🔴 Yaklaşık beş aydır tutuklu bulunan Muhammed Beyaz ve Zeyd Çakırcalı tahliye edildi.
Ancak geride cevapsız kalan önemli bir soru var: Eğer bugün serbest bırakılıyorlarsa, aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarının hesabını kim verecek?
Somut deliller ortaya konulmadan insanların gözaltına alınması, tutuklanması ve aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakılması artık sona ermelidir.
İnsanları çeşitli iddialarla cezaevlerine koyup aylar, hatta yıllar sonra sessizce tahliye etmek; kaybedilen zamanı, yıpranan aileleri ve yaşatılan mağduriyetleri telafi etmiyor.
Hiç kimse varsayımlar, ithamlar veya zayıf gerekçeler üzerinden mağdur edilmemelidir.
@RcalZeyd28403@ogrensonrakonus
DUYURU ve DESTEK ÇAĞRISI
Bir kardesimzin çene erimesi var ve tüm dişleri çürük. Agrılardan her an ağlıyor durumu içler acısı.
Kardeşin tedavisi 4-5 ay sürecek. Ameliyat masrafları yüksek. Ve hiçbir geliri yok. Ameliyat ve tüm dişlerin tedavisi için anlaşma sağladığımız klinik ibanına yardım toplayacağız inşallah.
Bunu tek başıma karşılamam çok zor.
Hepinizin desteğine ihtiyacım olacak dostlar.
Kampanya başladığında lütfen destek olun...
⚘️⚘️⚘️⚘️⚘️⚘️⚘️⚘️⚘️
🔴 Ürdünlü akademisyen İyad Kunaybi:
- Kardeşlerim, tehlikede olanlar işgal zindanlarında idamı bekleyen esirler değildir. Asıl tehlikede olanlar, eğer onlara yardım etmezsek biziz.
- Tek bir boğazın kapatılmasının dünyada nasıl bir sarsıntıya neden olduğunu gördünüz. Devletlerin "Gazze için elimizden bir şey gelmiyor" sözünün doğru olmadığını gördünüz. Eğer istenseydi bunlar bugüne kadar birer baskı aracı olarak kullanılırdı.
- Esirleri unutmak, işgalcinin kazanabileceği en büyük zaferdir. Esirlerin isimlerini ve hikayelerini gündemde tutun. Çocuklarımıza Müslüman'ın kardeşini terk etmeyeceğini ve kahramanlarına sahip çıkacağını öğretin.
🔴 Mepa News Genel Yayın Yönetmeni Halid Abdurrahman’ın X hesabı mahkeme kararıyla Türkiye’de erişime engellendi.
Kararı duyuran Abdurrahman, “Bu yapılanların 28 Şubat döneminde İslami kesimleri susturmayı, sansürlemeyi ve baskı altına almayı hedefleyen politikaları andırdığı açıktır.” dedi.
4 yaşındaki Gazzeli Yusuf’un sıklıkla böylesine kan kustuğu ciddi bir hastalığı var. Ancak Mısır’da bile hakkıyla tedavi edilemeyen Yusuf, Gazze’ye geri gönderilme tehlikesi ile karşı karşıya. Tedavi için Türkiye’ye gelebilirse yaşama şansı var. @saglikbakanligi@drmemisoglu
Kamuoyuna Duyurulur!
Hz. Peygamberi Savunmanın Bedeli Ödetilmek İsteniyor!
Leman Dergisinin hakaret karikatürlerinden sonra Peygamberimizi savunmak için gittiğimiz protestodan dolayı hakkımızda yaralama, polise mukavemet gibi isnatlardan soruşturma başlatılmıştır. Bugün ifademi verdim.
Hiçbir polise fiziki olarak saldırmama rağmen toplumsal bir olaydan ayıklanarak hedef alınmamızın kasıtlı olduğunu düşünüyorum. O gece ortaya çıkan bir suç ve cürüm varsa tamamı o alçak karikatürü çizen ve yayımlayan Leman Dergisi'ne aittir.
Avukatım söz konusu soruşturma ile yakından ilgilenmektedir. Dinimizi, peygamberimizi savunmaya devam edeceğiz. Hakkımızda asılsız iddialarla soruşturma başlatanlar da süreçte amaçlarını gösterecektir. Toplumsal bir olayda projeksiyonu bize çevirenler bilmeliler ki hakkı hakikati dini mübini İslam'ı her durum ve şartta muhafaza ve müdafaa etmekten vazgeçmeyeceğiz.
🔴 Filistinli ilim adamı Ebu Katade el-Filistini:
Savaş yaklaşıyor; uzun yıllardan değil, şu anda kapımızı çalan bir savaştan bahsediyorum.
Bu yüzden sabredin, çok az kaldı. Birbirinizi sevin ve birlik olun. Bunu yapmazsanız Allah sizi daha hayırlılar ile değiştirir.
Sokaklardan, meyhanelerden insanlar gelir; daha önce namaz kılmayan kimseler gelir ve İslâm’ın önderleri olurlar. Allah, İslâm’ı hiç duymamış insanları getirir ve onları ümmetin en hayırlı topluluğu kılar.
Namaz kılmayı bilmeyenler camiden çıkar, mücahid olur, sonra Allah yolunda şehid olurlar.
İsimler, etiketler, tarihler size fayda vermez. Kimse Allah’ın huzurunda “Ben falancalardanım” diyerek kurtulamaz. Eğer bu yoldan ayrılırsanız, soyunuz da akrabalığınız da size fayda sağlamaz.
