Türk Milleti öyle büyük travmatik acılar, soykırımlar yaşamıştır ki, bunları anımsamak istemez!
Rahatsız edicidir çünkü!
Sadece elbette şanlı ve büyük olan, başarılarıyla övünç duyarlar!
Tarih, toplumların belleğidir. Bu anlamda tarih, anılmasından gurur duyulan günler kadar, elem dolu günlerin, yenilgilerin de bilinmesi durumunda gerçek anlamda bellek demektir!
Ancak o zaman ondan ders alınabilir!
Ders kitaplarında, Mora'da bir gecede onbinlerce evet onbinlerce, işinde gücünde silahsız Türk'ün katledilişini okumadık.
Adlarına bir taş bile dikmedik!
Belleğimizin bir tarafı eksik maalesef!
Katledilen canlarımızı rahmetle anıyorum...
Özgür bey,
Kurucumuz Atatürk, kendi el yazısıyla vatandaşlık tanımını yaptı; “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına, Türk Milleti denir”
Siz de ulus devleti yıpratmak için görev almışsınız; her konuşmada Kürt, Türk, Laz… diyorsunuz.
Cumhurbaşkanı da Kürt, Türk, Arap diyor.
Siz muhalefet değil, cumhuriyet yıkıcılığında iktidara ortaksınız @eczozgurozel
Zırlı aracın üzerinde adı yazan şehidimizi düşünsenize? PKK'lılar seni şehit edecek, aradan yıllar geçecek, adını bir araca yazacaklar ve önünde Apo'ya slogan atacaklar... Atabilecekler...
Yeni parti meclis başkan vekili Tekin Bingöl Anayasayı hedef aldı;
1- Anayasada ki Türklük kavramına ayrımcı dedi
2- 66. madde kaldırılmalıdır
3- Bu ülkede çerkez,arap,kürt var
İçerisi ORÇ dolu olduğundan hakketen kapı kilit tutmuyor. @TekinBingolCHP
Solun, Türkiye gibi bir ülkede, geniş kitlelerle buluşamamasının, dolayısıyla başarısız olmasının en önemli sebebi, sınıf mücadelesi yerine aşırı etnitise vurgusu yapmasıdır!
Başarılı olduğu hiçbir coğrafyada bunu göremezsiniz!
Çünkü oralarda emperyalizm solun içine Türkiye'deki gibi sızamamıştı!
Ve sol, hiçbir zaman ajanlarca kendine öğretilen bu ezberden kendini kurtaramamış ve iktidara gelecek halk desteğini bulamamıştır!
Ve aynı sınıftan olan insanlarla çatışma durumunda kalmıştır!
Konuyla ilgili bugün bile bir özeleştiri yapamadığı gibi, aşağıdaki gibilerde hala o etnik vurgulu ezberlerle konuşmaya devam etmektedir!
Türkiye’de “Terörsüz Türkiye Süreci”ne ve PKK türevlerinin “kök yasa”, “çerçeve yasa” dedikleri çıkan yasaya rağmen…
Terör örgütü PKK’nın sözde “atılım”, “ilk kurşun”, “diriliş” günü olarak tanımladığı bu 15 Ağustos yıldönümünde bazı yerlerde kutlamalar, havai fişekler vardı.
Ve tam da o meşum günün yıldönümünde Başyılan Karayılan, kör göze parmak aymaz bir mesaj yayınladı.
Diyor ki:
“Silah bırakma, Apo’nun fiziki özgürlüğü ve siyasi muhataplığı sağlanmadan olmaz. Çerçeve yasa yetersiz. Mesele sadece silah bırakmaya indirgenemez…”
Ve ardından:
“Zap ve Metina’da tıkandılar; ilerleyemediler. Silahla, şiddetle bizi yok edemeyeceklerini anlayınca tekrar çağrı oldu.”
//
Öyle mi Başyılan?
O zaman sana tek bir soru:
Senin “devlet kurdum” dediğin, “kurtarılmış bölge” ilan ettiğin Sinath, Haftanin, Parasiya, Gapnerk, Zap, Metina, Avaşin-Basyan ve Hakurk’ta bugün kim oturuyor?
Ve oraları nasıl aldı?
Martavalı bırak.
Hikâyeni ağababan üzerinden anlat…
//
Bir tarafta 42 yıllık kanlı terörünü “zafer” diye sunan bir terör örgütü…
Bir tarafta onu muhatap alanlar…
//
Peki terör örgütü PKK’nın sözde “atılım”, “ilk kurşun”, “diriliş” günü olarak tanımladığı; Başyılan’ın mesaj yayınladığı 15 Ağustos neyin yıldönümüydü?
Başında durduğum o mezarda, 15 Ağustos 1984’te Eruh’ta PKK’nın ilk saldırısında şehit edilen Mehmetçik yatıyor.
J. Onb. Süleyman Aydın.
Erzincan/Mertekli.
//
Onların “ilk kurşun”, “atılım”, “diriliş” diye kutladığı, bugün bile mesajlar yayınladığı şey…
Bizim için Mehmetçiğin sırtına saplanan ilk kurşundu.
