bittabi anladığınız diğer şey de, düşmenizin de kalkmanızın da kainat için bir hakimiyeti olmadığıdır. hakim olan tek şey, düşenin ve kalkanın kimliği ve neyi idrakta olduğudur.
yine de düşeceğinizi kabul ettiğinizde bazen karşınızda mağlubiyet olmaz; aksine düşüşü kabul ve idrak etmek, yükselişin kendisidir. zira bunu öğrenmek ve artık bilmek suretiyle, kainatın meselelesinin düşmekten ve kalkmaktan daha büyük dimağlara hakim olduğunu da kavrarsınız.
.
"Ölümsüz olan tek şey, hakikatti, sadece hakikatin içindeki ölüm, ölümsüzdü. Her kim ki gözlerini kapatır, ancak o, görebilen körlüğün ve kaderin üstesinden gelmenin sezgisine varır."
.
.
[Hermann Broch: Vergilius'un Ölümü, çev. Ahmet Cemal, İthaki: 2012, s. 243]
.
Önce yırtıp atmalısın;
giydiğin şu gömleği,
bilgisizliğin esvabını,
kötülüğün temellerini,
çürümenin bağlarını,
karanlık örtüyü,
yaşayan ölümü,
duyumsayan cesedi,
taşıyadurduğun mezarı,
içine yerleşik soyguncuyu..."
.
[Corpus Hermeticum, VII: 2]
Freud dizia: “Aquilo que tentamos esquecer não desaparece; ao contrário, retorna disfarçado em sintomas, sonhos e atos falhos, exigindo reconhecimento e elaboração."
ademoğlu kendi alanını ve kendine ait olmasını hoşgördüğü ilgiyi tüm yollara başvurarak söküp alamayınca nasıl da hoyratlaşıyor. kimse artık birbirine yüreğini sormuyor, herkes kendini anlatıyor. ilgi isteyen baki, daim ihtiyaca cevabını veremeyen neden horlanıyor?
referanslar:
Freud, S. (1958). Remembering, repeating and working-through.
Freud, S. (1958). Haz ilkesinin ötesinde.
Lacan, J. (1992). The seminar of Jacques Lacan, Book VII: the ethics of psychoanalysis(1959-1960).
Zizek, S. (1989). İdeolojinin yüce nesnesi.
Travmatik döngü, öznenin geçmişte maruz kaldığı deneyimin, tam olarak sembolize edilememesi nedeniyle tekrar tekrar yaşantıya dönmesidir. psikanalitik kuramda bu durum “tekrar zorlantısı” kavramıyla açıklanır.