Bir dakika durun ve şunu hayal edin.
Çin yarın bir karar alıyor.
"Bundan sonra buğday sadece yuan ile satılacak."
Ne olur?
CNN: "Çin dünyayı rehin alıyor."
BBC: "Gıda silah olarak kullanılıyor."
Reuters: "Çin küresel güvenlik tehdidi."
BM acil toplanır. NATO masaya oturur. Yaptırım paketi hazırlanır. 48 saat içinde Çin "diktatör devlet" ilan edilir.
Şimdi ikinci senaryoyu hayal edin.
Çin diyor ki: "Tüm çipler yuan ile alınacak. Tüm denizcilik sigortaları yuan ile yapılacak. Yuan kullanmayan ülke küresel finans sisteminden kesilecek."
Ne olur?
Savaş nedeni sayılır. Ekonomik terör denir. "Dünya düzenini tehdit ediyor" denir.
Haklılar mı?
Haklılar. Tek bir ülke bunu yaparsa gerçekten dikdatörlük olur.
Ama bir sorun var.
Amerika bunu 50 yıldır yapıyor.
Ve kimse dikdatörlük demiyor.
Lütfen dikkatli okuyun.
1944'te dünya bir anlaşma yaptı. Bütün paralar dolara bağlandı. Dolar altına bağlandı. Sistem basit: Doların arkasında altın var. Güvenliydi.
1971'de Nixon ne yaptı?
Altın bağını kimseye sormadan tek taraflı kopardı.
"Geçici tedbir" dedi. 55 yıl geçti. Hâlâ geçici.
Dolar artık altına bağlı değil. Hiçbir şeye bağlı değil.
Peki dolar neden hâlâ değerli?
Cevap: Petrodolar.
1974 yılında ABD ile Suudi Arabistan anlaştı.
Anlaşma çok basit:
"Petrolünüzü sadece dolar ile satacaksınız. Karşılığında sizi askeri olarak koruyacağız."
Suudi Arabistan kabul etti.
Ne oldu?
Petrol almak isteyen her ülke önce dolar almak zorunda kaldı.
Japonya petrol alacak? Önce dolar alacak.
Almanya petrol alacak? Önce dolar alacak.
Hindistan petrol alacak? Önce dolar alacak.
Brezilya petrol alacak? Önce dolar alacak.
Dünya nüfusunun %95'i petrol kullanıyor. Hepsi dolar almak zorunda.
Bu ne demek?
Dolara 50 yıldır trilyon dolarlık yapay talep yaratıldı.
Amerika'nın yaptığı tam olarak bu. Bir ülke petrole erişmek istiyorsa dolara erişmek zorunda. Dolara erişmek istiyorsa Amerika'nın kurallarına uymak zorunda.
Kurallara uymayan ne olur?
Irak.
2000 yılında Saddam petrolü euro ile satmaya başladı. 3 yıl sonra Amerika Irak'ı işgal etti. Saddam idam edildi.
Sebep? "Kitle imha silahları."
Kitle imha silahı bulundu mu? Hayır.
Libya.
2011'de Kaddafi altın destekli Afrika dinarı planlıyordu. Afrika kıtasının tamamı dolardan bağımsız olacaktı. Yaptırımlar başladı. Kaddafi sokakta öldürüldü.
Sebep? "İnsan hakları."
Kaddafi gitti. Libya 3 parçaya bölündü.
İran.
Petrolü yuan ve rupi ile satmaya başladı. Dolar kullanmayı reddetti. Ne oldu? Dünyanın en ağır yaptırımları. SWIFT'ten çıkarıldı. Ekonomisi boğuldu. Ve şimdi bombalanıyor.
Venezuela.
Petrolü Çin'e yuan ile satıyordu. Maduro yakalandı.
Tesadüf mü?
Hayır.
Hepsinin ortak noktası: Doları reddettiler.
Hiç düşündünüz mü?
Doların arkasında altın yok. Üretim yok. Sadece bir söz var.
"Petrol dolar ile satılacak."
Bu söz bozulursa ne olur?
Dolara talep düşer. Dolara talep düşerse sistem çöker.
Bu yüzden bu söz korunuyor. Ne pahasına olursa olsun.
Bu sistem nasıl çalışıyor?
