Her seçimi bile isteye kaybettiren, mahkeme kararından bir saat sonra tüm sosyal medya hesaplarına genel başkan yazacak kadar hırslı olan ve genel merkezi mafyatik tiplerle basan iş birlikçi kurultay falan yapmaz, geçiniz.
Burası Yeni Türkiye;
Bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
🔘Bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
🔘Ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
🔘Sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
Başkanlık rejimi budur !
Dur hele sen daha dur....
Ödeyemediğiniz kira, kredi kartlarıyla döndürmeye çalıştığınız harcamalar, alamadığınız et, gidemediğiniz tatil, oturamadığınız bar, dilediğiniz saatte yürüyemediğiniz sokaklar ve artık olmayan okulunuz hah işte tüm bunlar politik
gittiğiniz bar okuduğunuz okul oy verdiğiniz parti bir sabah yerinde olmayabilir ama siz hala bir sıra olduğunu ve size en son geliceğini düşünüyorsunuz
Bilgi’de okumuş, CHP’ye oy veren, Kadıköy’de yaşayan bir vatandaş olarak dün itibarıyla okulum, oy verdiğim partinin iradesi ve yaşadığım ilçenin sosyal yaşamı aynı anda gasp edildi. Yeni rejimin inşasında gaza basıldı. Durduramazsak, bu rejimde nefes alacak alan dahi yok.
Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılması kararına binaen müstakbel hukuki tartışma, AYM'nin aşağıdaki saptaması ışığında yapılmalıdır (evet, hukuk ayaklar altında, kabul. Fakat not düşmek mesleki sorumluluğumuz):
"Faaliyet izninin kaldırılması geri alınması mümkün olmayan bir idari işlem niteliğinde olup faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun eğitim ve öğretime devam etmesi ya da tekrar başlaması mümkün değildir. Bu bağlamda her ne kadar adı faaliyet izninin kaldırılması olsa bile bu idari işlemin, sonrasında geri alınmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde söz konusu idari işlem yükseköğretim kurumunun fiilen kapatılması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla vakıf yükseköğretim kurumunun kanunla kapatılması gerekirken bu konuda kapatma niteliğinde bir idari işlem tesis edilmesine imkân tanınması Anayasa’nın 130. maddesine aykırıdır."
(AYM, E.2020/55, K.2023/228, 28/12/2023, § 101.)
bir gece, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir kararla bir üniversiteyi kapatıp 25 bin öğrenciyi altyapısı bile olmayan başka bir okula devretmeye “ülke yönetmek” denemez. imamoğlu 'artık hiç kimsenin diplomasının güvencesi yok' dediğinde aslında tam da bu keyfiyeti anlatıyordu