@cevdetakaychp 1️⃣Bırakın girilen emirlerin iptalini, mobil uygulamalardan vatandaşlar emir dahi giremedi. Bankalara "fonların alım satım emirleri hangi tarihte saat kaçta kapandı"diye soruyoruz. Sözlü olarak biri;14.09.2026 dan beri operasyonel süreçlerde sıkıntı var
#THF#TeraFonMağdurları⬇️
TAKASBANK’TA ÇIKAR ÇATIŞMASINI TESPİT ETTİK: SATIŞ EMİRLERİ BİLEREK Mİ İPTAL EDİLDİ?
500 binden fazla yatırımcıyı etkileyen ve yaklaşık 1 trilyon liralık fon varlığının tasfiyesinin gündemde olduğu bir süreçte, 16 ve 17 Eylül 2026 tarihlerinde saat 13.30’a kadar verilen satış emirleri işleme alınmamış ve iptal edilmiştir.
Takasbank ise yayımladığı açıklamayla böyle bir işlemin gerçekleşmediğini öne sürmektedir.
Elimizde onlarca belge ve log kayıtları bulunurken Takasbank bu süreci nasıl inkâr etmektedir?
Soruyoruz:
•Vatandaşların satış emirleri neden yerine getirilmemiştir?
•Emirlerin iptal edilmesinin hukuki ve teknik gerekçesi nedir?
•6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yatırımcı hakları korunmuş mudur?
Ayrıca Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı’nın birden fazla kurumdan ücret alan bir bürokrat olup, Takasbank’ın 6 yönetim kurulu üyesinden 2’sinin, resmî kayıtlara göre portföy yönetim şirketlerinde ortaklık ve yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır.
Soruyoruz:
•Portföy işlemlerinin yürütüldüğü bir kurumun yönetiminde, portföy yönetim şirketi sahibi ve yöneticileri nasıl görev alabilmektedir?
•Bu kişilerin görevleri çıkar çatışması doğurmakta mıdır?
•Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı’nın aldığı ücretler ve diğer görevleri kamuoyuna açıklanacak mıdır?
•Sermaye piyasalarının güvenilirliğinden sorumlu bir kurumun yönetiminde bağımsızlık nasıl sağlanmaktadır?
“-Tasfiye süreci borsayı baskı altına almayacak.
-Genele yayılan sistematik risk yok.
-Amac yatırımcıyı korumak”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçen gün yaptığı açıklamayı hatırlayanlar var mı?
VATANDAŞLARIMIZIN BİRİKİMLERİNİ HEDEF ALANLARDAN HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORACAK, MAĞDURLARIN HAKLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ!
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin ortaya çıkarılması, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi amacıyla yürütülen soruşturmalar kararlılıkla devam etmektedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespitleri doğrultusunda bugün yeni dalga operasyon gerçekleştirilmiştir.
İstanbul ve Aydın’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14’ü yakalanarak gözaltına alınmıştır. Bir şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir.
Bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte soruşturma kapsamında bugüne kadar 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 4 şüpheli tutuklanmış; 44 şüphelinin gözaltındaki adli işlemleri devam etmekte, 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Soruşturmanın mali boyutu da bütün yönleriyle incelenmekte; suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması, malvarlıklarının kaçırılmasının önlenmesi ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması amacıyla tüm adli ve mali tedbirler etkin bir şekilde alınmaktadır.
Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek; suçtan elde edilen kazancın izi sonuna kadar takip edilecek ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirler kararlılıkla uygulanacaktır.
Arkadaşlar yapılan şey çok net ama dediğim gibi benim gördüğümü zaten herkes görüyor ama önemli olan bu konuda aksiyon olacak irade .
#Tera, #Tehol,#ozatd,#dstkf#anel#selec#karcl#bigen#ktlev gibi şirketlerde yüzbinlerce yatırımcının 130 milyardan fazla parasını çok çok kısa sürede yığıp fona tüm parayı dışarı kaçırdılar ve yapılan her şey yasal! Adamlar 1 ayda 135 milyar parayı herkesin gözü önünde 100 ile 4000 kat artmış hisselere gömüp arazi oldular. O kadar kötüler ki , tarif edilemeyecek bir kötülük bu.
