İzmir'de komşusu olduğu genç kızı bıçaklayan sanık, 18 yıl 8 aylık hapis cezasının istinafta bozulmasının ardından yeniden hâkim karşısına çıktı.
— Mahkeme, sanığın adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verdi.
➡️Hazine iki gün önce 4 yıllık tahvili %42.5'tan sattı
➡️Merkez Bankası 2026 enflasyon hedefi %24
Hatta;
2026 → %24
2027 →%15
2028 → %9
2029 → %5
ama Hazine her yıl %42.5 faiz vereceğim diyor!
Burada kim kimi yiyor anlamadım ki!
Ücretlere bu yıl 27% zam yapılmıştı
Enflasyon 31%'di
Şimdi, beklenti 26% ve tutmayacağını hepimiz biliyoruz
Sunum boyunca, talebin daraldığı vurgulandı. Dezenflasyonda bekledikleri başarının temel taşı vatandaş sanılıyor hala
Vatandaşa bu kadar yüklenilir mi!
-Vatandaşın Devlete olan borcuna uygulanan gecikme faizi yıllık %44,4,
-Vatandaşın Devletten olan alacağına uygulanan kanuni faiz yıllık %24,
-Merkez Bankasının politika faizi ise yıllık %37,
-Sizler de bugün tüketici ya da ticari kredi almak istediğinizde sunulan oranları yazarsanız biz de tam olarak hangi faize karşı olduğumuz konusunda daha net bir fikir sahibi olabiliriz…
İlber Ortaylı'nın önerdiği kitaplar:
Osmanlı İmparatorluğu - Halil İnalcık
Doğu-Batı Divanı - Goethe
Hafız Divanı - Hafız-ı Şirazi
İnce Memed I-IV - Yaşar Kemal
Fuzuli Divanı - Fuzuli
Timurlenk - Beatrice Forbes Manz
İslam Uygarlıkları Tarihi - Corci Zeydan
Bir Orta Doğu Tarihçisinin Notları - Bernard Lewis
Savaş ve Barış - L. N. Tolstoy
Kral Lear - William Shakespeare
Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Savaş Günlükleri 1939-1943 - Kont Galeazzo Ciano
Vanya Dayı - Anton Çehov
Madam Bovary - Gustave Flaubert
Semerkant - Amin Maalouf
Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
Milli Mücadele Başlarken - M. Tayyib Gökbilgin
Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir
Yeniçeriler - Reşad Ekrem Koçu
Yavuz Sultan Selim - Feridun M. Emecen
Devlet-i Aliyye - Halil İnalcık
Sultan Alp Arslan - Cihan Piyadeoğlu
Bostan - Sadi Şirazi
Karamazov Kardeşler - Fyodor Dostoyevski
Kambur - Şule Gürbüz
"Geride düşünce ve iz bırakan bir hayat…"
Hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın 2025’te söylediği sözler bugün daha da anlamlı:
“Mühim olan, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli kılabilmek…
Huzursuz insanlar verimli olamaz.”
