Opel Frontera aracıyla sorun yaşayan bir takipçimiz:
“İstanbul Gerçek Opel’den 8 Temmuz 2025 tarihinde Opel Frontera sıfır elektrikli arabamı teslim aldım.
5. Gün Mersin’de yolda kaldı. Mersin Opel Öğütler servisinden 1 hafta sonra ancak cevap geldi aracın bataryası bozukmuş. Yani bize kusurlu sıkıntılı ayıplı mal satıldığı malum.
O süreçte bize ikame araç verilmedi. İstanbul’a dönmemiz gerekiyor dedik ilgilenen olmadı 2 hafta Mersin’de araçla ilgili çözüm için bekledik. İlgilenen olmadı. Servis aracı aldığınız yere götürün çünkü parçasının gelmesi en az 45 gün sürer gelse dahi yapacak usta yok.
Usta olsa dahi fiziki koşullar yok dedi. Biz de aracın iadesi için ihtar çektik ve bugün cevap için son gün olmasına rağmen opel hala bize geri dönüş yapmadı. Ne opel Türkiye ne satın aldığımız bayi ne de servis ihtarnamemize geri dönüş yapmadı.
İkame araç yok. Anca tamiri kabul edersek ikame araç verebiliriz dediler. O da kaç ay sürer belirsiz. 5 günde bozulan araç mı olur?”
Bir takipçimizin sıfır kilometre olarak aldığı elektrikli Opel Frontera'nın bataryası 5 gün sonra bozuldu.
Aracın iadesi veya değişimiyle ilgilenmeyen servis, parçanın en az 45 gün içinde geleceğini; gelse bile usta bulunmadığını, usta olsa bile tamir için uygun koşulların olmadığını söyledi.
Yaşadığınız mahalle bombalanıyor.
Evlatlarınız yanınızda ve bir arkadaşınız arıyor;”Hastanede paramparça çocuk cesetleri var-pek çoğunun kimliği tespit edilemiyor. Topluca gömülecekler birazdan” diyor.
Sonra ekliyor, ”İstersen çocukların ayaklarına ve kollarına isimlerini yaz, Allah korusun saldırılarda ölürlerse kim oldukları anlaşılır bari”
Telefonu kapatıp evladınızı yanınıza çağırıyorsunuz…
Saçınız beyazlıyor kızınız - oğlunuz yanınıza gelene kadar, 10 saniyede…
Sonra bacaklarına ve kollarına kim olduklarını yazıyorsunuz. Henüz sıcakken tenleri…
Kalemin ucu acıtmasın diye derisini, yumuşakça yazıyorsunuz.
Yavaş yavaş.
Gözlerine bakarak ve koklayarak…
“Allah korusun yavrum ama tedbir işte” diyerek yazıyorsunuz…
Ve işe yarıyor kahrolası zalimliklerin pençesinde, sıkıştığınız bir kentte evladınız için yaptığınız bu son jestiniz.
Gazze’de baba olmak, yazarken teni incinmesin diye sakındığımız evladınızın, buz kesmiş parçalarını toplamakla neticeleniyor.
Acınızla yanıp tutuşuyorsunuz da
ATEŞ
i
KES
e
miyor kimse.