Cumhuriyetin gerçek anlamda Cumhuriyet olmasında Recep Tayyip Erdoğanʼın emeği herkesten fazladır.
Bu ülkeyi en uzun süre seçimle gelerek yöneten liderdir.
Askeri vesayet ve Yargı vesayeti onun döneminde tamamen bitirilmiş, böylece millet iradesi tam tecelli etmiştir.
Bundan önce Cumhuriyet, yarım bir Cumhuriyettir. Vesayetler kaldırılınca tam bir Cumhuriyet olmuştur.
Askeri darbeler onun döneminde başarısız olmuştur.
Sadece açık kadınlara değil, bütün kadınlara seçilme hakkını Erdoğan vermiştir.
Sadece açık kadınlara değil, bütün kadınlara özgürce eğitim alma ve kamuda çalışma hakkını Erdoğan getirmiştir.
Cumhuriyet tarihinde yapılmayan kadar yol, fabrika, raylı sistem onun döneminde yapılmıştır.
Türkiye yerli savunma sanayisine, yerli savunma sistemlerine onun döneminde kavuşmuştur.
Kürt sorunu onun döneminde çözülmüştür.
Terör sorunu onun döneminde bitme noktasındadır.
Türk halkını Cumhuriyet ile barıştıran adamdır. Milletin Cumhuriyet ile aidiyet bağını kurmuştur.
Bu ülkede sivillerin Anayasa değiştirebileceğini, kimsenin boyunduruğu altında olmadan ülke yönetebileceğini Erdoğan ispat etmiştir.
Cumhuriyetin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok siyasi görüş, siyasi parti, siyasi dernek Erdoğan döneminde siyasi hayatımızın içerisindedir. En komunistinden, liberteryenine, en islamcısından en sekülerine bütün partiler siyasi hayatta yerini almıştır.
Seçim yöntemleri ilk defa onun döneminde bu kadar şeffaf yürütülmektedir.
Bu ülkedeki bütün etnik unsurlar ilk defa kendini Cumhuriyetin bir parçası olarak görmektedir.
Bu yazdıklarımı sayfalarca uzatabilirim, yine de yeterli olmaz.
Dolayısıyla Cumhuriyeti kutlarken, ben en çok da Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etmek isterim.
Olmasaydı olmazdıkvari bir duruş değil bu.
Erdoğan olmasaydı da illa ki olurduk, ama Erdoğan olduğu için pek çok şey olmayı başardık.
Yaşasın milletiyle barışık, vesayetsiz Hür Cumhuriyet!