FONDA EMRİ GEÇMEYEN YATIRIMCILAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR AYRIM
Av. Şükrü Aksu’nun açıklamasında önemli noktalar var. Ancak özellikle son bölümdeki “piyasa dolandırıcılığı varsa paranızın tamamını isteme hakkınızı fona ve devlete karşı kaybedersiniz” ifadesinin mevcut SPK kararından doğrudan çıkarılabildiğini düşünmüyorum.
SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteni’nin 6. maddesine baktığımızda üç farklı durumu birbirinden ayırmamız gerekiyor:
1️⃣ Emir TEFAS’a ulaştı ancak gerçekleşmedi.
Burası en net kısım.
SPK, Takasbank TEFAS Platformu üzerinden verilmiş ancak gerçekleştirilememiş fon satım/iade talimatlarından doğan tutarların fon hesabına borç kaydedilmesini ve tasfiye sürecinde elde edilen nakitten öncelikli olarak ödenmesini düzenliyor.
Yani TEFAS’a ulaşmış fakat gerçekleşmemiş emirler için SPK’nın özel bir düzenlemesi var.
2️⃣ Yatırımcı satış yapmak istedi ancak banka/aracı kurum ekranında 508 vb. hata aldı ve emir TEFAS’a hiç ulaşmadı.
Asıl tartışmalı alan burası.
SPK’nın 6. maddesi lafzen TEFAS üzerinden verilmiş ancak gerçekleştirilememiş emirlerden bahsediyor.
Dolayısıyla sisteme girmesine dahi izin verilmeyen bir satış girişiminin otomatik olarak aynı kapsama girdiğini bugün kesin şekilde söyleyemeyiz.
Ama bu, “TEFAS’ta emir yok, hakkınız da yok” anlamına gelmez.
Tam tersine burada banka/aracı kurum logları hayati önem taşıyor.
Yatırımcı hangi saatte satışa bastı?
Sistem hangi hata kodunu verdi?
Fon hangi saat ve saniyede satışa kapatıldı?
Kapatma talimatı nereden geldi?
Emir neden oluşturulamadı?
Bunların cevabı yatırımcının telefonunda değil, kurumların elektronik kayıtlarında.
Bu nedenle 17 Eylül’de satış yapmaya çalışıp emir oluşturamayan herkes zaman damgalı işlem, uygulama, sunucu ve hata loglarını yazılı olarak talep etsin.
3️⃣ “Manipülasyon varsa paranızın tamamını isteme hakkınızı kaybedersiniz” kısmı.
SPK 2026/61’de bu şekilde genel bir hüküm bulunmuyor.
Aksine aynı düzenlemede TEFAS’a verilmiş fakat gerçekleştirilememiş emirler için açıkça öncelikli ödeme mekanizması bulunuyor.
Olası bir manipülasyon veya ceza soruşturması ile yatırımcının tasfiye sürecinden, gerçekleşmeyen emirden veya başka bir hukuki ilişkiden doğabilecek hakları birbirine karıştırılmamalı.
Bu konuda kesin bir hak kaybından bahsedilecekse bunun somut hukuki dayanağının ayrıca ortaya konulması gerekir.
Özetle:
TEFAS’a ulaşmış fakat gerçekleşmemiş emir başka,
yatırımcının satış yapmaya çalışmasına rağmen sistem tarafından emir oluşturmasının engellenmesi başka bir mesele.
İkinci gruptaysanız “emrim görünmüyor” deyip vazgeçmeyin.
LOG KAYITLARINIZI İSTEYİN.
Çünkü satış iradenizin ve sistemde yaşananların en önemli delillerinden biri bu kayıtlar olabilir.
Ayrıca SPK’nın son düzenlemesi yalnızca 2026/61’in A/8 maddesindeki 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı. Diğer tasfiye usul ve esaslarının değiştirilmediği SPK tarafından açıkça belirtildi.
Belgelerinizi saklayın. Emir saatlerinizi kaydedin. Kurumlardan yazılı cevap alın.
