Vergil'i yalnızca "güç isteyen adam" olarak okumak, karakterin büyük kısmını kaçırmaktır.
Çoğu kişi onun hırsını görür; fakat bu hırsın doğduğu yeri görmez. Vergil'in en büyük arzusu güç değildir. Güç, onun için yalnızca bir araçtır. Asıl istediği şey, bir daha asla savunmasız kalmamaktır.
Çocukluğunda annesi Eva'yı koruyamaması, tüm hayatını belirleyen kırılma noktasıdır. O gün Vergil'in zihninde tek bir düşünce yer eder: "Zayıf olan her şeyini kaybeder."
İşte bu yüzden Dante ile yolları burada ayrılır.
Dante acısını insanlarla bağ kurarak aşmaya çalışır. Mizah yapar, arkadaş edinir, kaybettiklerini anılarıyla yaşatır. İnsan tarafını kabullenir.
Vergil ise tam tersini seçer. Ona göre acının kaynağı duygulardır. Bağ kurarsan kaybedersin. Kaybedersen acı çekersin. O hâlde bağ kurmamalısın. İnsanlığını reddetmesi bu yüzden tesadüf değildir; bu, travmasının mantıksal sonucudur.
Yamato da bu karakteri sembolize eder.
Kılıç yalnızca bedenleri değil, kavramları da ayırabilir. İnsan ve şeytan tarafını ayırması, Vergil'in yıllardır yapmak istediği şeyin fiziksel hâlidir. Çünkü onun gözünde insan tarafı zayıflığın temsilidir.
Fakat ilginç olan nokta şudur:
Urizen'e dönüştüğünde yalnızca gücü kalır; V'ye dönüştüğünde ise yalnızca kırılganlığı. İki karakter de tek başına yaşayamaz. Çünkü Vergil'in sandığının aksine güç ve insanlık birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Bu yüzden Devil May Cry 5'in finali yalnızca Dante ile yapılan son düello değildir. Aynı zamanda Vergil'in yıllardır kaçtığı gerçekle yüzleşmesidir.
Nero'nun araya girmesi de bu yüzden önemlidir.
Nero, Dante gibi yalnızca insan tarafını; Vergil gibi yalnızca şeytan tarafını temsil etmez. İkisini de kabul eder. Gücünü nefretinden değil, korumak istediği insanlardan alır. Vergil'in hayatı boyunca reddettiği düşünceyi tek cümlede çürütür:
"Güç, sevdiklerini korumak için vardır."
Ve belki de Vergil'in en büyük trajedisi budur.
Kaybetmemek için insanlığından vazgeçti.
Ama insanlığını kaybettiği için zaten en değerli şeylerini çoktan kaybetmişti.
Bu yüzden Vergil'i unutulmaz yapan şey ne Yamato'dur, ne motivasyon replikleri, ne de boss savaşlarıdır.
Onu unutulmaz yapan şey, travmasını güç sanan bir adamın; aslında yıllarca kendi yarasından kaçmış olmasıdır.