Yeni trafik cezaları yürürlüğe girdi:
Saldırı Amaçlı Israrlı Takip ve Araçtan İnme
🔺180.000 TL
🔺Ehliyete 60 gün el koyma
🔺Aracı 30 gün trafikten men etme
🔺Ehliyet iadesi için psikoteknik zorunluluğu
Alkollü Araç Kullanma
🔺25.000 TL
🔺İkinci yakalanma: 50.000 TL
🔺Üçüncü ve sonrası: 150.000 TL
Uyuşturucu Madde Etkisinde Araç Kullanımı
🔺150.000 TL
🔺Ehliyet iptali
Ölçüm Yaptırmayı Reddetme
🔺150.000 TL
🔺Ehliyete 5 yıl el koyma
Ehliyetsiz Araç Kullanımı
🔺40.000 TL
🔺Geri alınan veya iptal edilen ehliyete rağmen araç kullanırsa 200.000 TL
🔺Ehliyeti iptal edilene araç kullandıran araç sahibine 40.000 TL
Drift ve Akrobatik Hareketler (Motosiklet dahil)
🔺46.000 TL
🔺Ehliyete 60 gün el koyma
🔺Aracı 60 gün trafikten men
🔺5 yılda 2 kez tekrarlanırsa ehliyet iptali
🔺Makas atma: 90.000 TL
🔺Ters yönde araç kullanma: 90.000 TL
🔺Düğün konvoyunda yol kapatma: 90.000 TL
🔺Yaya yolunda araç sürme: 5.000 TL
"Dur" İhtarına Uymama
🔺200.000 TL
🔺Ehliyete 60 gün el koyma
🔺Aracı 60 gün trafikten men etme
Kırmızı Işık İhlali
Kademeli para cezası (1 yıl içinde):
🔺2. ihlal 10.000 TL
🔺3. ihlal 15.000 TL
🔺4. ihlal 20.000 TL
🔺5. ihlal 30.000 TL
🔺6. ihlal 80.000 TL
🔺1 yıl içinde 6 kez ihlalde ehliyet iptali
🔺Kazaya sebep olma durumunda ehliyete 60 gün el koyma
Geçiş Üstünlüğü ve Takip Mesafesi
🔺Geçiş üstünlüğü olan araca yol vermeme: 15.000 TL
🔺Ambulans veya itfaiyeye yol açmama: 46.000 TL, ehliyete el koyma ve trafikten men.
🔺Takip mesafesi kuralına uymama: 5.000 TL
🔺Kavşak geçiş hakkına uymama: 1.000 - 5.000 TL arası.
Trafikte Cep Telefonu Kullanımı
🔺Seyir halinde kullanım (İlk ihlal): 5.000 TL
🔺1 yıl içinde 2. ihlal: 10.000 TL
🔺1 yıl içinde 3 ve üzeri ihlal: Her seferinde 20.000 TL ve ehliyete 30 gün el koyma.
Plaka İhlalleri
🔺Standart dışı/eksik plaka: 4.000 TL ve düzeltilene kadar trafikten men.
🔺Plakada bilerek okunmayı engelleyecek değişiklik (İlk ihlal): 140.000 TL ve aracı 30 gün men.
🔺Plaka değişikliği (1 yılda 2 veya daha fazla): Her seferinde 280.000 TL ve aracı 60 gün men.
🔺Sahte, kayıtsız veya başka araca ait plaka kullanma: 140.000 TL, ehliyete 30 gün el koyma ve aracı 30 gün men.
Hız Sınırı İhlalleri
Yerleşim Yeri İçi:
🔺6-10 km/s aşma: 2.000 TL
🔺11-15 km/s aşma: 4.000 TL
🔺16-20 km/s aşma: 6.000 TL
🔺21-25 km/s aşma: 8.000 TL
🔺26-35 km/s aşma: 12.000 TL
🔺36-45 km/s aşma: 15.000 TL
🔺46-55 km/s aşma: 20.000 TL + Ehliyete 30 gün el koyma
🔺56-65 km/s aşma: 25.000 TL + Ehliyete 60 gün el koyma
🔺66+ km/s aşma: 30.000 TL + Ehliyete 90 gün el koyma
Yerleşim Yeri Dışı:
🔺11-15 km/s aşma: 2.000 TL
🔺16-20 km/s aşma: 4.000 TL
🔺21-25 km/s aşma: 6.000 TL
🔺26-30 km/s aşma: 8.000 TL
🔺31-40 km/s aşma: 12.000 TL
🔺41-50 km/s aşma: 15.000 TL
🔺51-60 km/s aşma: 20.000 TL
🔺61-70 km/s aşma: 25.000 TL
🔺71+ km/s aşma: 30.000 TL
Yeni Torba Yasada Sosyal Güvenlikte Yapılan Değişiklikler
1️⃣ Bağ-Kur’luların dondurulan hizmet sürelerini canlandırma (ihya) prim oranı
➡️ Eskiden %34,50’den %45’e çıkarılıyor.
➡️ Artık dondurulan günleri geri almak daha pahalı hale geliyor.
2️⃣ Askerlik süresi borçlanması
➡️ Prim oranı %32’den %45’e yükseliyor.
➡️ Askerlik süresini emekliliğe saydırmak isteyenler daha fazla prim ödeyecek.
