HSK kararnamesiyle, dava dosyamızda 4. kez mahkeme başkanı değişti.
30 Haziran duruşmasında yeni yakalanan sanık Ömer Deniz Dündar'ın sorgusunun yapılacağını da hatırlatan Av.Senem Doğanoğlu: "Dosyanın krizde olduğu, yeni bir eşikte olduğumuz bir aşamada bu değişiklik yapıldı."
🗞 İstanbul’dan Ankara’ya Savcı sevkiyatı
Türkiye çapında 5 bin hakim ve savcının görev yeri değişti. Ancak asıl dikkat çekici tablo adeta sil baştan düzenlenen Ankara Adliyesinde… Başkentte kritik görevlere atanan savcıların tamamı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Başsavcılığı döneminde birlikte çalıştığı ve İBB ile diğer önemli soruşturmaları yürüten ekipten.
Atamalar, başta Özgür Özel olmak üzere CHP’lilerin dokunulmazlık dosyaları, kurultay davası ve Ankara Büyükşehir Belediyesine yönelik olası operasyon iddiaları ile birleşince yargıda ve ‘siyasette’ yeni bir dönemi işaret ediyor.
Evrensel yarın bayilerde
Başkent adliyesi sil baştan
🔴 5 bin hakim ve savcının görev yeri değişti, Ankara atamaları dikkat çekti
Nisa Sude Demirel'in (@NisaSudeDemire1) haberi
🔗https://t.co/tMmKiEccF5
Anayasa Mahkemesi'nin "süresiz nafaka" ibaresini iptal etmesi, 2016'daki Boşanma Komisyonu raporuyla başlayan sistematik bir saldırının sonucudur.
Kadın örgütlerinin direnciyle yasalaşamayan hak gaspı, şimdi yargı eliyle hayata geçirilmeye çalışılıyor.
https://t.co/FUq8MUtIH8
3’ü çocuk 6’sı kadın 7 işçinin yaşamını yitirdiği Dilovası Katliamının ikinci duruşması bugün görülmeye başlandı. Duruşma yarın tanıkların dinlenmesiyle devam edecek. Cezasızlık politikalarına ve işçi yaşamının hiçe sayılmasına karşı hukukun ve adaletin tarafındayız. İş cinayetlerine karşı duran, adaleti ve yaşam hakkını savunan tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu duruşmayı takip etmeye çağırıyoruz. #DilovasıİçinAdalet
Herkese yeniden merhaba 👋
Varlığıyla, sesiyle, sözüyle, eylemiyle, duvarları aşan, demir kapıların kilitlerini açan o büyük ve güçlü dayanışmasıyla yanımızda olan, mücadeleyi büyüten tüm dostlara selamlar ve teşekkürler. Kaldığımız yerden değil, sizin daha da ileriye taşıdığınız yerden ve birlikte mücadeleye devam.
İşçilerin emeğini, ellerini, kollarını, hayatını çalanlar…
Bu mezbaha düzeninin çarklarını işçilerin etiyle, kanıyla döndüren kan emiciler…
Ve o çarkların dişlilerini yağlayan işbirlikçiler…
12. yılında Soma’da katledilen işçileri anarken sözümüz olsun:
Sizinle hesabımız bitmedi.
Demokrasi İçin Hukukçular olarak, tutuklu sendikacı Mehmet Türkmen’in bugün görülen duruşmasını takip etmek üzere Gaziantep Adliyesi’ndeyiz.
Duruşma öncesinde üyemiz Tugay Bek basın açıklamasında bulundu.
Sendikal örgütlenme özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını savunmaya devam edeceğiz. #MehmetTürkmenYalnızDeğildir
İşçilerin örgütlenme hakkını, ifade özgürlüğünü ve sendikal mücadeleyi kriminalize etmeye yönelik yargılamaları kabul etmiyoruz.
Sendikal faaliyetler ve hak arama mücadelesine yönelik baskılara karşı, BİR TEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in yargılandığı davayı takip edeceğiz.
Hukuk örgütleri olarak tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu duruşmayı takip etmeye dayanışma göstermeye davet ediyoruz.
📍 Gaziantep 38. Asliye Ceza Mahkemesi
📅 12 Mayıs 2026 Salı
🕚 11.15
TUTUKLU GENEL BAŞKANIMIZ MEHMET TÜRKMEN’İN DURUŞMASINDA BULUŞUYORUZ!
12 MAYIS’TA GAZİANTEP ADLİYESİNDEYİZ!
“İşçilerin kolu kopuyor, kimse hesap sormuyor” dediği için tutuklanan, özgürlüğü gasp edilen Mehmet Türkmen’in duruşması 12 Mayıs Salı günü görülecek.
Duruşma saati 11.15 olup duruşma öncesinde saat 10.00’da basın açıklaması gerçekleştirilecektir.
Tüm duyarlı kamuoyunu dayanışma için Gaziantep Ceza Adliyesi Önü Vatandaş Girişi’ne bekliyoruz.
Tutuklu Sendikacı Mehmet Türkmen’e Verilen Hücre Cezasını Kınıyoruz!
