1- Emekli "maaşı" değil, "yaşlılık aylığı"
2- Devlet vermez (maaş değil. o memura verilir). SGK'lının çalıştığı dönemde ödediği primlerle oluşan havuzdan koşulları yerine getirene ödeme yapılır.
2- 45 yaşında emekli aylığı alanların sayısı son derece az. Türkiye’de halen yaşlılık aylığı alanların yaş ortalaması 62. 41-50 yaş arası aylık alan yalnızca %14-15 civarı.
3- Geçinecek kadar aylık alan hiçkimse yok. Aylık ortalaması asgari ücretin altında, yoksulluk sınırının çok çok altında.
4- Herhangi bir işte ücretli çalışmamış, emek vermemiş biri olarak bu konuda en son konuşabilecek kişi sen olmalısın.
Sayın Bakan,
Anneliğin ve ailenin değerini anlatmak için kimseyi ikna etmenize gerek yok.
Bu topraklarda insanlar anneliğe sonuna kadar saygı duyar…
Aileyi savunurken, kimleri ailenin dışında bıraktığınızın farkında mısınız?
Annelik ikame edilemez demişsiniz…
Kimse de anneliğin yerine bir şey koymaya çalışmıyor.
Sevgi tek tip değildir, hayat tek kalıba sığmaz…
✅ Yıllarca tedavi görüp çocuk sahibi olamayan kadınlar, erkekler de var…
✅ Evladını kaybetmiş anneler de var…
✅ Evlat edinmiş, büyüten insanlar da var…
✅ Yalnız yaşayan ya da kalan ama bir kediye, köpeğe, kuşa bakarak hayata tutunan insanlar da var…
Bunlar aile değil mi?
Misal, bir kadın düşünün…
10 yıl boyunca tedavi görmüş, umut etmiş, beklemiş ama bebeği olmamış…
Sonra bir köpeği olmuş, ona oğlum, kızım demiş…
Bu kadına çıkıp böyle sevgi olmaz, bu annelik değil demek kimi koruyor?
Kalpleri nasıl kırdığınızın farkında mısınız?
Bir de hayatın gerçeği demişsiniz...
O zaman hayatın gerçeğine hadi hep birlikte bakalım…
✅ Denetimleri ihmal edilmiş binalarda depremlerde yaşamını kaybetmiş binlerce çocuğu hatırlıyor musunuz?
✅ Hızlandırılmış trende yaşamanını kaybeden Arda’yı?
✅ Narin Güran’ı?
✅ Gülistan’ı?
✅ Münevver Karabulut’u?
✅ Kartalkaya’da otel yangınında kül olan çocukları?
✅ Kahramanmaraş’ta, Urfa’da, Çekmeköy’de okuldaki silah seslerini? Yitip giden çocukları, öğretmenlerimizi?
✅ Hasteneye, yoğun bakım ünitesine emanet edilen bebeklerin hayatını kaybetmesini?
Hatırlıyor musunuz?
Bu acıları yaşayanlar için aile ne demek?
Hiç düşündünüz mü?
Bunlar ve nice acılar insanların zihnine yerleşmiş, mevcut koşullarda dünyaya çocuk getirmenin engelleyici olası riskleri olabilir mi?
Sonra ekonomik koşullar…
Bir çocuğu bu dünyaya getirmek,
sadece doğurmak değil…
Onu güvende büyütebileceğin bir ortama da inanmaktır.
Bu inanç kaybedilmiş olabilir mi?
Araştırmalar diyorsunuz…
Evet, bazı insanlar için çocuk sahibi olmak hayatına bir anlam getirir…
Ama herkes için değil!
Çünkü anlamın tek kaynağı çocuk değildir…
Kimi için üretmek, kimi için sevmek, kimi için bir canlıya bakmak, kimi için sadece hayatta kalmak bile anlamdır.
Devletin görevi insanlara anlam tarif etmek, anlam biçmek değil…
İnsanların kurduğu bütün anlamları tanımaktır.
