ceyda yer hostesi.
küçücük eteği var.
küçücük.
kahveyi verirken kasti yapıyor biliyorum, bilerek bardağı uzatırken parmaklarıma dokunuyor.
ibneliğine.
tüm iç duygularım gecenin havlandırma penceresi gibi üstten açık.
lakin bu kız bir keman kadar ince, bir günah kadar usta
yaşamak her şeye rağmen iyi.
bunun söylenmiş olanı yenmekle ilgisi yok.
yok edilmenin imtihanıyla,
kitabın bir kez daha yazılmasıyla ilgisi var.
kıytırıktan.
en azından bunu tartışabilecek inisiyatife sahibim.
hayatın nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili bir yığın şey. tanrı olmaya hak verdim. bu çok zor. dünya ödünsüz kötü. yaşamak her şeye rağmen iyi. kimin yönettiğini önemsemek. rastlantısal olanda sörf yapmak.
biri var
en gizli duygular, en onmaz etikseller zatım adına, en "ben ben" diyen ego ekosu.
şimdi ne yapacağım.
ya yazdığım mesajı gönderirsem.
ya zepzeps beni yargılarsa.
ya artık yüzüne bakamazsam.
öldüğümü kimse bilsin istemiyorum.
bilse ne olur kimse?
kim o?
kimse.
kimim var kimsem yok
#helalleşmeyeceğiz
Şehit Jandarma astsubay Semih Özbey!
Ne çabuk unuttunuz şehit semih ve nicelerini!
Hepsinin vebali boynunuzda kalacak!
Ne bu dünyada ne ahirette helalleşmeyeceğiz!
bu gece net değilim.
bu gece olacak olanlar için olaylara değil,
kimselere gereksinim var.
neydilerle geçmezse, kimdilerle geçer.
bu sigarayı kim içer.
bir sanat oluşumu mu, yeni bir şaşırtıcı cümle mi bilinmiyor.
bitiyorsa bunlar niye uzuyor bu kadar.
bilinmiyorsa, gerekli mi?
dün motorlaydım yine.
motor kullananların o garip tek başına halleri vardır.
kimsen olmaz, gidonu tek tutarsın.
sabahın 4üydü, burası başka yani.
parantezleri açmamıştım.
noktalardan kalmamıştı.
kafamdan içeri rüzgar.
bacamdan sürat.
bir surat bir surat.
yol ölümü.
sokaktaki bütün dutları yedim. dünyanın en güzel kızına aşık oldum. emiş gücü yüksek diye anlatılan şu kağıt havlu denilen şeyin bir iki yaprağına sarılı bir puro getirmişti bana. ben de her gece o kağıttan havluları koklayıp yattım. puroyu da içtim
kuşların kanatlarıyla arkadaş ol.
saklı tutma olgun biri gibi davran. kim sevecek seni. kim katlanacak alıngan tavırlarına suratsızken ve umutsuz bıraktığında heveslerini. kim açacak pencereyi içeri daha çok hava gelsin diye.
gelen sabah.
ağaran gün.
patladı balon.
dünyayı bırakıp bir başka gezegene gitsem. kıyısına. ne olur?
yanaşırım.
neyin?
zeynep’in.
kaç şiiri bu alanda yedik anımsamıyorum.
kaç tanesi daha var?
ve avcumun tam ortasında hayat çizgin.
kısılınca gözlerin, uzaya çıkıyor kirpiklerin
yaşamakta nokta yok. çünkü berbat bir ulanma biçimi bu. biri yok olurken öbürü yaşar. beriki doğarken gerisi gelir her şeyin. her doğan çocuk servettir. çünkü şans denen şey başa gelebilen bi şeydir. başa gelen şansları unutmamak, talihsizlikleri konuşmamak gerek
Aydın'daki yangınlar sırasında köpeğini kaybeden Arzu Celep:
"Kül olduk. Bir şeyimiz kalmadı. Köpeğim yok. Ne olduğu belirsiz. Kuzular gibi bakıyordum köpeğime.
Köpeğimi çok özlüyorum, canımdan kıymetliydi, her şeyimdi."
İlk buluşmada 7 bin 600 TL harcayan genç, dolandırıldığını iddia etti:
• Sabahın köründe kalkıp arabamı yıkadım. Kıza hediye aldım.
• Çok güzel bir kolye aldım. Çiçek aldım, sevdiği çikolatayı aldım.
• Berbere gidip tıraş oldum.
• Bağcılar’dan Kadıköy’e giderek arabamla kızı evinden aldım. Zekeriyaköy’e kadar götürdüm.
• 2 saat İstanbul trafiği çektim ve biz bu kızla 1.5 haftadır konuşuyoruz.
• Yemek yerken bana “Ben seni arkadaşım olarak görüyorum. Yapabilecek bir şey yok. Hayatımıza daha bir sürü insan girip çıkacak” dedi.
• Kıza “Madem arkadaş olarak görüyorsun o zaman ben kalkayım” dedim.
• O da “Giderken beni de eve bırakır mısın?” dedi. “Tamam bari tatlı da yiyip öyle gidelim” dedim.
• Sipariş veriyormuş gibi kasaya gittim hesabı ödeyip hemen oradan çıktım.