@spkgovtr@HMBakanligi@Takasbank@MerkeziKayitTur@abakingurlek@adalet_bakanlik@TBMMresmi
#TEFAS #TeraPortföy #FonTasfiyesi #YatırımcıHakları #SPK #TMV #TeraFonMağdurları
https://t.co/d7HFoA7sLa
https://t.co/Sc0omn7gah
FON VURGUNUNA KARŞI KAPSAMLI ÇÖZÜM ÖNERİMİZ
Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan kriz nedeniyle yüz binlerce yatırımcı parasını geri almayı beklerken, tasfiye sürecinde izlenecek yöntem büyük önem taşıyor. Batık fonlarda bulunan varlıkların Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından satılarak nakde çevrilmesi ve elde edilen kaynağın yatırımcılara payları oranında dağıtılması, tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü bu yöntem, mevcut varlıkların tasfiyesine odaklanırken ortaya çıkan zararın hangi işlemler sonucunda oluştuğu, paranın nereye aktarıldığı ve hukuki sorumluluğu bulunan tarafların kimler olduğu sorularını kapsamlı biçimde ele almayabilir.
Devletin görevi, bu krizin yarattığı mağduriyetleri gidermek, yatırımcıların haklarını korumak ve gerekli tüm hukuki, idari ve mali mekanizmaları işletmektir. Ancak bu sorumluluk, yalnızca fonlarda kalan varlıkların satılması ve elde edilen kaynağın dağıtılmasıyla sınırlı tutulamaz. Devlet, yatırımcıların zararlarının giderilmesi için bütün imkânlarını seferber ederken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını da sağlamalıdır.
ABD’de Bernie Madoff tasfiyesinde uygulanan clawback mekanizması, Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir örnektir. Madoff tasfiyesinde, belirli hukuki koşullarda yatırımcıların geçmişte aldıkları ödemeler incelenmiş, yatırılan tutarı aşan ödemelerin geri alınması için hukuki süreçler işletilmiş ve geçmiş para transferleri tasfiye kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu yaklaşım, tasfiye sürecinin yalnızca mevcut varlıkları satıp dağıtmakla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’de de yatırım fonlarında yaşanan sorunlar bakımından, hukuki çerçevesi açıkça belirlenmiş bir geri alma ve tahsilat mekanizmasının oluşturulması değerlendirilmelidir.
Burada amaç, yatırımcıların tamamını sorumlu tutmak veya hukuki dayanağı olmadan geçmiş ödemeleri geri almak değildir. Amaç; zararın oluşumunda rol oynayan hukuka aykırı işlemleri tespit etmek, sorumluluğu bulunan taraflara ulaşmak ve mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlayacak ilave kaynakları ortaya çıkarmaktır.
FONLARIN GEÇMİŞ İŞLEMLERİ GERİYE DÖNÜK İNCELENMELİDİR
Tasfiye sürecinde öncelikle fonların yalnızca mevcut varlıkları değil, geçmiş dönem finansal hareketleri de incelenmelidir. Fonlara giren ve çıkan paralar, yatırımcı ödemeleri, ilişkili taraf işlemleri, varlık transferleri ve varsa olağan dışı finansal hareketler bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmalıdır.
Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem veya transfer tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alma ve tahsilat yolları değerlendirilmelidir. Böylece tasfiye, yalnızca fonun elinde kalan varlıkların satışıyla sınırlı bir işlem olmaktan çıkarılmalı; zararın oluşumuna ilişkin kapsamlı bir araştırma ve hukuki takip süreciyle birlikte yürütülmelidir.
Çünkü yatırımcıya, “Fonun elinde ne kaldıysa onu alacaksın” denilmesi, zararın oluşumuna ilişkin bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmez.
Devlet, mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi için gerekli mekanizmaları işletmeli; bununla birlikte hukuki sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını sağlayarak tasfiye kaynaklarının artırılması için gereken adımları atmalıdır.
DEVLETİN SORUMLULUĞU, YATIRIMCININ HAKKINI KORUMAKTIR
Devletin sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim sorumluluğu, bu süreçte özellikle önem taşımaktadır. SPK, yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi ve hukuka aykırı işlemlerin araştırılması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.
Devlet, yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek için gerekli tüm hukuki, idari ve mali araçları kullanmalıdır. Ancak aynı zamanda zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını, hukuka aykırı transferlerin tespit edilmesini ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır.