Aileyi güçlendirelim diyorsunuz…
Katılıyorum…. Tüm kalbimle…
Ama aileyi güçlendirmek
onu tek bir forma zorlamakla olmaz.
Aileyi güçlendirmek…
✅ Yalnız olanı dışlamamak
✅ Çocuğu olmayanı eksik görmemek
✅ Farklı yaşayanı tehdit gibi algılamamakla olur…
Güçlü toplum, tek tip insanlardan değil, birbirine saygı duyan farklı insanlardan oluşur.
Ayrca kimse anneliğin yerini almaya çalışmıyor… İnsanlar; benim sevgim de gerçek... Benim hayatım da eksik değil demek istiyor, hayata bir yerinden tutunmaya çalışıyor.
Aile sadece çocuk doğurmakla kurulmaz…
Aile; bazen bir insanın yalnız kalmamak için sarıldığı bir köpektir…
Bazen evladını kaybetmiş bir annenin hatırasıdır…
Bazen de artık kimseyi kaybetmek istemiyorum diyen bir insanın son kararıdır.
Daha da önemlisi…
Çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değil, bir tercihtir.
Bu tercihte bulunmayanları
eksik, korkak ya da hatalı ilan etmek aileyi büyütmez…
Bilakis, insanları aile fikrinden uzaklaştırır…
Misal ben çocuk yapmadım diye sevgisiz değilim…
Sadece mevcut koşulları yeterince güvenli bulmuyorum…
Süpürge reklamıyla ilgisi yok tercihimin.
İnsanlar neden çocuk yapmaktan vazgeçiyor?
Asıl araştırılması, üzerinde konuşulması gereken budur.
Kocaelispor’da çalıştığım 2002-2005 ve 2014-2019 yılları arasında yapılan her genel kurulun ilanını müteakip tüm yerel basın istisnasız arar, oy kullanma hakkı olan kaç üye olduğunu, hazirun listesini sorardı. Basınımız değişip sormadı mı? Sordu, cevap alamadı ve normal mi gördü?
🔴 14 Nisan’da genel kurul kararı alan Kocaelispor yönetimi, tüzük gereği 2 gün içinde ilan etmesi gereken hazirun listesini hâlâ yayımlamadı.
Kulüpten herhangi bir açıklama yapılmadı.
Haklıydılar, haklarını aradılar. Yürüdüler, direndiler. Zafere inandılar, haklarının peşinde olduklarına tüm toplumu da inandırdılar. Gücün karşısında, birlikte omuz omuza, sırt sırta vererek hak edilenin nasıl elde edileceğini hepimize gösterip ışığımız, umudumuz oldular.✊👷♂️
Doruk Maden işçileri yalnız değildir. Emeklerinin karşılığı maaş ve tazminatları ödenene kadar, tüm kamusal alanlarda kafamda sarı baretimle yanlarında olduğumu gösterip, seslerine katkıda bulunacağım. #MadenİşçileriyleOmuzomuza@bagimsizmadenis
Doruk Maden işçileri yalnız değildir. Emeklerinin karşılığı maaş ve tazminatları ödenene kadar, tüm kamusal alanlarda kafamda sarı baretimle yanlarında olduğumu gösterip, seslerine katkıda bulunacağım. #MadenİşçileriyleOmuzomuza@bagimsizmadenis
Milli Takım futbolcularına villa verilecekmiş…
Neredeymiş bu villalar?
Habere göre Bargilya Sulak Alanı’nda… 197 kuş türünün olduğu yerde… Çevre mühendisleri “aman ha yapmayın” diye uyarırken…
İş yargıdaymış, yargı süreci hala sürerken…
Kuraklık gelecek yılların en büyük sorunuyken…
Muğla Su İnisiyatifi yaptığı yazılı açıklamada şunları söylemiş:
“Bu proje TFF’nin kurumsal bir girişimi değil, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun şahsi yatırımıdır. Yıllardır yargı ve kamuoyu engeline takılan Ali Ağaoğlu projesini satın alarak devam ettirmek istiyor. Milli takım zaferini bahane ederek, Milas’ın son sulak alanını yok etmeye çalışıyor.”
