Fuzûlî demiş ki:
"İnsanın ar damarı ne zaman çatlar biliyor musun?
Birinin gözyaşına sebep olduğu hâlde, sanki hiçbir şey yokmuş
gibi davranmaya başladığında."
Yıldız Kenter'in de dediği gibi;
Herkesin her niyetini çözdüğüm gün, kendime bir söz verdim.
Masum değiller, dürüstte değiller o yüzden bana lazım da değiller.
Siz birini çok sevmiş olabilirsiniz hatta o da sizi çok sevmiş olabilir. Ama bazen olmaz, yazın ortasında yağmur yağar ve siz o pikniğe gidemezsiniz. Belki zorlarsınız ama bu kez de her yeriniz çamur olur.
Ne diyordu Cemal süreyya:
"İnsanlar değişmez, boşunuza çabalayıp kendinizi yormayın. Ne sineği çöpten, ne arıyı çiçekten vazgeçiremezsiniz. Herkes eninde sonunda kendi doğasına döner."
Allah birinin senin için olmadığını gösterdiğinde ve sen hala onun peşinden koşmaya devam ettiğinde; Allah, o kişinin seni gitmekten başka çaren kalmayacak kadar incitmesine izin verir.
Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında şöyle der;
"Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı, çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir."
Yola çıkarken benden daha hevesliydi, daha istekliydi; şöyle yaparsak böyle olur dedi. Bir takım planlar, projeler, ağzım kulaklarımda dinlediğim hayaller... İnandım, çıktım yola. Bir baktım ki; Ne yar var, ne yol...