Önemli olan, kim olduğunuz ve neyi yaptığınızdır.
Müslümanları gerçekten seviyor musunuz?
İslâm’ın zaferini gerçekten istiyor musunuz?
Yoksa insanların kurduğu bir yapıyı, bir partiyi mi zafere taşımaya çalışıyorsunuz?
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
"Şayet birbirinizi artık defnetmezsiniz diye endişe etmeseydim kabir azabı seslerini size de duyurması için Allah'a dua ederdim''
Müslim
🔔 Şu Enfes Hikayeyi de Ekleyelim:
Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah (r.a.) şöyle dedi:
"Resûlullah (s.a.s.), Ebû Ubeyde'yi (r.a.) başımıza kumandan tayin ederek Kureyş kervanının karşısına çıkmak üzere bizi gönderdi. Bize azık olarak bir dağarcık hurma verdi. Verecek başka bir şey bulamamıştı. Ebû Ubeyde hurmayı bize tane tane veriyordu. Dinleyenlerden biri:
– O hurmalarla nasıl geçinebiliyordunuz? diye sordu. Câbir:
– Onları çocuğun meme emmesi gibi emer, sonra üzerine su içerdik, o gün geceye kadar bize yeterdi. Sopalarımızla ağaç yapraklarını silker, sonra onları su ile ıslat��p yerdik, dedi. Sonra da sözüne şöyle devam etti: Biz deniz sahili boyunca yürüdük. Sahil boyunda önümüze büyük kum tepesi gibi bir şey çıktı. Onun yanına kadar geldik, bir de baktık ki, Anber denilen bir balık. Ebû Ubeyde:
– Bu, ölü bir hayvandır, (yenilmez) dedi. Sonra da: Hayır, bizler Resûlullah'ın (s.a.s) elçileriyiz ve Allah yolundayız. Siz son derece zorda kalmış bulunuyorsunuz, o halde yiyiniz, dedi. Biz üç yüz kişi idik ve bir ay süreyle onun etinden yiyerek orada kaldık, hatta kilo da aldık. Balığın göz çukurundan testilerle yağ aldığımızı biliyorum. Biz ondan öküz büyüklüğünde parçalar kesiyorduk. Ebû Ubeyde bizden on üç kişiyi alıp onun göz çukuruna oturttu, onun kaburga kemiklerinden birini de alıp dikti. Sonra yanımızdaki en büyük deveyi semerledi ve deve ile kaburga kemiğinin altından geçti. Balığın etinden pastırma da yaptık. Medine’ye gelince, Resûlullah'ın (s.a.s.) yanına gidip olup bitenleri anlattık. Res��l-i Ekrem:
O, Allah'ın sizin için çıkardığı bir rızıktır. Onun etinden yanınızda bir miktar var mı, bize de yedirseniz? buyurdu. Biz de Resûlullah'a (s.a.s.) ondan bir parça gönderdik, o da yedi." (Müslim, Sayd 17)
Şii İran ve Nusayri Esad 13 yıl, 9 Ay ve 3 gün boyunca Suriye'de;
• 2.6 milyon insanı katletti.
• 3.5 milyon insan yaralandı.
• 12 milyon insan ülkesini terk etti.
• 2 milyon çocuk yetim ve öksüz kaldı.
• Lübnan'a sığınan kadınlar satıldı;
• Bakire kadınlar 1500 Dolara satıldı.
• Dul kadınlar 500 Dolara satıldı.
• Halk açlık ve yoksulluktan öldü.
• 30.000'den fazla kadın zindanda çürüdü.
• Onbinlerce Suriyeli göç yolunda öldü.
• Binlerce kadın fuhuş mafyasınca kullanıldı.
• Onbinlerce çocuk kaçırıldı ve bir daha bulunamadı.
• Her türlü ırkçılık ve nefrete muhatap oldular.
• Kimine Fırat Nehri, kimine Akdeniz ve kimine Meriç Nehri mezar oldu.
• Yerin yedi kat altında kurulan mahzenlerde işkenceler yapıldı.
• Onbinlerce kadına sistematik tecavüzler uygulandı.
• Tecavüzden hamile kalan kadınlar intihar fetvası dilendi.
√ Şiiler ve Nusayriler Hüseyin nidalarıyla gözyaşı döküp sinelerini döverken Yezid'e evrilmiş ve masum insanların kanıyla vicdanına gusül aldırıyordu.
√ O gün hiç biriniz "Suriye'de İnsanlık Katlediliyor" demediniz. Aksine Lazkiye sabillerinde uyuşturucu çekip "Esad bizim ilahımızdır, Esed'ten başka İlâh yoktur" diyorsunuz.
√ Ahmed Şara veya Colani muvaffak olunca çıkardığı genel af ile sizi Yeni Suriye'nin Kurucu Unsuru olmaya davet etti. İntikama değil adalete talip olduğunu beyan etti. Bunu ret edip İran ve İsrail'in kışkırtmasıyla meşru Suriye Hükûmetine karşı Darbe yapmaya kalkıştınız, katliam yaptınız.
√ Şimdi Suriye'de #AlevilerKatlediliyor yalanıyla Türkiye'yi karıştırmak istiyorsunuz.
√ Asla başaramayacaksınız! Bu ülkeyi ifsâd edemeyeceksiniz! İddia ettiğiniz gibi eğer Alevileri çok seviyorsanız, buyurun Suriye orada! Sizi tutan yok!