Geçmişi bugünün aklıyla cezalandırmayı bıraktığında keşkeler bitiyor. Kırdığın kalbin sorumluluğunu al, özrünü dile ama o günkü seni de suçlamaktan vazgeç.
Neyi doğru zannettiysen öyle yaptın,
bitti.
"Zaten babaya çok da gerek yok" diyerek kendini avutma evresi, yerini yetişkinlikte kronik bir güven problemine bırakıyor. Karşı tarafın şefkatine bile "kesin bir sıkıntı çıkacak" diye inanmamak, güçlü olmak değil; çocukken kırılan o yerin hala sızlamasıdır.
İlişkilerde yapılan en büyük hata, karşı taraf daha talep bile etmeden her şeyi önlerine sermektir. Psikolojik olarak insan zihni, emek vermeden ve arzulamadan elde ettiği hiçbir şeyin değerini bilemez.