O gün sırtımıza saplanan kurşunu, PKK bugün çok daha sinsi ve tehlikeli siyasi bir kurşuna dönüştürmek istiyor.
Farkında mısınız bilmem, ama Başyılan tam da bunu anlatıyor.
//
Oysa asıl gerçek bambaşka…
Mehmetçiğin kanı ve canıyla;
Terör örgütü Türkiye’de eylem kabiliyet ve kapasitesini büyük ölçüde yitirmiş,
“Devlet kurdum”, “kurtarılmış bölge ilan ettim” dediği;
Sinath, Haftanin, Metina, Parasiya, Gapnerk, Zap, Avaşin-Basyan ve Hakurk’ta ezilmiş,
Suriye’de sıkışmış durumda…
//
Bütün bunlara rağmen…
Terör örgütü;
Kayıtsız şartsız silah bırakmıyorsa,
Kayıtsız şartsız kendini tasfiye etmiyorsa,
“Kan akmasın” umudunu siyasi bir fırsat ve baskı aracına çevirmeye çalışıyorsa,
Suriye’de “YPG/PYD’yi tasfiye ediyoruz” diyerek yapısal bütünlüğünü koruyor ve statü kazanıyorsa,
Irak’ta yeni alanlara açılıyorsa,
İran’a karşı yeni pozisyonlar arıyorsa,
Siyasi türevleri “İşler istediğimiz gibi gitmezse Türkiye’de her yer Gazze’ye döner” diyerek tehditler savurmaya, gözdağı vermeye kalkışabiliyorsa,
Ve ilk Mehmetçiği arkadan vurdukları 15 Ağustos’ta bile hâlâ “diriliş”, “atılım”, “ilk kurşun” söylemleriyle mesajlar yayınlayabiliyorsa…
Burada sadece silah bırakma ve tasfiye umutlarını değil, çok daha büyük bir siyasi, stratejik ve ontolojik bir oyunun oynandığını görmek zorundayız.
//
Bunu bize sadece Başyılan’ın anlattığı masal değil…
Saha anlatıyor.
42 yıllık tecrübe anlatıyor.
Ve en önemlisi;
İlk şehidin kabrinden yükselen gerçek anlatıyor.
Bu hıyanet yasası görüşülürken, Özgür Özel’in “milletvekillerimiz bölgelerine göre oy verecek “ demesi, BÖLÜCÜLÜK VE İLKESİZLİĞİN KARMA DORUĞUDUR! Bu kadar ahmakça itirafı becerebilmek de zordur!
Taraf gazetesinde yazarken Kemalizm ırkçılıktır diyen, Fetöcülere övgüler düzen Yüksel Taşkın’ı,
2023 genel seçiminde Atatürk’ün partisinden İzmir 1. sıradan milletvekili yapmışlardı.
Yeni Parti’ye geçen, Çerçeve Yasaya da EVET diyen Yüksel Taşkın #29Ekim için neler demiş?
OYUMUN RENGİ: “HAYIR”
TBMM’de yarın (10/11 Ağustos 2026) görüşülecek ve oylanacak olan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne “HAYIR oyu”vereceğimi kamuoyuna saygılarımla arz ederim.
Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bedeller ödenerek kurulmuş bir “Ulus Devlet-Üniter Devlet” tir.
Bu coğrafyada devletler hiç kimsenin “lütfu, inayeti, merhameti, himmeti veya vesayeti” ile yaşayamaz.
Bu teklifin hem şimdi hem süreç içerisinde, Cumhuriyetimizin bu temel vasfını sakatlayabilecek unsurlar taşıdığına inanıyorum. Buna rıza gösteremem.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 81. maddesi uyarınca ettiğim milletvekili yeminine sadakatim tamdır.
Bu sebeple oyumun rengi açıktır: HAYIR. 🇹🇷
İlhan Kesici
CHP İstanbul Milletvekili
ÜMİT ÖZDAĞ'DAN YENİ PARTİ VE CHP'YE: BİR DAHA DÜŞÜNÜN!
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:
- Ben buradan hem Yeni Parti'ye hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne seslenmek istiyorum.
- Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelecek çerçeve yasaya 'evet' derseniz, bunun parçası olursanız, bundan sonra yapılacak anayasa değişikliklerinin de parçası olacaksınız.
- O zaman nasıl çıkıp Türk halkına 'Biz muhalefetiz' dersiniz?
- Erdoğan'ın iktidarını uzatmak için yürütülen bir sürecin yanında olup nasıl muhalefet olursunuz?
- Bu konuda hem Sayın Kılıçdaroğlu'nun hem Sayın Özgür Özel'in bir daha düşünmesi gerektiğine inanıyorum.
- Sadece Öcalan'ın 'Cumhuriyet'in kurulması kadar önemli' ifadesi bile Atatürk'ün partisi olduğunu iddia eden ve o gelenekten geldiğini iddia eden siyasetçiler için yeterince uyarıcı olmalıdır.
- Eğer bununla da uyanmıyorlarsa uyanmaya niyetleri yok, milleti de uyutmaya çalışıyorlar demektir.