Genlerimiz ilk izlenimimizi bile etkiliyor.
Araştırma diyor ki:
Bazı insanların “kişiliği çok hoş, sempatik” diye algılanmasının arkasında genetik yatkınlık da var.
Nasıl mı?
Bilim insanları “poligenik skor” denen bir puan hesaplamış.
Yani genler bir kişiyi şu dört özelliğe ne kadar yatkın kılmış diye bakmışlar:
• Daha az sinirli / endişeli
• Daha sosyal ve enerjik
• Daha uyumlu ve nazik
• Daha meraklı ve açık fikirli
Sonuç net:
Bu genetik skorlara sahip insanlar, yüz yüze görüşmelerde (mülakat, sohbet vs.) karşıdaki kişi tarafından
“kişiliği daha çekici, daha sempatik” diye algılanıyor.
Karşı taraf senin genlerini bilmiyor ama davranışlarına yansıdığı için ilk dakikalarda “bu kişiyi beğendim” hissi oluşuyor.
Yani “doğuştan aurası iyi” dediğimiz şeyin bir kısmı gerçekten genlerden geliyor.
Sosyal, sakin, uyumlu ve meraklı genlere sahip olanlar, karşılarındakine daha kolay “ne güzel kişilik” dedirtiyor.
Ama önemli uyarı:
Bu etki küçük.
Genler sadece bir eğilim veriyor, her şeyi belirlemiyor.
Davranışlar, yetiştirilme tarzı ve günlük haller çok daha etkili.
Kaynak: 2025 tarihli büyük ölçekli kişilik GWAS çalışması (Schwaba ve ark.)
6/
Belki de dünyanın en stratejik varlığı petrol değildir.
Onu taşıyan gemiler,
boru hatları,
depolar
ve sigorta sistemidir.
Fiyatı oluşturan şey, çoğu zaman görünmeyendir.
Türkiye’de 2000’den 2026’ya bir ürün (örneğin hamburger) TL cinsinden yaklaşık 114 kat zamlandı.
Aynı dönemde Türk Lirası da dolara karşı yaklaşık 70-80 kat değer kaybetti.
Bu iki etki birbirini büyük ölçüde dengeliyor.
Sonuç olarak ürünün dolar cinsinden fiyat artışı çok daha ılımlı kalıyor (kabaca 114 ÷ 75 ≈ 1,5 kat civarı). 26 senedeki esas kayıp bu kadar işte, keşke daha da az olsa (devalüasyon ?)
Yani enflasyonu bizim onda 1’imiz kadar olan bir ülkede, alım gücünüz daha fazla düşebilirdi. (Bu Avrupa’da böyledir mesela.)
Enflasyondan şikayet edenin neyin ne olduğunu bilmesi lazım 🤝
Bir toplumun olgunluğu, seçim kazandığında değil;
Kaybettiğinde hukuka ve demokratik kurallara bağlı kalabilmesiyle ölçülür.
Çünkü demokrasi, sadece sandığı değil; sandıktan sonraki süreci de kapsar.
Medeniyetler önce ekonomik krizle değil;
Kuralların kişilere göre uygulanmaya başlamasıyla zayıflar.
Çünkü güven kaybolduğunda, ekonomi de onu takip eder.
Zeki insanlar her konuda fikir sahibi olmaya çalışmaz.
Hangi konuda yeterince bilgiye sahip olmadıklarını bilir.
Bazen “Bilmiyorum.” diyebilmek, en güçlü fikirdir.
Tarih, güçlü devletlerin nasıl yükseldiğini anlatır.
Ama neden çöktüklerini incelerseniz, aynı üç sebep tekrar eder:
• Kurumların zayıflaması
• Hukukun kişilere göre uygulanması
• Kamu güveninin kaybolması
Çöküşler genellikle bir günde değil, yıllar içinde gerçekleşir.
@mehmettuluce51 Çok romantiksin ama gerçeği, insan fıtratına uygun olanı söylemiyorsun. İnsanların birbirinin hukukuna saygı duymadığını, israf ettiğini göz ardı ediyorsun. Devlet senin hangi en temel insani hakkını senden esirgedi?
İnsanlar çoğu zaman gerçeği aramaz.
Daha önce inandıkları şeyi doğrulayacak kanıtı ararlar.
Bu yüzden fikir değiştirmek, bilgi meselesinden çok karakter meselesidir.
Bir olay hakkında fikir sahibi olmadan önce şunu sormaya çalışıyorum:
“Ben görüntüyü mü izledim, yoksa süreci mi öğrendim?”
İkisi her zaman aynı şey değildir.