Son durum:
Geleneksel iktisat öğretisi yüksek #enflasyon ortamında "sıkı para politikası ve daralan parasal taban" öngörür. Siz böyle ögrendiginiz okulda. Ancak şematik ve teorik kalıplar günümüzün dinamik piyasa gerçekleriyle örtüsmüyor:
Bugün ezberlerin aksine bir süreç izliyoruz:
AI, veri merkezleri, enerji, savunma sanayi ve biyoteknoloji alanlarında tarihin en büyük yatırım dalgası yaşanıyor. Bu devasa yatırımların fonlanması para arzının (M1 ve M2) sonuc olarak kredi kanalları üzerinden de büyümesini zorunlu kılıyor. Yani yapısal büyüme, kısa vadeli enflasyon savasinin önüne geçiyor.
Eğer bu likidite sağlanmazsa, sermaye kıtlığı nedeniyle teknolojik inovasyonun maliyeti katlanır (Örn: Aylık $150 ChatGPT aboneliği alirsiniz). Simdi önümüzde 3 makro senaryo var:
1-Yatırımlar yüksek verimlilikle geri döner, sistem arti enflasyonsuz büyür.
2-Para arzı talebi karşılayamaz, USD geçici olarak aşırı değerlenir. FED likidite ayarina müdahale eder ve genislemeye devam edilir. Su anda kismen yasanan durum.
3-Yatirimlardan beklenen karlılık oluşmaz ve klasik bir piyasa düzeltmesi (çöküş) yaşanır (tarihte 12 defa oldugu gibi).
Sonuc: Dönemsel dalgalanmalar ne olursa olsun, uzun vadede genişleyen para arzı nedeniyle USD değer kaybedecek ancak ABD ekonomisi yapısal yatırımlarla büyümeye devam edecektir. Küresel piyasaları statik teorilerle değil, megatrendlerle okumak gerekir.
#Dolar
@bosunatiklama Başarısızlığı başarı gibi pazarlama uzmanı olan AKP’nin iktidarındaki bu şımarık ve şahsiyetsiz gösterileri bırakıp, kendi halinde ve tevazuluya yapılan yolculuklara devam etmeli.
@blokolok Bu iddia için gereken veriler:
stablecoin giriş-çıkışları, https://t.co/vxRyO2FsPi cüzdan hareketleri, market maker adresleri, BNB Chain bridge akışları, USDT/USDC rezerv değişimi, Avrupa saatlerinde oluşan hacim kaymaları, order book derinliği ve spread anomalileri.
Türk futbolunun en büyük başarısı nedir diye sorsalar, sanırım artık sahadaki sonuçları değil, sonuçlardan bağımsız olarak umut satabilme becerisini söylerim.
Çünkü biz dünyada belki de başarısızlığı bu kadar uzun süre başarı gibi pazarlayabilen ender milletlerden biriyiz.
Her turnuva öncesi aynı filmi izliyoruz. Bu kez farklıyız, bu kez hazırız, çok iyi bir jenerasyon geliyor. Sonra turnuva başlıyor ve birkaç hafta sonra eve dönüyoruz.
Eskiden milli takım kaybettiğinde insanlar gerçekten üzülürdü. Çünkü ortada kaçırılmış bir fırsat vardı. Şimdi ise kaybetmek bile kurumsallaştı. Maç bitiyor, teşekkür mesajları yayınlanıyor, videolar hazırlanıyor. Sanki Dünya Kupası’ndan elenmedik de yeni sezon ürün lansmanını tamamladık. Hatta bazen futbolun kendisi, reklam kampanyalarının arasına sıkışmış küçük bir ayrıntı gibi duruyor. Bir oyuncunun hangi arabaya bindiğini, hangi saat markasıyla çalıştığını, hangi şampuanı kullanıp hangi krakeri yediğini biliyoruz. Ama son üç beş maçta kaç ikili mücadele kazandığını bilmiyoruz. Eskiden başarı para getirirdi, şimdi bazen para başarıdan önce geliyor. Henüz büyük bir şey kazanmadan yıldız gibi yaşamak, kupaya dokunmadan efsane muamelesi görmek mümkün.
Belki de Türk futbolunun en büyük rakibi Almanya, İspanya ya da Arjantin değildir. Belki de en büyük rakibi kendi anlattığı hikâyedir. Çünkü biz futbol oynamaktan çok futbol hikâyesi anlatmayı seviyoruz. Daha ilk düdük çalmadan destan yazıyor, grup aşaması başlamadan yarı final hesapları yapıyoruz. Sonra sahadaki gerçeklik gelip suratımıza tokat gibi çarpıyor. O zaman da dönüp hakemi, çimi, fikstürü, havayı, şansı konuşuyoruz. Bir tek futbolu konuşmuyoruz.
Oysa dünyanın büyük futbol ülkeleri kendilerini olduklarından büyük göstermeye çalışmıyorlar. Çünkü gerçekten büyükler. Biz ise bazen büyük görünmeye çalışırken büyümeyi unutuyoruz. İşin acıklı tarafı şu, Bu ülkede yetenek de var, potansiyel de. Ama bir noktadan sonra formanın ağırlığı yerine reklam sözleşmelerinin ağırlığı hissedilmeye başlanıyor. Futbolun en acımasız tarafı budur. Sahaya çıktığında herkes eşitlenir. Takipçi sayısı, reklam anlaşmaları, mavi tikler, photoshop pozlar, bolca hamaset, bol sıfırlı primler anlamını yitirir. Geriye yalnızca karakter, mücadele, cesaret ve istek kalır. Dünya Kupası da biraz bunun turnuvasıdır. Kim daha çok isterse onun hikâyesi büyür, kim daha çok konuşursa değil. “Vatandaşlarımızdan özür dileriz…” cümlesini yeteri kadar duyduk. Yıllardır hikâyeyi sahada yazmak yerine mikrofonun önünde anlatmaya çalışıyoruz. Belki de sorun budur. Belki de bu yüzden her turnuva sonunda aynı cümleyi duyuyoruz, “Önümüze bakacağız...” Biz yıllardır önümüze bakıyoruz zaten. Belki de artık biraz aynaya bakmanın zamanı gelmiştir.
#BizimÇocuklar
#DünyaKupası2026
#WorldCup
#FifaDünyaKupası
No panic short right now.
Wait for rejection.
Best short setup: 2.05–2.12 sweep → failure → 2.00/1.98 breakdown.
If price holds above 2.10, step aside and wait for 2.18–2.28.
$BEAT
$BEAT is simply moving again.
No panic short right now. Wait for rejection.
Best short setup: 2.05–2.12 sweep → failure → 2.00/1.98 breakdown.
If price holds above 2.10, step aside and wait for 2.18–2.28.
Yaz sonuna kadar gelebilecek fırsatları hisse tarafında değerlendirmek isterim. Kendi listem zaten var ama sizin favorilerinize de bakayım.
ABD hisselerinde mutlaka göz at diyeceğiniz neler var?