Şöyle düşün.
Sen mahallede bakkal açıyorsun. Ama mahallenin kabadayısı geliyor. Diyor ki:
"Bu mahallede alışveriş yapmak isteyen herkes önce benim dükkândan jeton alacak. Jetonla ödeme yapacak. Jeton almayan kimse alışveriş yapamaz."
Sen soruyorsun: "Neden senin jeton?"
"Çünkü ben diyorum."
Kabul etmezsen ne olur? Dükkânın yıkılır. Belki kavga edersin.
Ama mahalledekiler kendi aralarında: "Jeton sistemi mahallenin güvenliğini sağlıyor." diyor.
İşte dolar sistemi bu.
Rakamlarla anlatayım.
Amerika dünya üretiminin %16'sını yapıyor.
Ama dünya ticaretinin %88'i dolar ile yapılıyor.
%16 üretim. %88 ticaret.
Bu matematik tutmuyor.
Neden tutmuyor?
Çünkü doların değeri üretimden gelmiyor. Savaştan geliyor. Petrol anlaşmasından geliyor. SWIFT kontrolünden geliyor.
11 uçak gemisi. 750 askeri üs. 170 ülkede asker. Dünyanın en büyük donanması. Bu sistem sayesinde ayakta kalıyor.
Doların arkasındaki güvence altın değil. Ordu.
Şimdi Çin aynı şeyi yapsa?
Çin diyor ki: "Buğdayı yuan ile alacaksınız."
Batı: "Dikdatörlük!"
Amerika diyor ki: "Petrolü dolar ile alacaksınız."
Batı: "Sağlam ekonomi."
Çin diyor ki: "Yuan kullanmayana yaptırım uygulayacağız."
Batı: "Ekonomik savaş!"
Amerika diyor ki: "Dolar kullanmayanı SWIFT'ten atacağız."
Batı: "Ulusal güvenlik."
Çin bir ülkeyi bombalasa: "Savaş suçu."
Amerika bir ülkeyi bombalasa: "Demokrasi operasyonu."
Aynı eylem. İki farklı isim.
Fark ne?
Çünkü Ray Dalio'nun dediği gibi günümüzde orman kanunları geçerli. Güçlü haklıdır. Bunu yapan ABD olunca kimse sesini çıkartamıyor.
Bu sistem ne zamana kadar sürer?
Tarihe bakın.
İngiltere 200 yıl sterlin ile dünyayı yönetti. Sonra bitti.
Portekiz, İspanya, Hollanda. Hepsi kendi dönemlerinde dünya parasını kontrol etti. Hepsi bitti.
Ortalama ömür: 80-100 yıl.
Dolar sistemi: 1944'ten beri 82 yıl oldu.
Tarihin sonuna yaklaşıyor olabiliriz.
Çin altın biriktiriyor. Rusya altın biriktiriyor. BRICS kendi ödeme sistemini kuruyor. Suudi Arabistan yuan ile petrol satmaya başladı. Merkez bankaları 30 yılda ilk kez altını doların önüne geçirdi.
Herkes hazırlık yapıyor.
Çünkü herkes biliyor.
Bu sistem ebedi değil.
Ve asıl soru.
50 yıldır dünyaya "dolar kullanacaksınız" diye dayatan sistem. Kabul etmeyeni bombalayan sistem. Uymayan ülkelerin liderlerini deviren sistem.
Bu sisteme ne deniyor?
Batı medyası: "Uluslararası düzen."
Ben: Dünyanın en büyük dikdatörlüğü.
Bir imparatorluğun en büyük başarısı suçlarını başarı gibi göstermesidir.
Amerika bunu mükemmel yapıyor.
Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?
İran'a yapılan saldırının "otoriter" batı medyası analizleri :
Savaş mı istiyorsunuz?
"Özgürleşme" deyin.
Yaptırımlar mı istiyorsunuz?
"Feminizm" deyin.
Rejim değişikliği mi istiyorsunuz?
“İranlı kadınlar” deyin.
En önemli ipuçları bunlar.
