Bugünkü yazı: Peki, Santiago Nasar neden öldürüldü?
https://t.co/q1B8sgKpm5
Bir sorun olduğu açıktı:
Yalova’daki orta büyüklükte bir tersane olan Özata Denizcilik, Ford Otosan’dan daha değerli hale gelmişti. Destek Finans adlı faktoring şirketinin piyasa değeri ise Koç Holding’i geçmişti.
Bu tuhaflığı devlet de görüyordu.
Mehmet Şimşek Kasım 2025’te, “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” demişti.
Ama tedbirler ancak dokuz ay sonra alındı.
SPK son açıklamasında bunun sebebini kibarca ihbar etmiş:
“Mayıs 2026 tarihinde Kurulumuz Başkanlığında yaşanan değişimden sonra…”
Mayıs’ta SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül gitmiş, yerine Mahmut Sütçü gelmişti.
Peki ya Tera’nın içinde bu gidişatı gören olmamış mıydı?
Tera Yatırım’da bağımsız yönetim kurulu üyesi, Denetim Komitesi ve Riskin Erken Saptanması Komitesi Başkanı’nın tam olarak görev tanımı buydu.
Ama bu üç titri üzerinde toplamış Kerem Alkin, o meşhur emaillerde herkesin gördüğü en iyi bildiği işi yapmakla çok meşguldü.
Kardeşi Emre Alkin ise doğrudan fonlarında yüzbinlerce insanın kilitli kaldığı Tera Portföy Yönetim Kurulu üyesiydi.
Şimdi Alkin kardeşler Tera’daki titrlerini internetten çıkarmaya çalışıyorlar.
Ama bir sorun var.
Tera Holding Başkanı Emre Tezmen aynı zamanda İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı.
Ve Tera’nın yönetimine geçen bu üniversitede Emre Alkin hâlâ rektör, Kerem Alkin ise dekan.
Kırmızı Pazartesi’de Santiago Nasar’ın öldürüleceğini bütün kasaba biliyordu.
Fon krizinde de “Kim biliyordu?” sorusunun cevabı açık:
Bütün dünya biliyordu.
Peki neden kimse bir şey yapmadı?