Allahım! Senin bolca verdiğine mâni olacak yoktur, kıstığını açacak da yoktur. Dalâlette bıraktığına hidayet verebilecek yoktur, hidayet ettiğini de saptırabilecek kimse yoktur. Menettiğini verecek kimse yoktur, verdiğine de mâni olacak kimse yoktur. Uzaklaştırdığını yakınlaştırabilecek yoktur, yakınlaştırdığını da uzaklaştıracak kimse yoktur.
(Hâkim, el-Müstedrek, nr. 1868)
Serhend Takvim
"Mürşid-i kâmillerin tâlimat ve terbiye usulleri, zamanın şartlarına, insanların ihtiyaçlarına ve irşad edilen topluluğun hâline göre bazı farklılıklar gösterebilir. Bir mürşid, zamanın ihtiyacını gözeterek hatmeye bir zikir veya tesbih ilâve eder; bir diğeri ise başka bir maslahat görerek onu kaldırabilir. Birisi zikrin hafî yapılmasını tercih ederken, bir başkası cehrî yapılmasını uygun görebilir.
Bu gibi hususlar, Kur’ân ve Sünnet’in umumî esasları çerçevesinde mürşidlerin irşad ve terbiye sahasındaki içtihadı, istinbatı ve tasarruflarıdır. Bunların tamamını her zaman ve zeminde değişmez dinî hükümler olarak görmek doğru değildir.
Bu sebeple mürşidlerin zamanın ve zeminin şartlarına göre verdikleri bazı tavsiyeleri, tedbirleri veya terbiye usullerini Allah Teâlâ’nın kelâmı yahut Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in sünneti mesabesinde değerlendirmek isabetli olmaz. Zira mutlak ölçü ve asıl kaynak Kur’ân-ı Kerîm ile Sünnet-i Seniyye’dir.
Bununla beraber mürşidlerin koydukları âdâb ve erkân da değersiz görülmez. Bunlar, sâliklerin nefis terbiyesi ve manevî tekâmülü için vazedilmiş irşad usulleridir. Ancak bu usullerde zaman, mekân, hâl ve maslahat farklılığına bağlı olarak değişiklikler bulunabilir. Değişmeyen asıl; Kur’ân, Sünnet ve bunların üzerine bina edilen ihlâs, takvâ ve güzel ahlâktır..."
| Şeyh Seyyid Muhammed Sâki Hazretleri
Kalp temizliği, dış seslerden çok iç dünyayı imar etmekle başlar.
Abdülkādir-i Geylânî (kuddise sırruhû) bu konu hakkında şöyle buyurur:
“Gönül genişliği ve kalp temizliği istiyorsan insanların söylediklerine kulak asma, sözlerine aldırma.”
#SerhendiVakfı
Öğret bana bazı sözleri demeyince ölmemeyi
İçten içe yanıp dumanını göstermemeyi
Bir bakışla devrilmemeyi, bir sözle delirmemeyi
Bir çiçeğin usulünce sözünü kesmeyi
#saidyavuz
"Ellerimi sürdüm, öptüm... Ben 70 yaşındayım. Bunu böyle görmek benim için ne demek biliyor musun?"
#SAHA2026'nın son gününde çekilen bu videoda tanıkların anlatımıyla izleyecekleriniz, bir milletin makus talihinin dönüşümünün kanıtıdır.
"Kamerayı gözüne dayadığında, zaman zaman diğer gözünü de açmalısın, ancak o vakit, çerçeve içinde alınmış görüntü ile sınırlandırılmamış görüntü arasındaki o büyük farkı yani senin huzur dediğin şeyi daha iyi hissedersin, ben öyle yapıyorum."
@KaplanogluSemih
Nitekim bu konuda bir hadis-i şerifte:
حُبُّكَ الشَّيْءَ يُعْمِي وَيُصِمُّ.
*"Bir şeyi sevmen kulağını sağır ve gözünü kör eder" denilmiştir. Buna göre sevdiğinde eksiklik ve noksanlık göremezsin. Aksi takdirde sevginde samimi değilsin, demektir.
Muhabbet; edeb ve ihlâs sahibi olmayı da gerektirir. Çünkü seven bir kimse sevdiğine karşı edebli, saygılı, ihlâslı ve samimi olur. Onda ayıp ve noksan aramasına ve görmesine de pek imkân yoktur. Çünkü sevgi her şeyi örter.
Mevlana Halid-i Bağdadi (ks)
Halidiye Risalesi
Bunun neticesinde kapılarından kovuldukları halde onları memnun etmek ve onların isteklerine uygun davranmak suretiyle dünya ehli için kendilerini küçük düşürmüşlerdir. Onların gelin gibi süslenerek zâhirlerine önem gösterip, kalplerini ıslah etmekten gafil olduklarını görürsün."
"Allah Teâlâ sadık olmayan müridleri; hikmet ve minnetiyle, gizledikleri arzu ve istekleri açığa çıkarmak suretiyle imtihan etmiştir. "
Gelin Tacı
İbn Ataullah el-İskenderi