Erdoğan, Konya'da bulunan Eti Alüminyum'u "Özel Endüstri Bölgesi" ilan ederek burayı işleten 5'li Çete'den Cengiz Holding'i vergi ve harçtan muaf tutalı birkaç saat oldu
🔴 Şu görüntüye bakın. Tam yarım asırdır kurak olan ve ot bitmeyen yerlerde gürül gürül sular akıyor. Tabiat yeniden canlanıyor. Bazı şeylere yok demek aklımızla alay etmek olur. Bu kadar tesadüf mümkün değil..
Bir çocuğumuzun verdiği röportaj.
- Atatürk'ü çok seviyorum. Atatürk'ü sevmeyeni sevmiyorum.
- Atatürk'ü kalbimde taşıyorum o sebeple özlemiyorum.
- Ekonominin iyi olduğu ve çocukların ölmediği bir ülke istiyorum.
-Türkiye'de 15 yıldır
-İran'da 50 yıldır
-Irak'ta 25 yıldır Kırmızı Alarm Veren Barajlar Doluyor
- Fırat ve Dicle nehri taşıyor
- Kuraklıktan kuruyan göller canlanıyor
- Kaybolan canlılar geri geliyor
Sebep: İran'ın yok ettiği ABD radar üssü
Biliyorum, yine kızanlar, rahatsızlık duyanlar çıkacak.
Bu okullardaki saldırılar ve son katliamın ardından bir daha paylaşmak zorundayım.
Haksız mı? Yalan mı söylüyor? Yaşadıklarımızda, toplumsal bozulmada bunların etkisi yok mu?
Kafamızı kuma gömmeyelim!
Alman kadın: "Trump küçük kızlara tecavüz ettiğini ve onları öldürdüğünü örtbas etmek için 100'ün üzerinde İranlı küçük kızı katletti. Bu insanlar insan değil. Bunlar şeytana tapıyorlar."
Venezuela ve Türkiye Kokain Güzergahı
Venezuela Devrik Başkanı Maduro ABD güçleri tarafından kaçırılmadan önceki son videosunda, “Bölgemizde kaçakçılığı yapılan tüm kokain Kolombiya'da üretiliyor. Biz sadece bugün değil, onlarca yıldır Kolombiya uyuşturucu kaçakçılığının kurbanıyız.” demişti.
Sedat Peker de 4 yıl önce, Amerika güçlerinin baskıları sebebiyle Kolombiya kokain güzergahının değiştirildiğini, yeni güzergahın ise Venezuela Caracas limanından başlatıldığını açıklamıştı.
Peker, bunu organize eden kişinin ise Binali Yıldırım’ın oğlu olduğunu iddia etmişti.
🔴Prof. Dr. Halil İnalcık:
“70 yaşıma kadar 4 milyon Osmanlı evrakı inceledim, 98 yaşıma kadar 28 eser yazıp bıraktım ve anladım ki, bugün buradaysak bunu tamamen Atatürk'e borçluyuz.”
Gazi Mustafa Kemal olmasaydı, bizde olmayacaktık!”
Bir Che Guevara’ya bak, bir de Maduro’ya…
Biri Amerika’ya efsane gibi girdi, diğeri kendi ülkesinde operasyonla paketlendi.
Devrimle koltuk arasındaki fark budur.
Çorum’da bir esnaf, Mehmet Şimşek’e isyan etti:
“Bak sokağa. Cumartesi bile vergi dairesinden memur gönderiyorsun. Siftah mı var da fiş keseceğim? ‘Fiş kesmedi’ diye ceza yazıyorsunuz.
Dönün, ekonomiyi nasıl yönettiğinize bakın; sonra esnafla uğraşın.”
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!