Mesele, kamusal bir değerin özel bir kazanca dönüştürülmesi gibi görünmüyor mu?
Yani bu alan hepimizin, halkın…
197 kuş türünün de…
Milli Takım, bizim…
Milli takım, primle oynayan bir kulüp takımı değil…
Göğsünde ay, yıldız taşıyan futbolcular var.
Bu formanın değeri ne villayla ölçülür ne tapuyla…
Çünkü bazı şeylerin fiyatı olmaz.
Milli forma…
Vatan duygusu…
Doğa…
Bunlar parayla, tapuyla ölçülemez…
Bir ülke kazanırken doğasını kaybetmez… Kaybetmemeli!
Eğer bir galibiyetin bedeli;
toprağın, suyun, ekosistemin zarar görmesiyse…
O galibiyetin tadı kaçar…
Halkın önemli kısmının asgari ücretle çalıştığı, işsizliğin yoğun olduğu, en düşük emekli aylığının asgari ücretin bile altında kaldığı, deprem bölgesinde insanların hala konteynerde yaşadığı günümüzde milyonlarca euro kazanan futbolculara düşen “Biz bu formayı villa için değil, bu ülke için giyiyoruz.” demesi ve villaları reddetmesidir…
Bazı kavramlar vardır…
Bu kavramlar fiyat, villa, arsa, araba vs. ile yan yana geldiği zaman değeri düşer…
Ve milli forma bu kavramların başında gelir…
Üzerinde bayrağımız vardır…
Ve bir milli maçı kazandığımızda stadyumda şu şarkı çalar👇
“Havasına suyuna taşına toprağına
Bin can feda bir tek dostuma
Her köşesi cennetim ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim”
Sadece şarkıda kalmasın…
Memleketin havasını, suyunu, taşını, toprağını korumak hepimizin görevi…
Futbolcuların da…
https://t.co/Da0nuolKeU
@Kocaelispor Maalesef yanlış bilgilendirme. Bahsettiğiniz deplasman yoluna geçiş kapısı emniyet tarafından kapalı tutuldu. Doğu Maraton Otoparkını kullanan araçlar, yine kapalı otoparktan çıkanlarla çakıştı. Güzel, yerinde bir düşünce ama maalesef uygulanmıyor. @Kocaelispor 💚🖤💪
Kocaelispor futbolcu kartları ile ilk 11'i tamamlayan çocuklarımız arasından kuralar çekildi ve şanslı olan çocuklarımız, takımımızın kamp yaptığı otelde 1 gün geçirdi.
Bu şehirde çocuklar Kocaelispor'u tutar!
Aşağıdaki linkten videoya ulaşabilirsiniz.
https://t.co/dZ8MaKo5yn
Duyun bu sesi
Bu sesler ilkokulda sıra arkadaşı gsfbjk tutarken amatörde ki Kocaelispor’u tutan çocuğun sesi
Bu sesler ortaokuldayken tüm sınıf önceki akşam oynanan derbi hakkında konuşurken alayına 3. Ligde ki Kocaelispor diyen çocuğun sesi
Bu sesler lisedeyken yine 3 ligde 10 yıldır transfer yasaklı Kocaelispor’un deplasmanından döndükten sonra ertesi gün okulda boş işler peşinde koşuyorsun diyen yaşıtlarına karşı elbet birgün döneceğiz hepiniz Kocaelisporlu olacaksınız diyen çocuğun sesi
Bu sesler şehrinden kilometrelerce uzakta üniversitede 5 kişi, 50 kişilik gsfbjk standı karşısına ÜNİHM standı açıp şehrini onuruyla gururuyla temsil eden gencin sesi
Bu sesler menfaatsiz hiçbir başarı görmemesine rağmen SADECE KOCAELİSPOR diyenlerin sesi!
@gulfornothing Anlatım bozukluğu olmuş ama ne önemi var. Biz, bizi anlarız sonuçta. Giyilmiş olsun istiyorum zaten, bir kaç beden küçük olsun. Göbek dekoltesi vazgeçilmezim 🤣