Okullarda ortaya çıkan ahlâkî yozlaşma ve değerler sistemindeki aşınma artık görmezden gelinemez. Bu mesele, yalnızca disiplin sorunları üzerinden değil; aile yapısı, eğitim sistemi, dijital dünyanın etkileri ve çocukların psikososyal gelişimi çerçevesinde çok yönlü ele alınmalıdır.
Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla hissediliyor. Çocuklarımız, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun olmayan içeriklere, şiddeti sıradanlaştıran görüntülere ve ahlâkî sınırları aşındıran dijital akımlara kontrolsüz biçimde maruz kalabiliyor. Bu durumun çocukların davranışları, değer algıları ve kişilik gelişimleri üzerindeki etkileri artık ciddiyetle değerlendirilmelidir.
Çözüm, yalnızca cezalandırmak değil; önlemek, bilinçlendirmek ve gerektiğinde kararlı bir disiplin anlayışıyla müdahale etmektir. Okullarda disiplin mekanizmaları etkin biçimde işletilmeli; öğretmenlerin otoritesi ve sorumluluğu güçlendirilmeli, ailelerin sürece aktif katılımı sağlanmalı ve dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine karşı somut tedbirler alınmalıdır.
Çocuklarımızın geleceğini dijital dünyanın insafına, okullarımızın huzurunu da başıboşluğa terk edemeyiz.
@BoRabstract@KriptoDunyalar Bir gözatın derim.Filtreleme yapın, bedeninizi seçin sonrasında sıralamayı ucuzdan pahalıya olarak seçin bolca seçenek mevcut
🔴 "Ben bu kolu bunun için mi feda ettim? Allahla savaşanlar hiçbir zaman kazanamaz"
Karabağ Savaşı'nda kolunu kaybeden bir gazi, başörtüsü yasağına sert tepki gösterdi.
Azerbaycan'da başörtülü bir öğretmenin işine son verildi.
Okullarda başörtüsünü yasaklayan Azerbaycan'da başkent Bakü'deki 90 numaralı Richard Zorge orta okulunda, başörtülü öğretmenin işine son verildi.
Öğretmen, ağlayarak öğrencileriyle vedalaştı.
Okul müdürü Vələddin Nurəddinov'un "laiklik ilkesine" uyguladığı ve başörtülü talebeleri de mektepten uzaklaştırdığı bildirildi.
Azerbaycan'da başörtüsü (hicap), resmi okul üniformasının bütünlüğünü bozduğu ve eğitimin "laiklik ilkesine" uygun olmadığı için yasaklanmış durumda.
🇦🇿 Azerbaycan'da başörtüsü yasağının öğretmenleri de kapsar hale gelmesinin ardından ilk vakalar yaşandı.
👉 Babası Karabağ gazisi olan Tahmina isimli öğretmen yasağa tepki gösterdi.
👉 Başörtüsü sebebiyle öğretmenleri okula alınmayan öğrenciler gözyaşlarına boğuldu.
👉 Öğretmen Zehra Hasanova yeni yasak sebebiyle başörtüsüyle derse alınmayacağını çektiği videoyla duyurdu.
Azerbaycan’da öğretmenlik yapan Zahra Hasanova, başörtülü olduğu için artık derse giremeyeceğinin kendisine bildirildiğini söyledi.
Hasanova, yıllarca büyük zorluklarla eğitim aldığını anlatarak başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitim hakkının ellerinden alınmaması çağrısında bulundu.
🔴 ABD’de kendisine “aracına çarptım” şakası yapılan Hindistanlı bir Müslümanın tepkisi:
“Elhamdülillah. Bu Allah’ın bana yazdığı kaderidir. Eşim duyup panik olmasın.
Arabamı aldığım gün elbet bir gün birinin çarpacağını biliyordum.”
Yeni Akit'in Ülker sevdası bitmiyor!
Murat Ülker'i öven paylaşımlar bitti bugün de Ali Ülker'in PR'ları başladı... Ali Ülker'in derslik hikayesi diye manşet atıp parlattıkları adamlar yüzünden kaç gündür yemedikleri laf, çekmedikleri tepki kalmadı.
Bunlarda utanma yok.
Yeni Nakit'e hayırlı işler dilerim.
@yeniakit
Musa Özsoyu tanıdığım ya da çok sevdiğim için desteklemiyorum. Millete zehir yedirenleri deşifre ettiği için destekliyorum. Yazdıkları doğru olduğu için destekliyorum. Ona saldıranlar iftira attığı için destekliyorum. Ortaya koydu��u argümanları çürütemedikleri için destekliyorum.
Henüz daha yazdıklarına yalan diyen çıkmadı. Sadece şahsiyeti ile uğraşıyorlar. Adam ortaya belge koyuyor,bunlar gıda mezunu değil diye cevap veriyor:)
Elbet bir gün bisküvici de yargılanacak!
@divanehep Herkes farklı bir önerme ile geliyor ama kimse Yeni Akitin sahibi olabileceğine ihtimal vermiyor. Bu kişi için bu yayın organına sahip olmak ne kadar zor olabilir
Yeni Akit denen yayın organı ve sözde gazeteci Zekeriya Say tarafından bu sabah s��rmanşetten tarafıma ve hesaplarıma yapılan hakaret, iftira ve karalama kampanyası hakkında açıklama:
Bahsi geçen yayın organında bu sabah yayınlanan "Gıda Dedektifliği değil, resmen domuzluk" başlıklı iftira dolu haberde bahsi geçen 2013 yılına ait paylaşım tarafıma ait değildir. Dahası, bu paylaşımın 2013 yılında Twitter'da teknik olarak paylaşılmasının mümkün olmayacağına dair teknik kanıtlarımız da ektedir.
Sadece bu bile atılan iftiranın seviyesizliğini gözler önüne sererken, kişisel olarak hayatımın hiçbir döneminde sarf etmeyeceğim sözlerin bana itham edilmesi ayrıca yaralayıcıdır. Beni yıllardır devlet düşmanı gibi göstermeye çalışan malum holdingin, bunu başaramayınca din düşmanı gibi göstermek üzere başvurdukları bu yöntemler artık ne kadar paniklediklerinin ve çaresizliklerinin en net kanıtıdır.
Yahudi aklını aratmayacak algılar ve iftiralarla yıllardır yayınlarımızı durdurmaya çalışan ve şahsımı da yok etmek üzere uğraşan zengin işadamının ipini tuttuğu bu sözde yayın organı ve bu haberleri yapan sözde gazeteci hakkında yasal haklarımızı da kullanacağımızı fakat en nihayetinde Allah katında bu kişilerden hesap soracağımızı belirtmek isterim. Allah büyüktür ve o kimsenin hakkını, kimsede bırakmaz.
https://t.co/7RehGz4cmj
Söz konusu yayın organının attığı iftiranın temelinde böyle bir uydurma görsel var.
Benim böyle bir paylaşımım olmadı. 2017 yılından beri Gıda Dedektifi ile yaptığım mücadeleye de herkes şahittir.
Bu atılan iftira elbette bunu yazanların ve yazdıranların ayağına dolanacaktır.