🗣️ Muhammed Emin Yıldırım:
"İki milyar müslüman 'Rehberimiz Hz.Muhammed' diyecek ama Gazze bu halde, Doğu Türkistan bu halde olacak
İslam coğrafyaları hukuksuzlukla, rüşvetle, torpille anılacak
Burada bir anormallik var"
Gönül birlikteliğimiz var.
En azından benim düşüncem bu yönde.
Talebimi yineliyorum.
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
@X
Size bir deyimden bahsedeceğim:
"Mal bulmuş Mağribî gibi sevinmek" beklemediği bir fırsat veya kazançla karşılaşmışçasına büyük bir heyecan ve ölçüsüz bir sevinç göstermek anlamına geliyor.
Son derece yanlış bir tutumla, hukuksuzluk kime yapıldığına göre değerlendiriliyor.
İktidar yanlıları, muhalif bir gazeteciye, akademisyene, siyasetçiye veya kanaat önderine yapılan müdahaleyi, kendi siyasî hesapları açısından “hak edilmiş” görebiliyor.
Muhalif olduğunu söyleyen kesimlerdeki karşılığı da bundan pek farklı değil.
“Bizden değilse başına gelen müstahaktır” anlayışı; diğer tarafta, “Onlar zaten bizim düşmanımız” kolaycılığına dönüşüyor.
Bir gazeteciye yapılan hukuksuzluğa, sırf iktidarı eleştiriyor diye sevinmek ne kadar yanlışsa; iktidara yakın bir gazeteciye, akademisyene veya siyasetçiye yapılan hukuksuzluğa “oh olsun” demek de o kadar yanlıştır.
Üstelik kendisine “muhalif” diyenlerin bunu daha iyi anlaması gerekir.
Bugün başkasının hukuk dışı biçimde susturulmasından “mal bulmuş Mağribî gibi” sevinirseniz, sıranın size gelmesine de rıza göstermiş olursunuz.
Adalet böyle aranmaz.
"Adaletin akıllılık ve erdem olduğunu söylüyorsak; adaletin bilgisizlik olan adaletsizlikten çok daha güçlü olduğunu belirtmek hiç de zor değildir."
Devlet, Eflâtun
Hep kötü haberler olacak değil ya, Çinli bilim insanları kök hücre tedavisiyle vücudun yeniden insülin üretmesini sağladı. Şeker hastalığı tarihe karışıyor. (Kaynak: Tübitak bilim teknik)
Başaran Aksu: "Dün şirket açıklama yapıyor; NTV, Habertürk, CNN siz nasıl haber yapıyorsunuz? Haklar ödendi mi? Sordunuz mu direnen işçilere? Nasıl gazetecilik lan bu, holding tetikçisi misiniz? Terbiyesiz herifler!"
Metin Turan 32 yıl hapis yatacak ne yaptı?
Bildiğim kadarıyla sağlık nedenleriyle çıktı; sağlıklı olsa daha da yatacaktı.
Bir Allah’ın kulu çıkmalı ve bunu hepimize açıklamalı.
Etiyopya’da yaşayan çocuklar küçük yaştan itibaren bu şekilde yürümeyi öğreniyorlarmış. Temel amaç; aslan, yılan, leopar gibi hayvanlardan uzak kalabilmekmiş.. inanılmaz olay
Gelelim,
Erdoğan'ın Başdanışmanı Oktay Saral kim?
Alparslan Kuytul için,
"Suyun Isındığı" dediği için tutuklandıktan sonra
paylaşımını silmişti
Oktay Saral,
FETÖ'nün Türkçe Olimpiyatları'nda görülmüştü.
Peki FETÖ'nün Siyasi ayağı neden araştırılmıyor
Buyurun.⤵️
“Ekonomi düzelir de psikolojimiz düzelmez. Hayattan bıktım, beklentim kalmadı.”
Vatandaşımızdan duyduğumuz bu sözler aslında milyonlarca insanın düşüncelerini temsil ediyor.
Kötü ekonominin, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin toplumu getirdiği durum maalesef bu.
Son günlerde birbiri ardına yapılan operasyonların “siyasi savcısı” kimdir, kimlerdir?
▪️Cumhurbaşkanı mı?
▪️Adalet Bakanı mı?
▪️Ak Parti mi?
▪️Danışmanlar mı?
▪️İktidar medyası mı?
▪️Yoksa adı konulamamış dar bir klik mi?
Son olarak bugün Alparslan Kuytul, eşi ve Furkan Vakfı yöneticilerine yönelik gerçekleştirilen operasyonun kamuoyuna yansıtılan gerekçelerinden bağımsız, “siyasi gerekçeleri” üzerinde düşünülmesi ve aydınlatılması gerekmektedir.
▪️Bu operasyonlarla ne amaçlanıyor?
▪️Bu operasyonlar kime yarıyor?
▪️Bu operasyonlar ülkenin hangi problemine çözüm oluyor?
▪️Bu operasyonlar milletin hangi derdine çare oluyor?
Anlaşılan bu operasyonlarla sadece ama sadece tüm kişiler, kurumlar, şirketler, belediyeler, STK’lar, cemaatler, vakıflar vs. “iktidar lehine pasifize edilmek” isteniyor!
2007’lere kadar “laiklik” kavramı, 2007’den sonra da “terör” kavramı iktidar sahiplerinin istediği gibi sündürebileceği müphemlikte bırakılarak, adeta bir aparat olarak kullanılmıştı.
Şimdi de bu yeni dönemde “muhalif olmak” kavramı benzer bir işlev görmektedir!
Son söz: Kitaba uymak başka, kitabına uydurmak başkadır!