Taraftar kısmından işin naçizane özeti bu. Bence...
2012 yılıında başladı her şey. Orman'n başkan seçilmesinin hemen ardından "Dünyanın en güzel yerinden maç seyrediyorsunuz" beyanı ve haseti ile Kapalı tribünün bilet/kombine fiyatlarına uygulanan manasız zamlar sonucunda taraftarın bir bölümü eski açığa geçti ve ilk neşter vuruldu bölünme adına.
Sonrasında yaşanan gezi parkı olayları ve hemen üstüne talimatlarla taraftara uygulanan eş zamanlı operasyonlarla şafak vakti evlerinden aldırılan taraftarlar ikinci darbeyi yedi ve büyük bir bölümü sindirildi.
Akabinde yeni stadımız açıldı ve futbol takımının da başarısıyla yeni taraftar profili ile karşılaştı herkes. Yüksek bilet fiyatlarına ses çıkarmayan, maç boyu bağırmak bir yana ayağa dahi kalkmayan, maçı seyreden, kaybedince küsüp gelmeyen, "Kartal yuvasından ne kadarlık alışveriş yaptın, senede kaç para harcıyorsun" gibi maddiyata bağlı şımarık ve arsız bir kitle ile tanıştı İnönü Kapalısı sakinleri.
Orada kalmadı tabii. Çağa ayak uydurma adı altında topçuları bir maçla kral yapıp, bir maçla yerin dibine sokan, hoca yiyen, başkan gönderen, geçmişte armaya yakışmayacak adamları bile "başarı" kisvesi altında kabullenen staddaki şımarık kitlenin sosyal medya ayağı zincirin son halkasıydı.
Artık yönetimler dahi sosyal medyadaki askerleriyle itibar suiskasti yapıyor, transferden seçime kadar her konuda karar merci gibi ahkam kesiyorlardı.
Gelelim diğer kısma... Sistemli şekilde dağıtılmaya çalışılan "eski taraftar"ın bir bölümü de maalesef bu bölünmeye ayak uydurdu. Kimisi çekildi, kimisi eskiden bu işlerden anlamayız derken şimdi atkıyı çıkarıp kravatı taktı, kimisi sosyal medyayı bir araç değil amaç olarak kullanarak tam da ekmeklerine yağ sürdü, kimisi de siyaseti Beşiktaş üzerinden yaptı.
Yukarıda yazdıklarım tek bir başkan/yönetim üzerinden değerlendirilmesin. Biriyle başladı, diğerleri ile de devam etti. Herkes aynı kafayı benimseyerek daha da böldü taraftarı.
Finalde bölündük, parçalandık, kardeş kardeşe düşman oldu. Aynı otobüse binip birbirinin götünü kollayan adamlar, şimdi birbirinin hatasını kollar oldu.
Son bir kurşun var; Beşiktaş için, birbirimiz için atmalıyız. Hedefe gider ya da gitmez ama aynı tetiğe hep bir elden basmak lazım en azından.
Başka Beşiktaş yok.
#BeşiktaşBitmez
Bizi bu tribünden uzak tutmaya çalışanların hiçbiri bugün kongreye gelemiyor. Biz 3-5 ay gurbet çekeriz; siz ise bir ömür onun önünden bile geçemezsiniz! #çArşı
@nidazija çArşı size naptı ne bu nefret bize parasıyla da olsa bilet vermeyip kendi eşlerine dostlarına derneklerine bedava bilet vermelerine laf söylüyoruz
Çok şükür her yere kendi cebimizden gittik, gitmeye de devam ediyoruz.
Yönetim yalakalarına sormak istiyoruz: Bedava bilet deyip duruyorsunuz. Bu bedava biletler kime gitti ?
“Bugün görmezden geldiğiniz taraftar, yarın hiç ummadığınız anda sizi bulunduğunuz koltuktan da, sahip olduğunuz etkiden de edebilir. O koltuklar gelip geçer ama bu tribün burada kalır. Beşiktaş’ın gücü, makam odalarında değil tribündedir.”
ISINIYORUZ, HAZIRLANIN!