Irmak öğretmenimizi tokatlayarak ölümüme sebep olan bu diplomasız ahlaksız kadın tutuklanana kadar paylaşmaya devam edeceğim
ASİL TÜRK MİLLETİ
UNUTMA
UNUTTURMA
Hak ettiğin cezayı alana kadar unutturmayacağız..
#melahati̇leritutuklansın#irmaköğretmeniçinadalet
Irmak öğretmenimizi tokatlayarak ölümüme sebep olan bu diplomasız ahlaksız kadın tutuklanana kadar paylaşmaya devam edeceğim
ASİL TÜRK MİLLETİ
UNUTMA
UNUTTURMA
Hak ettiğin cezayı alana kadar unutturmayacağız..
#melahati̇leritutuklansın#irmaköğretmeniçinadalet
Okulumuzun mezunu ve mücadele dostumuz Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın!
ODTÜ’nün geleneğini ve kültürünü sanatına taşıyan; baskılara rağmen susmayarak her zaman emekten ve emekçiden yana olan Deniz Göktaş yalnız değildir! #denizgöktaş@idgoktas
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
'bağlantıları sayesinde mülakatsız olarak atandı'
Baskı ve şiddetle genç öğretmen Irmak Koparan’ı ölüme sürüklediği iddia edilen müdür, tenzili rütbe ile öğretmenliğe düşürüldü.
Destek veren milli eğitim müdürü açığa alındı.
Sabahat Akkiraz’ın iddiasına göre, Melahat İleri; müdür olarak görev yaptığı okula bağlantıları sayesinde mülakatsız olarak atandı.
Nerede okuduğu belli olmayan , nasıl öğretmen ve nasıl müdür olduğu şüpheli olan, uyguladığı mobbing, baskı, hatta tokat atmaya kadar varan eylemleriyle densizleşen sözde okul müdürünün, babası intihar eden kızın ailesine söylediği söze bakın:
"Kızınıza sahip çıksaydınız!"
Arkadaşlar, bu kadını sürekli ifşa edelim, gündemden düşürmeyelim!
Ramazan Gültekin İstanbuldaki mafya bozuntularının tekerine çomak sokan ve İBB dosyasından hukuksuz bir biçimde esir tutulan çiçeği burnunda bir baba.
Bu kitabı kendisi cezaevindeyken doğan ve doğum haberini bile 10 saat sonra alabildiği kızı için yazdı.
Tüm yeğenlerim için birer tane aldım. Etrafınızda çocuklar varsa daha güzel bir hediye düşünemiyorum.
Başta evladından ayrı düşürülenler olmak üzere tüm babaların babalar günü kutlu olsun.
Tarih Unutmaz Arşiv Yalan Söylemez.
Saat sabahın dördü...
Kaybeden aday hışımla İlçe Seçim Kurulu’ndan içeri girdi. Kurul Başkanı hâkime döndü ve bağırdı: “Şu haline bak sarhoş adam. Şu adalete bak. Kimlere kalmış. Seni yakacağım. Hepinizi adli tıbba göndereceğim, seni süründüreceğim. Yakacağım.”
Tarih: 27 Mart 1989.
Yer: Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu.
Hakaret eden ise Beyoğlu’nda başkanlık seçimini yüzde 21.7 oy alarak kaybeden Recep Tayyip Erdoğan. Hakaret ettiği kişi, İlçe Seçim Kurulu Başkanı 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Nazmi Özcan.
Erdoğan oyların sayımında “kesin bir şey olduğunu” düşünüyordu. İtirazı reddedilince kurulu basmış ve ağzından hakaretler dökülmüştü. Bununla da kalmamış, hâkimin sarhoş olduğunu ispatlamak için onu adli tıbba götürmeye çalışmıştı.
Erdoğan yargıdan kaçtı
Nazmi Özcan, Anadolu’nun birçok yerinde görev yapmış bir hâkimdi. “Delikanlı” denilen bir duruşu vardı. Silah taşıyordu. Sinirlerine hâkim oldu. Hayatında kimseye dava açmamıştı. O gün Erdoğan’ı adalete teslim etmeye karar verdi.
Özcan’ın yanı sıra 7 sandık görevlisinin daha imzasıyla tutanak tutuldu. Erdoğan, 31 Mart 1989 tarihinde polis nezaretinde Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Tutuklama talebiyle Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Avukatı Erdoğan’ın tutuklanacağını anlayınca, “Reis! Hemen gitmemiz lazım buradan” dedi. Erdoğan kaşla göz arasında kayıplara karıştı. O gün Erdoğan’a “kaç” diyen avukat sonradan AKP’de milletvekili olacak Zeyid Aslan’dı. Evet, Meclis’te gazetecilere “Bacak aranızı çektirip gazeteye bastırsam”, milletvekiline “Terbiyesiz. Senin kıçını si..erim” diyen, Meclis Komisyonu’nda Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’na uçan tekme atan kişi.
Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Erdoğan, 27 Nisan tarihinde adliyeye geldi. Kardeşi Mustafa Erdoğan aracılığıyla “birahane sahibi ve kumar işleriyle ilgilenen” Kudret Bey’e haber göndermişti. Kudret Bey, adliye binasındaki “dostları”yla görüştükten sonra Erdoğan’a “gidebilirsin” demişti. Erdoğan, tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi. Sadece 4 Mayıs 1989 tarihine kadar, yani bir hafta cezaevinde kaldı. Tekrar hâkim karşısına çıkarıldı ve 500 bin TL kefaletle serbest bırakıldı. Yargılama sonunda 6 ay hapis ve 20 bin TL para cezasına çarptırıldı. Hapis cezası TCK’nin 72. maddesi gereğince 920 bin TL para cezasına çevrilerek tecil edildi. Yani Erdoğan hapse ilk kez “şiir okuduğu” için değil, seçimlere itiraz ederken ettiği hakaret nedeniyle girdi.
BU HABERI LÜTFEN YAYIN SARAYLININ KIM OLDUĞUNU HERKES IYI BILSIN
KEMAL TAŞDEMİR..