3️⃣ Avukatlık stajı borçlanması
➡️ Staj süresi için ödenen prim oranı da %45 oluyor.
4️⃣ Doktora veya tıpta uzmanlık eğitimi yapanların borçlanma oranı
➡️ Yine %32’den %45’e çıkıyor.
➡️ Öğrenim süresini emekliliğe dahil etmek zorlaşıyor.
5️⃣ Tutukluluk ve gözaltında geçen sürelerin borçlanması
➡️ Prim oranı %45’e yükseliyor.
6️⃣ Fahri asistanlık, grev ve lokavtta geçen sürelerin borçlanması
➡️ Artık bu süreler için de %45 prim ödenecek.
7️⃣ Kısmi süreli çalışanların eksik gün borçlanması
➡️ Prim oranı %20’den %39’a çıkıyor.
➡️ Eksik günleri tamamlamak neredeyse iki kat pahalı hale geliyor.
8️⃣ Genç Girişimci prim desteği
➡️ 2026 başında tamamen kaldırılıyor.
➡️ Yeni işyeri açan gençler artık ilk yıl prim desteği alamayacak.
9️⃣ İşverenin MYÖ (malullük–yaşlılık–ölüm) prim payı
➡️ %11’den %12’ye çıkarılıyor.
➡️ Toplam oran %21 olacak.
🔟 İmalat dışı sektörlerde prim teşvik indirimi
➡️ 4 puanlık indirim 2 puana düşüyor.
➡️ Maliyet artışı nedeniyle bazı sektörlerde işten çıkarmalar olabilir.
11️⃣ Prime esas kazanç üst sınırı (tavan)
➡️ Alt sınırın 7,5 katından 9 katına çıkarılıyor.
➡️ Yüksek maaşlı çalışanlar için işverenin prim yükü artacak.
12️⃣ Kendi primini ödeyen gruplar (tarım, ev hizmeti, sanat, yazar vb.)
➡️ Prim oranı 1 puan artırılıyor.
➡️ Bu gruplar zaten zorlanıyordu, yükleri biraz daha artıyor.
13️⃣ Emekli maaşlarından prim borcu kesintisi
➡️ Aylığın %25’ine kadar doğrudan kesinti yapılabilecek.
Eğitimde çağ mı atladık yoksa dibe mi vurduk? Her ikisini savunan da var. Peki doğru olan hangisi? Somut veriler çok önemli! Aslında hiç uzağa gitmeden LGS, YKS, KPSS sonuçlarına bakmak yeter de artar. Şapka düşer kel görünür ama kabullenmek hiç kimsenin işine gelmiyor!
https://t.co/7miByFy28B
Şapka düştü kel göründü!
Tablo eğitimde gelinen noktanın özeti!
Başarılı %’de 5’lik öğrencisini öne çıkartıp kendilerini “En başarılı biziz” diye lanse eden liselerin,diğer öğrencilerini merak edenler ayrıntıları incelemeli!
%’de kaçı 4 yıllık fakülteye girdi, %’de kaçı açıkta?..
LGS (2)
Çocuklarımızı, ailelerini ve eğitim sistemimizi sınav bataklığından kurtarmanın zamanı hâlâ gelmedi mi? LGS’de soruların tümünü yapan şampiyonlar bile “ya istediğim okula girmezsem” tedirginliği içerisinde. Herkesi mutlu edemeyiz ama herkesi üzmeye de hakkımız yok!
Soruların tamamını yapan 719 şampiyonun olduğu LGS’de bir ya da iki boşu veya yanlışı olan öğrenci sayısı binlerle ifade ediliyor. Yüzdelik dilimlerin önceki yıllara göre farklılık göstermesi bu yüzden!
Oysa 90 soruluk bir sınavda, üstelik zor bir sınavda, 80 ve üzeri net çıkaran öğrencilerin hepsi üstün başarılı ve hemen hepsi de tercih ettikleri okullardan birisine mutlaka girebilmeli. Kontenjanlar da ona göre dizayn edilmeli.
