Dağ gibi yiğitleri, cennet kokan bebekleri, gül gibi kadınlarımızı toprağa verdik. Toprak utandı, su utandı ama onlar ihanet ederken utanmadı, utanmıyor da.
Aynı oyunları, aynı dizileri kız çocukları da görüyor kadınlar da görüyor ama nasılsa hep erkekleri etkiliyor. Hem duygusal açıdan zayıf olanın kadın olduğunu söylüyorlar hem de en ufak bi görselden etkilenip cinayet işleyecek kadar iradesiz bi erkeklikten bahsediyorlar.
ya n'olacaktı? her gün en az bir kadının öldürüldüğü, katillerin "iyi hal" indirimleriyle ödüllendirildiği bir ülkede şiddet sadece evde mi kalacaktı? elbette okullara, hastanelere, her yere sıçrayacaktı. hiçbiri diğerinden bağımsız değil; hepsi aynı çürümenin eseri.
genclerin 4 sene cektikleri stresten sonra eglenmek ve okullarina veda etmek icin duzenledikleri balolari bile sorun haline getirip "milli ve kulturel degerlere uygun" olmasini isteyen yusuf tekin 13 yasindaki bi picin okulu taramasini milli ve kulturel degerlere uygun bulmus mu?
Silahlar patlarken camdan atlayan çocuklar, o çocukları tek tek yakalayan öğretmen :(
Okul helasına sabun koyamayan derken çocuklarını bile koruyamayan devlet.