Sánchez on Iran:
“Remember that one can be against a hateful regime, as is the case with the Iranian regime … and at the same time be against an unjustified, dangerous military intervention outside of international law.”
Artık şu çok net olarak görüldü ki "Demokrasiden nasibini almamış" ülkeler, yine "demokrasiden nasibini almamış ama daha güçlü" başka bir ülke tarafından taciz edilebiliyor. ABD onca soruna rağmen Danimarka'ya saldıramadı. Kanada için ileri geri laflar etti ama sınırı aşamadı. Ama diktatörler tarafından yönetilen Venezuela ve İran'a saldırmakta tereddüt etmedi. Ülkeler için demokrasi bu yüzden çok önemli.
Ben epstein ile ilişkili çok zengin bir elit olsam, sosyal medyayı yöneten şirketlere para yağdırıp “epsteinciler şeytana tapıyormuş, uzaylıymış, eyes wide shut” falan ortalığı bulandırırım.
İnsanlar sınıfsal farkındalık kazanırsa gerçekten bu düzeni değiştirebilir. Milyarderlerin altı oyulabilir. Ama iş şeytana uzaylılara bağlanırsa insanlar 3-4 hafta şok olur sonra unutur. Ne yapacağız şeytanı yakalayıp mahkemeye mi çıkaracağız?
Bu adamlarda satanist bir taraf yoktur demiyorum. Vardır. Ama bize ne adamın ezoterist sanrılarından. Bu muhabetler asla bir sonuca varmıyor. Esas suçlu olarak kapitalist sistemi merkeze alırsan o zaman çözüm var ama.
I texted my husband at 10am that I received bad news about my father’s health and within 15 mins he was at my office, had already called my assistant to clear my calendar (before I could even walk to her office) and put me in the car to go to the hospital. He sat with me for 8 hours in an uncomfortable chair, he lost his entire work day including a court appearance, made sure my mom and I stayed hydrated (important), asked questions to doctors that I couldn’t think of, and never once complained.
I am sure there are millions of partners who have done the same in a loved one’s time of need but in my line of work it is easy to forget what love truly looks like.
If they want to they will.
Şaka yaptı, tweet attı, Anayasal eyleme katıldı diye insanlar tutuklanıyor, CHP lideri Özgür Özel'e saldıran ve daha önce 2 çocuğunu katlettiği ortaya çıkan şahıs serbest bırakılıyor. İşte Türkiye böyle bir hukuk devletidir.
Caravaggio öfkesiyle parlayıp genç yaşta hızla sönmüştü. Rodin ise atölyelerde yıllanıp kırkından sonra heykelleriyle var oldu. Biri şimşek gibi çaktı, diğeri ağır ağır kök saldı. Hayatta ne erken vardır ne de geç; herkesin kendi anı vardır ve her şey tam vaktinde olur.