Yoksa çocuklarımız “onca yıl çalıştım da ne oldu?” diye her şeyi sorgulamaya başlarlar ki, bunun sonu da diğer her şey bir yana eğitimden soğurlar. Bu da hem onların hem de ülkemizin geleceğine yönelik en büyük yanlışlardan birisi olur!
Sınavlar olmasın mı elbette olsun ama tüm öğrencileri aynı sınavda yarıştırmak ve kontenjanları çok sınırlı tutmak moral ve motivasyon açısından en sevimsiz e en pedagojik olmayanı.
LGS fen liseleri iddialı ve iddialı Türk ve yabancı liseler için yapılıyorsa, mahalledeki herhangi bir liseye gidecek olan öğrencileri neden bu yarışa dahil ediyoruz?
Şampiyonları bile tedirgin eden bu sınav sistemini devam dedirmek için neden böylesine yoğun çaba harcıyoruz?
Eskiden fen liseleri sınavına girmek için Türkçe, Matematik, Fen derslerinin 5 üzerinden 4 olması şartı vardı. Yine benzer bir sistem uygulanamaz mı?
İddialı öğrenciler kendi aralarında yarışanlar, en iyi olanlar, en iyi okullara girsinler ama böyle bir yarışın içine girmek istemeyenler de zorla bu yarışa dahil edilmesinler!
Kaldı ki pek çoğumuz mahallemizdeki okullardan mezun olduk ve içimizden hemen her alanda çok başarılı isimler çıktı.
Bu yüzden mahalle okullarını küçümsemek yerine onları daha da güçlendirmemiz gerekir. Siyaset ille de bir konuda yarışacaklarsa bu eğitim alanında olmalı ülkemizin her köşesindeki okulların aynı standarta olması için yarışmalılar…
LGS’yi MEB, YKS’yi ise ÖSYM yapıyor.
Biri liselere yönelik diğeri de üniversiteye.
Her iki kurumda devletin ama ikisinin de sınavlara yönelik bakış açısı çok farklı.
Biri doğru yapıyorsa, diğeri yanlış yapıyor demektir. Çünkü yaptıkları taban tabana zıt.
Kaldı ki her ikisinin yaptığı da yanlış diyen çok çıkacaktır.
Sınavlar konusunu Devlet Denetleme Kurulu mu, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu mu, Rekabet Kurumu mu hangisi olur bilmiyorum ama artık biri masaya yatırmalı ve enine boyuna araştırmalı. Hatta TBMM’de bir araştırma Komisyonu oluşturularak halktan ve ilgili kurumlardan gelen değerlendirmeler bir bir araştırmalıdır…
Eğer halka hizmetse bundan daha büyük bir hizmet olamaz!..
Şu günlerde LGS evlerinde sanki matem havası var, gelecek hafta da umarız YKS evlerinde de benzeri bir tablo yaşanmaz.
Çok büyük emekler harcandı, çok büyük fedakarlıklar yaşandı ve bu alın terinin, harcanan zamanın, kaynakların ve yıllar boyu kurulan hayallerin mutla bir karşılığı olmalıdır…
Sınavlara giren, girmeyen, iyi puan alan ya da alamayan tüm çocuklar bizim çocuklarımız ve hepsinin de mutlu olmaya hakları var.
Her çocuğun başarılı olabileceği bir alan var ve eğitimin görevi her çocuğun ilgi, yetenek ve hayallerini keşfedip, onları geliştirip, ülke ihtiyaçları doğrultusunda eğitim iş, güç sahibi mutlu insanlar, mutlu yurttaşlar haline getirmektir.
Bu da sınavlarla değil yıllar boyu süren eğitim ve gözlemlerle olur.
Ne olur bu kolaycılıktan artık kurtulalım…
Önceki yıllarda da benzeri tartışmalar fazlasıyla yaşandı. Zerre kadar ciddiye alınsaydı, bugün bunları değil yapay zekayı, yeni meslekleri, yeni iş modellerini, değişen dünyayı ve beklentileri konuşuyor olurduk ama bozuk plak gibi kaldığımız yerden aynı nakaratı dinleyip duruyoruz. Hem de en az 50 yıldır!..
İstediğimiz bu mu?
Hayır, hayır, hayır.
Peki o zaman?..