Kadıköy'ün toplumsal hafızasını "Bir Hafızanın Peşinde Kadıköy" kitabında derleyen Kadıköy Akademi'yi ve emeği geçenleri kutlarım.
Kadıköy'de 6-7 Eylül Pogromu'nun İzini Sürmek adlı yazımla ben de bu hafızaya mütevazı bir katkı koydum. İlgilisine duyurulur.
BİLİYORSUNUZ...
Bu rejimin özel bir durumu var!
Mizahtan, neşeden, eleştiriden korkan iktidar, yargı eliyle tüm ülkeyi susturmaya çalışıyor. Yükselen her cesur ses sadece bir itiraz değil aynı zamanda özgür bir geleceğin teminatı
https://t.co/SdyKDtfIF5
Bugünün BirGün'ü
Birleşerek büyüyecek bir kavganın ufkunda
Eşyayı adıyla çağıralım; Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden CHP Genel Başkanlığına getiren “mutlak butlan” kararı Türkiye’de rejimi değiştirmek için yapılan bir siyasal darbedir...
https://t.co/XUUFx5Bh8E
Politika Kolektifi hazırladı
#BirGünPazar
Enflasyon iktidarın yeni şiddet aracı
Elbette rızasını alamadıkları toplumun bu maddi koşullarda rejimi tehdit edecek bir muhalefete dönüşmesinden korkuyorlar
https://t.co/PsQ9WKHWQz
İrem Yıldırım hazırladı
Şubat 1967'de DİSK kurulurken Türk-İş'ten kopuş gerekçelerinden biri de konfederasyonun o dönemdeki grevleri desteklememesi idi.
DİSK'in kuruluşuna giden yolda kurucu sendikaların Paşabahçe Grevi'nde Türk-İş'in tutumuna yönelik eleştirileri, tavırları da rol oynamıştı. Türk-İş desteğini çektiği halde DİSK kurucularının da aralarında yer aldığı sendikalar grev iradesi gösteren zayıf Kristal-İş'i desteklemek için ortak komite oluşturmuşlardı.
Özetle, DİSK'in ortaya çıkışında, genetik kodlarında sendikal dayanışma vardı. Haklının yanında olmayı ilkesel tutum yapmak vardı.
Emek tarihçisi olarak bugün anımsatmak görevim...
DİSK üyesi 11 sendika ortak bir açıklamayla Doruk Madencilik işçilerinin haklı mücadelesine destek ve dayanışma çağrısı yaptı.
Birleşik Metal-İş, BTO-Sen, Dev Yapı-İş, DİSK Basın-İş, Güvenlik-Sen, Limter-İş, Nakliyat-İş, Sine-Sen, Sosyal-İş, Tümka-İş
Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!
Türkiye emek hareketi ve toplumsal muhalefeti 1 Mayıs’a dağınık, parçalı ve zayıf bir şekilde hazırlanıyor.
Oysa gerek çalışanların yüz yüze olduğu ağır ekonomik sorunlar gerekse giderek derinleşen despotizm ve hukuksuzluk karşısında güçlü ve kitlesel bir 1 Mayıs’a ihtiyaç var.
Neden kitlesel güçlü, ortak 1 Mayıs kutlaması yok?
Ayrıntılar gazetecilik nedeniyle tutuklu olan @ismailari_'nın gazetesi @BirGun_Gazetesi'nde
https://t.co/B1V5A01SBl
AÇIKLAMA | Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi!
Dün arkadaşımız İlayda Zorlu aile evinde katledildi. Üzgünüz, öfkeliyiz!
Arkadaşımızın hayattan koparılması yerel basına intihar olarak geçti. Ancak arkasında bambaşka bir gerçek var!
Arkadaşımızın ailesi polis tarafından “Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor.” denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır.
Her gün kadınların, işçilerin katledildiği, sistemin yarattığı şiddet sarmalının sonucunda okulların silahlarla basıldığı ve çocukların katledildiği, insanların yoksulluğa mahkum edildiği, bu yoksulluk sonucu üniversitelilerin eğitim hayatına devam edemediği bu düzende adaletsizliğin, haksızlığın karşısında "Artık yeter!" diyen binlerce üniversiteli bugün parasız eğitim için mücadele ediyor. Her gün yeni insanlar mücadeleye katılıyor. İktidar bu sorunlara çözüm bulacağına, yoksulluk içinde yaşamak istemiyoruz diyen binlerce gencin taleplerine kulak vereceğine polisleri görevlendirip ailelerini arayarak tüm haklı talepleri "Terör" yaftasıyla suçlu ilan etmeye çalışıyor. Yarattığı korku ve panik aileler tarafından gençlere şiddet olarak dönebiliyor. İşte bu şiddetin sonucunda bir arkadaşımız katledildi.
Daha önce polislerin ailelerimizi hukuksuzca aramasına ve hakkımızda iftiralar atmasına dair onlarca defa açıklamalarda bulunduk, durumu teşhir ettik, Meclis'te vekillerle, yetkililerle görüştük. Hiçbir zaman da yaptıklarımızı gizlemedik! Parasız eğitim için mücadele ediyoruz, yoksul mahallelerde çocuklara ders veriyoruz ve evet bu memlekete, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Mücadelemizi, hedeflerimizi gizlemiyoruz! Bizimle uğraşacağınıza gidin hırsızları, katilleri yakalayın, yolsuzluk yapanları yakalayın gençlerle uğraşacağınıza, gençliğin sorunlarına çözüm bulun.