Üyemiz Av. Esmer Özer tarafından bugün ceza infaz kurumuna gerçekleştirilen ziyaret sırasında, müvekkili BİRTEK-SEN Genel Başkanı Sayın Mehmet Türkmen’in disiplin tedbiri kapsamında hücreye alındığı öğrenilmiştir.
Aktarılan bilgilere göre; tutuklu sendikacı Mehmet Türkmen’in, aylardır tedaviye erişemeyen, ilaçlarını temin edemeyen ve temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak durumda olan bir mahpusun sağlık durumunu kurum görevlilerine aktarmak istediği sırada sözlü müdahaleye maruz kaldığı, akabinde “sen kimsin” şeklindeki ifadelerle karşılanarak fiziksel müdahale ile hücreye alındığı, ayrıca bu süreçte onur kırıcı ve kötü muamele niteliğinde davranışlara maruz bırakıldığı öğrenilmiştir.
Ceza infaz kurumlarında kapasitenin üzerinde barındırma, hijyen koşullarının yetersizliği ve hasta tutukluların /hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan aksaklıklar başlı başına insan onuru ile bağdaşmayan durumlar teşkil etmektedir. Bu koşullar altında, bir mahpusun sağlık hakkına erişiminin sağlanmasına yönelik bir girişim sonrasında gerçekleşen bu müdahalenin hukuka aykırı olduğu açıktır.
Söz konusu iddialar; Anayasa’da güvence altına alınan insan onuruna saygı ilkesi, kötü muamele yasağı ve sağlık hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası insan hakları normları bakımından ciddi niteliktedir. Bu tür uygulamaların hukuka aykırı olduğu ve insan onuruna yaraşmadığı açıktır.
Bu kapsamda, olayın tüm yönleriyle ivedilikle araştırılması, işkence ve eziyet niteliğindeki uygulamaların faillerinin tespiti ile haklarında idari ve adli süreçlerin başlatılması gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.
Cezaevi mi işkencehane mi idare ediyorsunuz?
Bugün cezaevine giden sendikamızın avukatı, Genel Başkanımız Mehmet Türkmen’in hücreye kapatıldığını öğrenmiştir.
Türkmen, içerde aylardır tedaviye erişemeyen, ilaçlarını alamayan, tek başına tuvalete dahi gidemeyen bir tutuklunun durumunu sabah koğuşa gelen başgardiyan ve diğer memurlara anlatmak istediği esnada bağırıp çağırmaya maruz kalmış, neden bağırıyorsun dediğinde ‘sen kimsin’ denilerek yaka paça ve keyfi bir şekilde hücreye atılmış, ��stelik hücreye götürülürken tüm koridor boyunca kollarını arkaya alıp yukarıya doğru çekerek askı tekniğiyle onur kırıcı ve kötü muameleye maruz bırakmışlardır.
20-25 kişilik koğuşlarda 60’tan fazla kişiyi kalmaya zorlayan, hijyene erişimin neredeyse imkansız olduğu, sağlıklı insanın dahi hasta çıktığı hastaların ise iyileşemediği bu koşullar başlı başına insan onuruna aykırıyken bir de sırf tutuklu bir hasta tedaviye erişsin dedi diye Mehmet Türkmen’in kolları arkadan çekilerek hücreye kapatılması kabul edilemez.
Keyfi muamele uygulayan, insan onurunu ayaklar altına alan, genel başkanımıza işkenceye varan muamelede bulanan tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız.
Hesap vereceksiniz.
Ekmek ve Gül olarak; 1 Mayıs’a giderken derinleşen yoksulluğun kadınların yaşamındaki çok boyutlu etkilerini görünür kılmak için “Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması” çalışmasını gerçekleştirdik, 2 bin 804 kadınla yüz yüze anket ve görüşmeler yaptık.
https://t.co/5sUAQkoJ1o
Gülistan Doku dosyasını ‘kahramanlık’ mı çözdü: Adaletin engellenmemesine ‘övgü’
Şimdi tüm ülke, adaleti engelleyen olmasa hiç de zor olmadığını görüyor. Bunun normal olması gerekirken büyük bir kahramanlık gibi sunulduğu ve yok olan itibarları yeniden tesis etme çabaları gördüklerimiz...
✒️İlke Işık (@ilkeisik) yazdı
https://t.co/53vTdmi42E
Ekmek ve Gül olarak 15 ilde, 2 bin 800 kadınla yaptığımız "Türkiye'de kadın yoksulluğu panoraması" araştırmasının sonuçlarını birlikte değerlendiriyoruz!
📅25 Nisan Cumartesi
🕝14.00
📍Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Toplantı Salonu
https://t.co/ASNbc1NFrO
📌 18 yıllık emek, cesaret ve mücadele: Hayat devam ettikçe Ekmek ve Gül var olacak
Mahallelerde, iş yerlerinde, üniversitelerde kadınlar “Ekmek ve Gül” diyerek çoğaldı
✒️ Sevda Karaca (@sevdakaraca) yazdı
🔗 https://t.co/nNnyK3wqfI