Bu yaklaşım, devletin sorumluluğunu azaltmak değil, tam tersine yatırımcı haklarını koruma görevini daha kapsamlı biçimde yerine getirmesini sağlamaktır. Çünkü kamu otoritesinin görevi yalnızca tasfiye işlemlerini yürütmek değil, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal kapasiteyi ortaya koymaktır.
Bu nedenle tasfiye sürecinde aşağıdaki adımların değerlendirilmesi gerekmektedir:
- Fonların geçmiş dönem işlemlerinin bağımsız biçimde incelenmesi.
- Para transferleri ve ilişkili taraf işlemlerinin araştırılması.
- Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zararların tespit edilmesi.
- Hukuken mümkün olan durumlarda geri alma ve tahsilat davalarının açılması.
- Yatırımcı zararlarının şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplanması.
- Tasfiye sürecinin düzenli olarak kamuoyuna açıklanması.
- Mağdur yatırımcıların haklarını koruyacak ek hukuki ve mali mekanizmaların oluşturulması.
Böyle bir sistem, mevcut fon varlıklarının tasfiyesinin yerine geçmek zorunda değildir. Aksine, varlık satışlarıyla eş zamanlı yürütülecek ilave bir inceleme ve tahsilat mekanizması olarak tasarlanabilir.
YATIRIMCININ HAKKI, FONDA KALAN VARLIKLARLA SINIRLANDIRILMAMALIDIR
Buradaki temel mesele, yatırımcının hukuken hak ettiği tutarın nasıl belirleneceği ve bu tutarın karşılanması için hangi kaynakların kullanılabileceğidir. Mevcut varlıkların satılması, tasfiye sürecinin bir parçası olabilir. Ancak geçmiş işlemlerden kaynaklanan hukuki taleplerin araştırılmaması veya değerlendirilmemesi, yatırımcıların zararlarının telafisi açısından eksik bir yaklaşım oluşturabilir.
Madoff tasfiyesinden çıkarılabilecek ders, finansal dolandırıcılık iddialarının ardından geçmiş para hareketlerinin de hukuki incelemeye konu edilebilmesidir. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımın uygulanabilirliği, sermaye piyasası ve iflas mevzuatı çerçevesinde ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Burada amaç, hukuki süreçleri işletmeden herhangi bir yatırımcıyı veya kurumu suçlamak değil; zararın oluşumuna ilişkin bütün bağlantıların ortaya çıkarılması ve hukuken mümkün olan tahsilat yollarının sonuna kadar kullanılmasıdır.
Devlet, mağdur yatırımcıların haklarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, hem mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli kaynakların ve mekanizmaların oluşturulmasını hem de hukuki sorumlulukların araştırılmasını kapsar.
SPK, YATIRIMCIYA SADECE TASFIYEYİ DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİĞİ DE SUNMALIDIR
Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasıyla yeniden tesis edilmez. Yatırımcılar, kayıplarının nasıl oluştuğunu, denetim süreçlerinin nasıl işlediğini ve sorumlulukların nasıl belirlendiğini de bilmek istemektedir.
Bu nedenle SPK, tasfiye sürecinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeli; yatırımcıların bilgi alma hakkını güvence altına almalı ve hukuki olarak mümkün olan bütün tahsilat yollarının değerlendirilmesini sağlamalıdır.
Fon vurgununun yarattığı mağduriyetin giderilmesi, devletin sorumluluğundadır. Ancak bu sorumluluk, yalnızca kamu kaynaklarıyla veya fonlarda kalan varlıklarla sınırlı bir çözüm arayışına indirgenmemelidir. Devlet, yatırımcının hakkını korurken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır.
Bugün yapılması gereken, mevcut varlıkları satıp süreci kapatmak değil; kayıpların izini sürmek, sorumlulukları ortaya çıkarmak, hukuken mümkün olan geri alma mekanizmalarını değerlendirmek ve yatırımcıların haklarını koruyan şeffaf bir tasfiye düzeni kurmaktır.
Çünkü gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil; kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır.
Bazı ekonomistlerin düşüncesi 10 dakikada tersine dönebiliyor.. Ya da ne yazdıklarını/konuştuklarını unutuyorlar...
Enflasyonla yolsuzluk arasında pozitif bir ilişkiyi sunarken, 10 dakika sonra yolsuzluktaki artışın tüketimi/talebi baskılayarak enflasyonu aşağı çekeceğini yapabiliyorlar.