10 ipucu daha ekleyelim:
1. İran bombalandığında, bunu kimin yaptığını belirtmeyin. Asla "ABD ve İsrail bombaladı..." yazmayın. Bunun yerine :
"Patlamalar Tahran'ı sarstı" veya "Saldırılarda onlarca kişi öldü" ifadelerini kullanın. Füzeler kendiliğinden ortaya çıkar (bazen insanlarında -kendiliğinden öldüğü gibi).
2. Her zaman "İran devlet medyasına göre" ifadesini ekleyin. Ölen çocuk sayısından bahsediyor olsak bile. "Devlet" kelimesi, haberin güvenilir olmadığını göstermek için yeterlidir, çünkü bunu New York Times - BBC değil, İranlılar söylüyor, bu da bir yalandır elbet.
3. "Yasadışı saldırı" yerine "gerginliğin tırmanması" yazın. Yasallık analiz gerektirmez. Her şey sadece "bölgedeki gerilimler"dir. Tabii ki İran'ın neden olduğu gerilimler.
4. İran karşılık verirse, aktif fiil kullanın ve hayal kırıklığınızı gösterin. "İran saldırı başlattı", "İran vurdu", "İran yıkım yaratıyor."
5. Duygusal betimlemeleri yalnızca “doğru” kurbanlar için kullanın:
Bir İsrail şehri vurulursa:
“Terör,” “Dehşet,” “Okul yerle bir edildi.”
Bir İran şehri vurulursa:
“Askeri tesisler vuruldu.”
6. “İran'ı dönüştürmek”ten bahsedin. “Rejim değişikliği” demeyin. Rejim değişikliğini her zaman feminizm ile kullanın. “Bölgeyi dönüştürmeye çalışmak” veya daha iyisi, “tehdidi azaltmak” deyin.
7. Nükleer programdan bahsetmeye devam edin, hikayeyle ilgisi olmasa bile. Her makale, “İran nükleer silah edinmeye çalışıyordu” hatırlatmasına ihtiyaç duyar. Ve elbette, yalan olsa bile "İran müzakereyi kabul etmedi" diye eklemeyi unutmayın.
8. İran vatandaşları çocukları öldürülürse, sadece rakamlar ile yetinin. Onların yüzleri yok, hikayeleri yok, aileleri yok. Sadece rakamlar ve elbette yanına "İran yetkililerine göre" diye ekleyin ki, rakamlar büyükse inandırıcı görünmesin.
9. ABD ve İsrail saldırısı için "savaş" kelimesinden kaçının. "Hedefli saldırılar", "operasyon", "karşılık" deyin. Ve cesursanız, "savunma" deyin (İran tehditlerine ve elbette nükleer tehditlere karşı).
10. "Bölgesel istikrarsızlık endişeleri" ile bitirin: Uluslararası hukukun ihlali hakkında değil. Önceki Irak veya Libya hakkında değil. Sadece "kırılgan denge" deyin.
Ekstra nasihat:
"Kadın haklarını" unutmayın!
Tebrikler analiz hazır!
İnsanlar ev kirasını ödeyemiyor
Kredi kartları patlamış
Buzdolaplarinda zeytin varsa biraz peynir haricinde bir şey yok
Çocuğunun yırtılan ayakkabısı yerine yenisini alamıyor
Biz hergun açılımla yatıyor Suriyeyle kalkıyoruz
Gerçekten pes
EY ATEİST İNSAN KARDEŞİM!
Sen her şeyi bırakıp kaçabiliyorsun, ne güzel!..
Kendini inkârın kollarına atıyor ve Allah'ın senin ellerine, ayaklarına, yüzüne, yüreğine, gövdene verdiği imkânları tepebiliyorsun!..
Bahanelerin geçerlidir ve başımız üstünedir, eyvallah..
Eyvallah, din dediğin en keskin uyku hapı, en kötürüm eden zehir, en sarhoş eden alkol, en kafa yapan afyon olarak kullanılabilir..
Din dediğinle dünyada on numara bir hayat yaşanabilir, en ultra ve en filtre keyifler çatılabilir..
Din dediğin, bir cübbeye sarılıp, bir sakala yapıştırılıp; bir takkeye, bir kalpağa yamanıp ululuk taslanabilir...
Din dediğin, köşkler, saraylar yapılmak üzere beton, çimento, demir olarak kullanılabilir...
