80 yaşıma kadar muhalefet koltuğunda oturacağıma, yarın sabah bırakır, iktidar koltuğu için yola çıkarım.
Size söz veriyorum…
Ne emekliyi, ne çiftçiyi, ne emekçiyi, ne esnafı…
Kimseyi çaresiz bırakmayacağız.
Nasuh Mahruki neden 1 gün bile gündem olmadı?
Adam Türk Bayrağı’nı Everest’in tepesine diken tek insan! Yalova depremlerinde AKUT olarak binlerce insanı kurtaran bir kahraman!
Sadece düşüncelerini yazdığı bir tweet yüzünden tutuklanmasını içinize sindirebiliyor musunuz? Şimdi de Oğuzhan Uğur tutuklansın yazıyorlar.
Gelin hepimizi idam edin, siz de kurtulun biz de kurtulalım.
Yeter artık!
Nasuh Mahruki’ye özgürlük!
Bu hükümet, Erdoğan ve partisi %20’ye düşecek.
Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinde; halkımızın, bu kara düzene karşı olan partilere desteği en az %70’i bulacak.
Bu bir iddia değil, daha fazlası…
İşte tam da bu yüzden hesaplarım kapatılıyor. Ama ne fayda; su akar, yolunu bulur.
Deniz Göktaş’ı ve Av. Mehmet Pehlivan’ı Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret ettim.
İkisi de mesleki faaliyetleri nedeniyle suçlanıyor.
Anayasa’nın ciddiye alındığı bir hukuk düzeninde, bugün orada olmamaları gerekirdi.
Çok kıymetli Levent Üzümcü'nün bu tweetten dolayı alındığını düşünüyorum. Tabii evden alınıp, sağlık kontrolünden sonra Vatan Emniyet'e götürülene kadar daha doldurulur o dosya. Doğru söylediği için, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu günümüzde bu çünkü.
Fatih Altaylı: “Deniz Göktaş’ın tutuklanmasının 11. günü bugün ve adını anan yok.
Deniz’in pek umurunda değildir muhtemelen ama memleketin halini anlamanız açısından hatırlatmak istedim.
Deniz’in tutuklanmasının açıklanan nedeni olmasa da, asıl nedeni “halkın bir bölümünün inandığı dinî değerler ile alay ettiği iddiası.”
Kendisine yönelik sosyal medya linci bu nedenle başladı.
Ancak o günden beri yine sosyal medyada iktidarın ideolojisine yakın hatta dindar ya da dindar görünümlü pek çok komedyenin “din ile”, “İslamiyet ile”, “İslam’ın kuralları ya da şartları” ile dalga geçmek demesek de bu konuları “tiye alan” şovları dolaşıyor.
Öyle şeyler söylüyorlar ki, Deniz’in “Dört kitaptan favorim sonuncusu” demesini dinle dalga geçmek olarak anlayanların, bu şakalar karşısında isyan etmeleri gerekiyor.
Sakın yanlış anlamayın, etsinler demiyorum, böyle şakalar dünyanın her yerinde yapılıyor ve kimse de bu şakaları duyunca dinden, imandan çıkmıyor ama mesele ortadaki çifte standart.
Ama zaten Türkiye’de her şey böyle değil mi.
Yolsuzluk konularındaki çifte standart, şaka konusunda mı olmayacak?
Bizdense her şey mubahtır anlayışı, dinî şakalar konusunda mı olmayacak?”
Tüzüğe göre delegelerden imza toplandığında olağanüstü kurultay yapılması gerekiyor, yapamadınız. PM üyeleri istifa edince olağanüstü kurultay gerekiyor, yapmadınız. Hadi çıkın üyelerin karşısına deyince mi aklınıza geldi partinin tüzüğü?
Kılıçdaroğlu’nun "naylon fatura" iddiası asılsız çıktı: 18 milyon TL dedikleri fatura 18 bin TL çıktı https://t.co/eCrstgibsC @bizimtvcomtr aracılığıyla
O iş insanı Nafer Capar
Nafer Capar, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde CHP’nin miting sahneleri ve kurultaylarını düzenleyen iş adamı.
- 2023’de miting sahnelerinin düzenlenmesi işi için CHP’den 240 milyon lira (13.6 milyon USD) aldı.
- 4 Kasım 2023’deki kurultay salonunun düzenlenmesi işi için CHP’den 50 milyon lira (1.8 milyon USD) aldı.
Çıktım ben savcı beyin yanından. :) Bir problem yok, yine saçmasapan bir konu.
Arayan, soran, mesaj atan, iyi dileklerini ileten herkese çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. 🤍
Gazeteler aslında özel sayı çıkartıp bir ücret karşılığında satsa gelir kazanamazlar mı? Silivri gazetecileri mesela ilk celse özetini çıkartıp 4-5 bin liraya gelir elde etmek için, arşivlik hem bizlere.