Hatta, Merkez Bankası'nın bundan dolayı faiz indirme olasılığını bile vurguluyorlar.
Ne bileyim, dikkat etmek lazım!
X te, FON,PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİ,ARACI KURUM nedirin farkını anlamayan SPL 3 lisansı olduğunu iddia eden adamın dahi olduğunu farkettim. Bu Ülkede yaptığı işi gerçekten bilen adam sayısı baya az. Sermaye piyasası kanunu'na göre,
FON: tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre Kurulca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon iç tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığıdır. ÖRN :#TP2 ,#THF, #TLY
PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİ: ana faaliyet konusu yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi olan anonim ortaklıktır. ÖRN : #tera Portföy A.Ş
ARACI KURUM: Temel görevi sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi olan yatırım kuruluşudur. ÖRN:İş yatırım, #Teramenkuldeğerler, #Midas
🔴 SON DAKİKA| Sermaye Piyasası Kurulu’nun başvurusu üzerine harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Aztek Teknoloji pay piyasasında manipülasyon yapıldığı iddiasıyla operasyon başlattı.
📍Belirlenen adreslere eş zamanlı baskın düzenleyen ekipler 11 şüpheliyi gözaltına alırken, firari 3 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
#AZTEK
Bu insanları ne hale soktuğunuzun farkındamısınız? @spkgovtr Yüz binlerce kişiyi yanan evde kitleyip kaderine terk ettiniz! İnsanlar bir cevap bekliyor. Belirsizlik bizleri öldürüyor! Nefes alamıyor insanlar yemeden içmeden kesildi!
#fonmağdurları#thf#tly#tera#borsa#bist
🚨 17 EYLÜL'DE SATIŞ HAKKIMIZ NEDEN ENGELLENDİ?
Biz fon mağdurları olarak soruyoruz:
❓ Satış emirlerimiz neden defalarca iptal edildi?
❓ Emirlerimiz neden sisteme iletilmedi?
❓ TEFAS/Takasbank kaynaklı bir işlem kısıtlaması varsa neden zamanında bilgilendirilmedik?
⚖️ 13.30 VALÖR SAATİ ÖNCESİNDE VERDİĞİMİZ EMİRLER GEÇERLİ SAYILSIN!
Yatırım riskini kabul ettik, satış irademizin engellenmesini değil!
@spkgovtr
#Tera #Tly #Tmv #Thf #TeraFonMağdurları #SPK #TEFAS #Takasbank #YatırımcıHakları #Adaletİstiyoruz #Paramızıİstiyoruz
Yoruldum.. Ama durmak yok! Hakkımızı alana kadar susmayacağız. Başka konu ile ilgilenmeyeceğiz.
TP2’de yaşanan bu skandalı her platformda haykıracağız başka yolu yok.
Analiz falan kasmayacağım her hesap bir şeyler paylaşıyor. Ters repoları batsın. Bizim paramızı verin.
Günaydın arkadaşlar . Bu dstkf şirketinin tüm işlemleri incelemeli.Şirket patronun ifadesini okudum bana hiç ama hiç güven vermedi.Özellikle kripto para şirketi üzierinden yaptıkları net incelenmeli. Şirketi halka arz etmiş bir ton para kazanmış yetmemiş üstüne %5 daha satmak için anlaşma yapmış.Aynı şekilde Ozatd şirketi ve patronu da çok derinlemesine incelenmeli. TERA,TEHOL,KTLEV,PEKGY zaten işin bomba kısmı.Onlara hiç değinmiyorum bile.
🔴 SON DAKİKA
#Spk başvurusu üzerine harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Aztek Teknoloji pay piyasasında manipülasyon yapıldığı iddiasıyla operasyon başlattı.
11 şüpheliyi gözaltına aldı. Firari 3 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
Şimdi asıl soru şu yüzlerce manipülasyona göz yuman ve en sonunda 500 bin kişinin dolandırıldığı #fon skandalına kadar uyuyan bu kurum işini zamanında yapsaydı bu kadar insan fonlarda mağdur olurmuydu?
#fonmağdurları #thf #tly #tera #borsa #bist