Din dediginle ultra lüks araçlar edinilebilir ve onun içinde kafa yapıcı maddeler kullanılabilir…
Din dediğinle beyin yakılabilir, beyni yanmış sürülere sahip olunabilir...
Din dediğinle cehalet kutsanabilir...
Din dediğin alınıp satılabilir...
Din dediğinin içine dinden daha kutsal yalanlar katılıp insanlık kokuşturulabilir...
Din dediğinle ahlak katledilebilir, vicdan öldürülebilir..
Din dediğinle savaşlar çıkarılıp sütten kesilmemiş bebeler "Allah rızası için" katledilebilir...
Din dediğinle ülkeler taş devri öncesine döndürülebilir...
Din dediğinle varsıla cennet, yoksula cehennem yapılabilir..
Din dediğinle kapitalizmin, emperyalizmin değirmenine su taşınabilir...
Din dediğinle beşikteki bebekle 80 yaşındaki piri faninin nikâhları kıyılabilir...
Din dediğinle soru soran bir dil kesilebilir...
Din dediğinle işleyen bir beyin, akleden bir kalp sahibi lanetlenebilir...
Din dediğinle Daiş'ler kurulup 9 yaşındaki kız çocukları anneleriyle birlikte aynı adamla evlendirilebilir...
Din dediğinle 12 yaşındaki çocuk taciz edilip, ortaya çıkınca da 70 yaşında da olsan babasından istenebilir..
Din dediğinin içine çelişkiler yumağı konulup genç beyinler infilak ettirilebilir...
Din dediğinle girenin belden aşağısındaki organı, çıkanın gövdesinden yukarısındaki kellesi kesilebilir...
Din dediğinle çağlar öncesinin hayatı, gerçekleri, hükümleri şimdi ve buradaya kopya edilebilir...
Din dediğinle deve sidiği, hatta insan sidiği cennet içeceği yapılabilir..
Din dediğin, adına "İslam" denilince Allah'ın diniymiş gibi pazarlanabilir...
Din dediğin, Allah'ın dini İslam ile karıştırılabilir...
Din dediğin seni bir tutsak, bir köle, şekilden ibaret bir robot, bir obje yapabilir..
Din dediğinle kadınların çoğuna cehennem vaad edilebilir...
Din dediğinle insanlık, ahlak, erdem yok edilebilir...
Din dediğinle tembelliğin adı Mehdi yapılabilir...
Din dediğinle sorumsuzluk, tembellik, dangalaklık, çakallık, kalleşlik kader sayılabilir...
Her şey olabilir...
Din ile her şey yapılabilir...
Katiller kahraman, kahramanlar hain ilan edilebilir...
Din dediğinin içine girilip insanlık, ahlak, erdem, adalet, hukuk taşlanabilir...
Din dediğinle karındaşlar birbiriyle evlendirilebilir...
Din dediğinle dindarların kafası senin kıyafetine, giyim tarzına, pantalonuna, saçına başına takılabilir…
Din dediğinle daha tırnak çakısı bile icad edilmemişken uçulabilir...
Din dediğinle bir ülke dolusu insan, hatta bir kıta dolusu insan açlıktan kırılırken din adamlarına, ululara, ruhbanlara gökten sofralar indirilebilir...
Din dediğinle gâvura çok okkalı küfürler edilip fakat gâvurun ürettikleriyle müritlere, marabalara, kölelere üstünlük sağlanabilir...
Din dediğinle ot gibi yaşanabilir...
Din dediğinle sadece dua edilerek hayat ve eşya dönüştürülmeye çalışılabilir…
Din dediğinle demiri çimentosu çalınmış binalar yapılıp içine nali şerif asılarak yıkılması önlenebilir..
Din dediğinle parayla yanmaz kefen alınabilir, tevbe alınabilir; cennetten arsa, karı, hizmetçi alınabilir...Hatta Allah’a rüşvet verilerek cehennemden adam kurtarılabilir..
Din dediğinle göbek şişirilip fakire karnına taş bağlaması en büyük sevap olarak anlatılabilir...
Din dediğinle, başka hiç bir şeyle yapılamayacak şeyler yapılabilir...
Din dediğinle peygamber olunabildiği gibi "Allah" bile olunabilir...
Daha da uzatılabilir...
Böyle bir dinden ve dinlerden kaçılıp ateist, deist olunabilir. Hatta ateist-deist olduğuna "şükredilebilir!.."
Hemen söyleyeyim; yukarıda saydığım şeylerin yapılabildiği dinlerden kaçmak Allah'ın indirdiği dinin en büyük emridir. Hatta ilk emridir. Çünkü "Lâ" ile kapısından girilen tek din vardır; o da İslam dinidir.
Allah'ın dininin adını kullanarak piyasada iş tutmaya çalışanlardan kaçmak çok kolay!
"Ben ateist oldum" deyip “kurtulmak” çok kolay! Fakat vicdanını nereye kadar bastıracaksın!..
Allah'ın kitabına baktığında bu dinlerle ve bu din tüccarlarıyla mücadele için gönderilen bir kitap olduğunu apaçık göreceksin...
Allah’ın kitabını yaşamaya başladığında bu kitabın inkârcılardan önce Allah’ın varlığına inananlara ama; Allah tasavvurunu çarpıtanlara, Allah’a ortak koşanlara indiğini anlayacaksın.
Belki bir okuyuşta değil ama "bir yaşayışta" hakikat gözlerinin önüne serilecek.
Fakat bunu umursamazsan bir zaman sonra sorumluluktan kaçtığını bile anlayamayacak noktaya geleceksin ve vicdanına çaktığın çivi gittikçe paslanacak ve artık onu oradan çıkarmak çok mümkün olmayacaktır.
Sana, "Gel islam bütün sorularını cevaplayacak, hiç bir derdin kalmayacak, çok bi özgür olacaksın, çok bi neşeli olacaksın, çok eğleneceğiz, hiç tasan kalmayacak, sana hiç kimse dokunmayacak, çok janti bir hayatın olacak!" demiyorum; yok öyle bir İslam!
Fakat şu var; Allah'ın dinini tanıyıp yaşadıkça inkârın verdiği plastik mutluluğu, sahte tatmini fark edeceksin. Mutluluğun haz değil mütmain olmuş bir kalp olduğunu anlayacaksın.
Savaşların devam edecek; tehditler, beyin zonklamaları, itirazlar, kavgalar devam edecek kendinle... Ama bileceksin ki; mesela en kuytu köşede yakılmış, tecavüz edilmiş ve katili bulunamamış mazlumun katilini Allah biliyor ve o katili seni tatmin edecek bir azap bekliyor.
Kimselerin güç yetiremediği zalim kişi ve devletleri Allah görüyor…
Bileceksin ki, din başka din ticareti başka..
Bileceksin ki, rivayet başka peygamberin sözü başkadır.
Öğreneceksin ki; Allah'ın dini, din satılmasını, kula kul olunmasını, kulu kul yapmayı engellemek için gelmiştir.
Bileceksin ki cübbenin içine girmiş din satıcısı cübbe ile bedeninin pisliğini, sakal ile yüzünün sahteliğini örtüyor!...
Ve göreceksin ki Allah, cehenneme ilk önce din satıcılarını, din ile manipülasyon yapanları, Allah ile aldatanları atacaktır.
Senin gibi ateist ve deistleri mi?; sizlere de cennet vaadeden birileri var ama; Allah'ın dininde bu mümkün değil! Belki Allah'tan kaçıp kollarına sığındığınız Tanrı size birer "cennet" hazırlamıştır!
Ya da doğa ana size bir güzellik yapar! Bedeniniz çürüyüp toprağa dönüştüğünde o toprakta çiçek olduğunuzda bir arı sizi bir bal peteğinin içine koyar ve "ballı bir cennete" girmiş olursunuz! Yani iman ettiğiniz "tesadüfün" dizayn ettiği kumar işlerinde ballıysanız eğer bir cennet bulursunuz!...
Fakat ahiret bir kumar değil. Orada “ballı işlerin” adamı olan “ballı kişilerin" hükmü olmayacak! Çünkü orada da burada olduğu gibi tesadüflere yer yok!..
Gel sen de tesadüflere değil hakikatlere sığın. İnsan eliyle kurulan dinlerden kaçarken Allah’ın dininden de kaçma. Allah’ın dini o dinler bizi aldatmasın diye inmiştir.
Sen deist oldun ateist oldun kaçıyorsun. Hem kendine hem bize zulmediyorsun!. Bu kadar pislik din satıcısı karşısında vicdan sahiplerini yalnız bırakıyorsun... "Yaratılmış Allah'ı" bahane ederek alemlerin rabbine nankörlük ediyorsun: Etme.
Ramazan Yaman
Dünyada en fazla verginin alındığı ülkelerden biri olan Türkiye’de, kalitesiz bir hayatı pahalıya yaşıyorsunuz.
• Marketten aldığınız ürünler,
• Pazardan aldığınız sebzeler,
• Kullandığınız internet,
• Soluğunuz hava dahi…
Uluslararası markaların çoğu, Avrupa’ya sattığı ürünleri aynı kalitede Türkiye’ye satmıyor.
Yediğiniz McDonald’s bile Türkiye’de sattığı burgerlerin et oranını düşük tutuyor.
Telekonimikasyon şirketleri dünyanın en pahalı fiyatlarını isteyip, en vasat interneti veriyor.
Yeterli protein almadan ve sağlıksız ürünlerle büyüyen nesiller yetişiyor. Kısacası bizi herkes enayi yerine koyuyor. Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.
aşı'lardan sonra bu hale gelen hanımefendi,protesto amaçlı çektiği video'ların sürekli engellenmesi sonucu,algoritmaya takılmamak için ağzını bantlayıp kağıda yazdığı sözlerle sesini duyurmaya çalışmış.
bu kadın bu halde bile insanlığı uyarmaktan vazgeçmemiş
utanan çıkarmı?
❗DOST ACI SÖYLER❗
Parti ayırmaksızın söylüyorum bugün kendinizi parçaladığınız sağlı sollu teröristli tüm siyasiler 3-4 sene önce elele verip sizi aşıladı evlere kapattı hayatlarını zindana çevirdi kimi işsiz kaldı kimi yetim öksüz kaldı kimi eşsiz kaldı kimi sakat kaldı+👇🏿
"O kadar insan yanlış, bir sen mi doğrusun?"
Kurân cevap versin!
Sakın çoğunluk sizi yanıltmasın!
İnsanların;
✔ Çoğu kâfirdir. (Nahl 83)
✔ Çoğu fasıktır. (Maide 49)
✔ Çoğu müşriktir. (Rum 42)
✔ Çoğu inkârcıdır. (İsra 89)
✔ Çoğu gâfildir. (Yunus 92)
✔ Çoğu yalancıdır. (Şuara 223)
✔ Çoğu zanna uyar. (Yunus 36)
✔ Çoğu nankördür. (Furkan 50)
✔ Çoğu şükretmez. (Bakara 243)
✔ Çoğu iman etmez. (Bakara 100)
✔ Çoğu haktan hoşlanmaz. (Zuhruf 78)
✔ Çoğu Allah’a ortak koşar. (Yusuf 106)
✔ Çoğu Kur’ân’dan yüz çevirdi. (Fussilet 4)
✔ Çoğu akıl erdirmez, kafası çalışmaz. (Maide 103)
Hiçbir medya kanalında bu haberi göremezsiniz.
🔥2.000 tane yerli ırk yumurtlayan tavuk sorgusuz sualsiz itlaf edildi ve Türkiye bunu duymadı.
19 Şubat 2025 tarihinde, yerli ırk yumurtalık tavuk yetiştiriciliği yapan, Halil Uçarel ve Mehmet Doğruer.
Bütün resmi evrakları eksiksiz bir şekilde, Elazığ'dan Erzurum'a doğru yola çıkan işletme sahipleri, Tunceli, Pülümürden geçtikleri sırada, yolda hazır bekleyen 10 kişilik jandarma ekibi ve Tarım il müdürlüğünden bir ekip, araçlarını durduruyor.
İşletme sahiplerinden gerekli belgeleri talep eden tarım müdürlüğü ekibine, işletme sahibi, gerekli bütün resmi evrakları vermesine rağmen, evrakta eksik olduğu iddia edildi.
Ancak eksik evrağın ne olduğu belirtilmedi, işletme sahibi ısrarla eksik evrağın ne olduğu ve eksik olan evrak ne ise hemen tamamlamak istediğini belirtmesine rağmen yanıtsız bırakılarak jandarma ekibi gözetiminde yerli ırk yumurtalık tavukları gaz vererek imha ettiler.
İşletme sahibinin beyanına göre, "ısrarla eksik belgenin ne olduğunu söyleyin, telefon açıp getirtteyim veya izin verin tavukları bölge halkına bedava dağıtayım, bu tavuklar yumurtalık yerli ırk tavuklar, kolay yetişmiyor, en azından halk faydalansın dememe rağmen, hiç bir şekilde dikkate almadılar" dedi.
Soruyorum size;
✅Aşıları, veteriner hekim kontrol belgesi vs. her türlü resmi belgesi tam olan ve hiç bir hastalığı olamayan yerli ırk yumurtalık tavuklar neden imha edilir?
✅Vatandaşa karşı, hayvana karşı, doğal tarıma karşı, yerli olan herşeye karşı bu düşmanlık neden?
✅Bunların hepsi Yeni Küresel Sistemin, Emir Komuta Merkezini memnun etmek için mi?
✅Bill Gates ile Tarım Bakanlığı arasında imzalanan ve gizli tutulan anlaşmaya bağlı olarak mı yerli ırklar bitiriliyor?
✅Yapay gıdaların bir tercih değil bir zorunluluk haline gelmesi için mi itlaf ediyorsunuz?
İklim yalanı ile bütün doğal yaşamlar yok ediliyor ve insanlarımız sadece izliyor...
#TehlikeGeliyor
#karakanunui̇mzalama
#iklimkanununahayır
Çünkü Kur'an'ı doğru anlamadınız👌🏻
Bakın o yanlış bildiklerinize Kur'an nasıl cevap veriyor.
❌️Kur'an'da 5 vakit namaz yoktur.
✅️Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı dosdoğru kıl.
Hud/114
❌️Allah kafirleri bulduğunuz yerde öldürün diyor.
✅️Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın, ancak haddi aşmayın. Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.
Sizi öldürmeye teşebbüs edenleri karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın.
Bakara/190-191
❌️Peygamber bizi cehennem ateşinden kurtaracak
✅️(Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın!
Zümer/19
❌️Regl olan kadına ibadet yapamaz.
✅️Sana kadınların âdet hâlini soruyorlar. De ki: “O, bir sıkıntıdır. (Bu sebeple) adet hâlinde kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun! Temizleninceye kadar onlara (cinsel olarak) yaklaşmayın!
Bakara/222
❌️Kaza namazı vardır.
✅️Namaz mü'minlerin üzerine belli vakitlerde yerine getirilmek üzere farz kılınmıştır.
Nisa/103
❌️Nebî (peygamber) hüküm verir.
✅️Hüküm yalnız Allah'ındır.
Yusuf/40
❌️Zina yapan kadın öldürülür.
✅️Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun
Nur/2
❌️Sadece OrtaDoğu'ya peygamber gelmiştir.
✅️Andolsun ki biz her ümmete bir Resûl gönderdik.
Nahl/36
❌️Allah'ın affetmediği tek günah "kul hakkıdır"
✅️Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar.
Nisa/116
❌️Kur'an'ı, hadisler açıklar
✅️(Bu) kitap, ayetleri sağlamlaştırılmış sonra hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından etraflıca açıklanmış bir Kitap'tır.
Hud/1-2
❌️Kan abdesti bozar.
✅️Hastaysanız veya yolcuysanız veya sizden biriniz tuvaletten geldiyse veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz; o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin.
Maide/6
❌️Mezhepler vardır ve haktır.
✅️Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
En'am/159
❌️Peygamber şefaat edecektir.
✅️Şefaat yalnız Allah'a aittir.
Zümer/44
❌️Ölüler bizi duyar.
✅️Sen kabirdekilere işittiremezsin.
Fatır/22
❌️Ay yarıldı mucizesi olmuştur.
✅️Son Saat (kıyamet vakti) yaklaştı ve ay yarıldı.
Kamer/1
❌️Kur'an ölülere okunur.
✅️(Kur'an,) Diri olanları uyarmak indirilmiştir.
Yasin/69-70
❌️Kur'an'ın yanında hadis kitaplarıda olmalı.
✅️Ancak onlar, işlerini kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olan kitaba sevinmektedir.
Müminun/53
❌️Kur'an'da köleliği yasaklayan ayet yoktur.
✅️Yakaladığınız esirleri sıkı tedbirler alıp bağlayarak elinizde tutun. Savaş bitince de, onları, ya karşılıksız olarak, ya da fidye karşılığı serbest bırakın.
Muhammed/4
❌️Muhammed as peygamberlerin en üstünüdür.
✅️De ki: Biz Allah'a inanırız ve bize gönderilene ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onların soyundan gelenlere, Musa'ya, İsa'ya ve Rableri tarafından görevlendirilen diğer tüm peygamberlere iman ederiz. Onların arasında hiçbir ayırım yapmayız.
Bakara/136
❌️Âlimler/atalara uyarız.
✅️Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Bakara/170
❌️Cehennemde biraz yanar çıkarız.
✅️Onlar, "Ateş/Cehennem bize birkaç günden fazla dokunmayacak ," dediler. Uydurdukları şeyler onları dinlerinde böylece yanıltmıştır.
Âl-i İmran/24
❌️Kıyamet alametleri vardır ve olacaktır.
✅️Son Saat’in (kıyamet) ansızın kendilerine gelmesinden başka ne bekliyorlar ki! Elbette onun tüm alâmetleri gelmiştir.
Muhammed/18
❌️Havva, Adem as kaburgasından yaratıldı.
✅️Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, eşini de ondan/oradan yaratan ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden sakının.
Nisa/1
Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle her şey silbaştan kölelik düzenine göre uyarlanacak. 100 yıllık bir kanun geri dönüşü, telafisi yok. Küresel oligarşinin kanun taslağı. #KararaKanunuİmzalama
REZALET! DSÖ KUKLASI MISINIZ? 3 aylık bebeğe kimlik yok dediler!.
SKANDAL KARAR (PAYLAŞIN)
Sn. Yetkililerimizin dikkatine ‼️ Mültecilerden, turistlerden topuk kanı alınmadığı halde kimlik için böyle bir şart koşulmazken topuk kanı vermeyen ailenin bebeğine bu ayrımcılık neden? Bu ülkenin bir ferdi, vatandaşı olması için topuk kanı mı vermesi gerekiyor? Bu kararı imzalayan müdür, amir tahminim 35 yaşının üzeridir. Acaba çocukluğunda kimlik alırken topuk kanı vermiş miydi? Deprem bölgesi Hatay Defne İlçe Kaymakamlığına bağlı Defne İlçe Nüfus Müdürlüğü topuk kanı verilmeyen bebeklere kimlik verilmeyeceğini resmi yazıyla belirtiyor. Ailenin defalarca dilekçe yazmasına ve hastane doğum belgelerini götürmesine rağmen kimliğinin çıkarılmadığı üzerine son çare bize yazmakla çözüm aradı. Kamu hizmetini engelleyen ve görevi kötüye kullanan bu kişiler hakkında soruşturma başlatılacak mı? Bebekten topuk kanı alım süresi geçmiş olmasına rağmen 2.5 aydır ailenin tüm başvurularına rağmen nüfus müdürlüğü'nün bebek adına kimlik vermediği ortaya çıktı. Nüfus Müdürlüğü aileye resmi olarak gönderdiği yazıda; Kimlik sahibi olabilmesi için bebekten topuk kanı alındığına dair belge getirmelerini istedi. Bu rezalete dur diyecek misiniz?
@TC_icisleri@AliYerlikaya@adalet_bakanlik@yilmaztunc@drmemisoglu@saglikbakanligi@HatayValiligi@Defnekaymakam@TCNufus
Aile içi şiddeti getirdikleri noktaya bakın. Çocuğuna topuk kanı aldırmadı diye bunu "aile içi şiddet" sayarak anne-babayı karakola çağırmışlar.
Bebeğe Kayyum atamışlar.
Zaten "aile içi şiddet" çalışmalarının esas hedefi çocuklardı.
Çocuğuna süt bulamayan, kışın soğukta sıcak bir ortam sağlayamayan yoksul ailelerin yüzüne bakmayan hükümet neden acaba topuk kanıyla bu kadar yakın ilgileniyor?
Emir yine Batıdan gelmiş gibi.
Çocuklarınıza sahip çıkın.