Hiçbir üniversiteli yoksulluktan kaynaklı üniversitesini yarım bırakmak zorunda kalmasın, hiçbir üniversiteli eğitim hayatını aynı zamanda güvencesiz işlerde çalışarak geçirmek zorunda kalmasın, barınma sorunu çekmesin, denetimsiz yurt asansörlerinde katledilmesin!
Artık yeter, tahammülümüz yok! Çekin kirli ellerinizi üstümüzden! Suçlular ortaya çıkana kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Katledilen sıra arkadaşımızın hesabını vereceksiniz.
Biz tek bir üniversitelinin, tek bir gencin bile bu sistemin yarattığı yoksulluğun pençesinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir arkadaşımızın mücadele ettiği için devletin sistematik baskısına maruz kalmasına sessiz kalmayacağız.
Daha önce uyarılarımızı dinlemediniz, sürdürdüğünüz şiddet ve baskı yüzünden bir genç hayatını kaybetti. Suçlusunuz ve hesap verin! Bu cinayette parmağı olan herkes görevlerinden alınsın ve yargılansın. Gençlerin demokratik haklarını kullandıkları için devletin uyguladığı aile araması, ajanlaştırma girişimleri, yargı şiddeti son bulsun.
Bir arkadaşımızı daha kaybetmeye tahammülümüz kalmadı. Herkesi gençliğin geleceğine ve haklı mücadelesine sahip çıkmaya, destek olmaya ve onu büyütmeye çağırıyoruz!
KTÜ Öğrencisi Öğrenci Kolektiflerinden sıra arkadaşımız İlayda baskı ve zorbalık düzeni tarafından hayattan koparıldı.
Dostlarımıza ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Bu baskıcı çürümüş rejiminize karşı olduğumuz her yerde mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Berkant Gültekin yazdı: Bizim İsmail çok tehlikeli bir adam
❝Bizim İsmail çok tehlikeli bir adam ama halk için değil… Yolsuzluğa batanlar için, kamunun parasını cebe indirenler için, insanlara mezar olan konutları inşa edenler için, afet zamanında çadır satanlar için, istismarcılar için, kadın düşmanları için, memleketi karanlığa hapsetmek isteyen tarikatlar için, çetelerle iş tutanlar, onlara yol verenler için çok tehlikeli bir adamdır İsmail. Henüz 30’unda değildir ama 30 yıl konuşulacak skandalları ortaya çıkarmıştır❞
https://t.co/sF9KE5iZux
#BirGünPazar
Dün, bugün, yarın
12 Mart 1971 askeri muhtırası Türkiye’nin yakın tarihi açısından bir dönüm noktası olmuştur. Ortaya koyduğu uygulamalarla 12 Mart’ın bir 12 Eylül provası olduğu söylenebilir...
https://t.co/ldRWlFChZX
Politika Kolektifi hazırladı
AKP sermaye işbirliğinin, onların yarattığı rantın-talanın geldiği noktanın ucu bucağı yok.
ÇED toplantılarında halkın üzerine yürüyen, üreticinin, köylünün canını okuyan ve bu Saray rejimiyle bütünleşen yağma düzenine karşı bir araya gelmekten de başka çaremiz yok.
Yüzde 74'ü maden sahası ilan edilen Ordu'da her yeni bir gün daha fazla toprağımıza göz dikiyorlar.
İnsanların geçim kaynağı olan fındık üretiminin, hayvancılığın, köy hayatının sürdüğü Kılıçlı, Ilıca, Kabakdağı, Çamaş başta olmak üzere geçtiğimiz ay 18 yeni köy maden sahalarına dahil edildi.
8-9 Nisan tarihlerinde bu bölgeleri yeni ihalelere açacaklar.
Bölgeye yolu düşenler iyi bilir o köyleri. Oradaki her üretim, bölge halkının düğünü, çocuklarının okul ücretleri, insanların cenaze masrafları. Yaşama ait her şey yani.
''Fındık bizim canımız''
Laiklik için bu rejim yenilmeli
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine imza atan 168 isim hakkında başlatılan soruşturma sürüyor. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada şimdiye kadar yaklaşık 70 kişi ifade verdi
https://t.co/UT1nAThewg
"Emperyalistlerin “ya tarafını seç ya düşman ol” tehdidine veya “rejim kötüyse işgali destekle” arsızlığına mahkum etmek isteyenlere karşı başka bir yol vardır: Halkların bağımsızlığı için direniş."
Emperyalist barbarlığa karşı halkların birleşik direnişi
✍️Tarih bir kez daha tekerrür ediyor. Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye uzanan o kanlı güzergâhın bugünkü durağı İran olarak belirlenmiş durumda
https://t.co/1physpKDMQ
168 isimden ortak açıklama: Laikliği Birlikte Savunuyoruz
Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimlerin aralarında bulunduğu 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, hukukçu, eğitimci ve meslek odası temsilcisinin imzasıyla “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir metin kaleme alındı
https://t.co/1Q3VZeQiv0