İmamoğlu ve onlarca CHP’li belediye başkanının hapiste tutulduğu, iktidarın ana muhalefet partisini sindirmeye çalıştığı bir ortamda, CHP’nin Meclis komisyonuna katılmasını çok ciddi bir hata olarak görüyorum. Bu, 19 Mart’tan beri yapılan en büyük stratejik yanlış olur. Eğer hâlâ durdurulma ihtimali varsa, @herkesicinCHP tabanının bu noktada güçlü bir tepki göstermesi gerektiğini düşünüyorum.
Komisyon önerisi ilk olarak CHP’den geldiği ve “Kürt seçmeni küstürmemek” için girilmesi gerektiği savunuluyor. Ancak o öneri yapıldığında Türkiye’de parlamenter sistem vardı. Bugünse, etkisiz bir Cumhurbaşkanlığı rejimi altında, yasayla kurulmamış, hukuki bağlayıcılığı olmayan bir komisyon söz konusu. CHP bir yandan komisyon tartışmalarına dahil olurken, öte yandan belediye başkanlarına yönelik ağır yargı saldırılarını göğüslüyor. Asıl çelişki budur.
Kürt sorununun varlığını inkâr etmeyen, kent uzlaşısı modeliyle Kürtlere yerel düzeyde alan açan, tutuklu Kürt siyasetçilerin haklarını savunan bir CHP, bu komisyona neden katılmadığını Kürt seçmenlere de açık bir şekilde anlatabilir.
Komisyona katılmanın birkaç açıdan ciddi riskleri var:
CHP sürece katılarak Cumhur İttifakı’na meşruiyet kazandıracak ve 19 Mart’tan bu yana yürüttüğü mücadelenin toplumsal enerjisini törpüleme riskiyle karşı karşıya kalacak.
1. Öcalan üzerinden gündeme getirilecek ve toplumda tepki çekecek her önerinin siyasi faturası CHP’ye çıkarılacak.
2. Komisyon süreci tıkandığında, AKP-MHP ittifakı sorumluluğu yine CHP’nin üzerine atacak.
3. Sürece katılım, DEM’in ikircikli tutumunun muhalif kamuoyunca eleştirilmesini zorlaştırırken; İYİP ve ZP gibi partilerin eleştirilerini de CHP’nin üstüne çekecek.
4. Öcalan figürü üzerinden Kürt seçmenler iktidara yanaştırılırken, Türk milliyetçisi seçmenlerle CHP arasındaki mesafe açılacak. Oysa CHP’nin seçim kazanması için her iki tabana da hitap etmesi gerekiyor.
Ancak CHP bu dar ve etkisiz komisyondan ibaret bir sürece mahkûm değil. Kendi alternatif yöntemleriyle, daha şeffaf ve toplumsal meşruiyeti olan bir çizgi izleyebilir.
Last weekend, Antonio Mateu Lahoz retired from refereeing after 15 years and 288 games in La Liga. He was moved to tears after being given a standing ovation from the crowd and a guard of honour by both sets of players as he left the pitch.
14 Mayıs’ta yeni bir dönemi beraber başlatacağız. Millet İttifakının platformu olan Türkiye Gönüllüleri’ne katılarak sandıklarda sorumluluk üstlenin.
@gonulluTR
https://t.co/9zTn0fFo0P
📌Prof. Dr. Naci Görür'ün bu konuşması sosyal medyada gündem oldu: ''Bu ülke deprem ülkesidir. Binlerce insanımızı bir gecede gömebiliriz. Yapacağımız tek şey var; deprem dirençli yerleşim alanları yapmak!''
📌Prof. Dr. Celal Şengör: ''Ahlak seviyesi çok düşük bir toplumla karşı karşıyayız. Bu gidilen yolun sonu o kadar fena ki elimizden ülkemiz gidebilir. Uyanın.'' (KAFA TV)
Ahbap o paraları toplayıp ne yapıyor diye soranlar gördüm, ben de 25 yıllık DASK, deprem vergisi ve ÖTV gelirlerinin toplanıp ne yapıldığını öğrenmek istiyorum mümkünse, teşekkürler
Televizyonda canlı izlettirilen ve “umut” olarak empoze edilen göçük altından çocuk çıkarma görüntülerini kabul edemiyorum. Her depremde çocukların ismi değişiyor ama facia aynı. Gerçek “umut”, çocuklara başlarına yıkılmayacak evler inşa etmektir, onları enkazdan çıkarmak değil.