Madem her nefis ölümü tadacak...
O zaman sonu belli bir yoldan korkmak, ahmaklıktır.
Korkarak yaşarsan sadece ölümü beklersin; cesur yaşarsan namını bırakırsın.
Günü geldiğinde azrail bile selam durmalı.
#SözünÖzü#Racon#HayatVeÖlüm#Cesaret#Felsefe#Sözler#RaconSözler
Oysa veren O, yaratan O, imkânı sunan O. Biz sadece emanetçiyiz; bir elden alıp diğer elde tecelli ettiren birer aracı... Sahip olduğumuz hiçbir şey bizim değil ki, verirken kimseden bir teşekkür ya da minnet bekleyelim.
Bazen en büyük mucize, sadece yürümeye karar vermektir. Sen imkânsız görünenin üzerine doğrulukla yürü; kapılar açılır, asalar konuşur, çöller yeşerir... Yeter ki yolun O'na çıksın.
#Saffat99#Niyet#GününSözü#Teslimiyet#Tevekkül
Ben çok şey istememiştim ki...
Zaten fazlasında gözüm yoktu, elimde kalan azıcık hayalden de feragat ettim.
Bazı kapılar bir daha açılmamak üzere kapandı bende. İçeride kimin kaldığının da bir önemi yok artık.
#kabulleniş#yorgunluk#vazgeçtim#geceyenot#anlamlısözler#sözler
Pusula saatten önce bulundu; çünkü nereye gittiğini bilmeyenin ne kadar vakti olduğunun bir önemi yoktur.
Yön zamandan önemlidir.
Rabbim yönümüzü, istikametimizi şaşırtmasın.
#Pusula#İstikamet#GününSözü#Motivasyon
Kur’an’da geçen bazı temel kavramlar, sadece tek bir ritüele sıkıştırılamayacak kadar geniş bir anlam derinliğine sahip. Bunların en başında da "Salât" (صلوة) kavramı geliyor.
Müddessir ve Ahzâb sureleri üzerinden bu kavramın izini sürelim👇
Nitekim Müddessir Suresi’nin devam eden ayetleri bu toplumsal dayanışmayı doğrular:
"Yoksulu doyurmazdık, batıla dalanlarla birlikte dalardık..."
Özetle Salât; hem Yaratıcı ile kurulan o derin bağ (namaz) hem de hakikatin ve ihtiyaç sahibinin yanında durma (destek) bilincidir.
6/6
Milletin, köyün ve toprağın her karışını son nefse kadar savunma bilincini özetleyen o stratejik anlayış; masalarda değil, tarlasındaki sabanın ucuna tutunan o yorgun Türk köylüsünün sözlerinde can buldu.
#MustafaKemal#Havza#MilliMücadele#Tarih#KurtuluşSavaşı
1/6
25 Mayıs 1919... Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları Havza yolunda ilerliyor. Ancak yollar kötü, arabalar sürekli bozuluyor. Kavak yakınlarında araba yine arıza yapınca, Paşa ve arkadaşları inip biraz ötede tarlasını süren bir köylünün yanına gidiyorlar.
5/6
Bu acı ve yalın gerçek karşısında gözyaşlarını tutamayarak arabasına binen Mustafa Kemal Paşa'nın zihninde, belki de Kurtuluş Savaşı'nın kaderini değiştirecek o asırlık felsefe şekilleniyordu: Sakarya'nın ruhu olan "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır."