Doruk Madencilik işçilerini saran güç, emekçilerin her kesiminin birleşik öfkesi.
Genciyle yaşlısıyla, kadını erkeğiyle, aç olanların, ekmeği küçülenlerin, geleceği karartılanların, hakları gasp edilenlerin birleşik gücü.
Korktukları bu!
Muhalefetin ortaklığının omurgasını oluşturacak olan da bu!
İşçi sınıfı; sömürüye, baskıya ve yasaklara karşı birleşmelidir.
Fabrika ve işyerlerinden meydanlara, mahalle ve kampüslere uzanan yığınların öfkesini burjuva saray düzenine karşı bir mücadeleyle ileriye taşımalıdır.
Şimdi birleşerek mücadele etme zamanı!
Son günlerde muhalif kesimlere, öğrencilere yapılan operasyonların bir ayağı da; Eğitim-Sen’e (@egitimsen) yönelik başlatılan soruşturmalar, sendikal haklara ve akademik özgürlüğe yönelik açık saldırılardır.
Üniversitelerde boykotlara destek verdikleri, eğitim emekçilerinin haklarını savunmak için iş bıraktıkları ve demokratik taleplerini dile getirdikleri için Eğitim-Sen üyelerinin ifadeye çağrılması, gözaltılar ve baskılar kabul edilemez!
Eğitim-Sen, yıllardır eğitim emekçilerinin haklarını, laik ve bilimsel eğitimi savunan mücadeleci bir sendikadır. Bu soruşturmalar, sadece sendikal mücadeleyi değil, aynı zamanda üniversitelerde ve okullarda özgür düşünceyi hedef almaktadır. Siyasal iktidarın, eğitim alanını tamamen kendi politik çizgisine göre şekillendirme çabasına karşı, Eğitim-Sen’in ve akademisyenlerin direnişi büyük önem taşımaktadır.
Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Protestolar ve sendikal haklar anayasal bir haktır! Eğitim-Sen yalnız değildir! Eğitim ve bilim emekçileri baskılar karşısında geri adım atmayacak, Emek ve Demokrasi güçleriyle birlikte mücadeleyi büyütecektir.
Eğitim-Sen’e yönelik baskılara son verilsin!
Demokratik, laik ve bilimsel eğitim için mücadeleyi büyütelim!
Seyit Aslan (@seyitaslan1917)
Emek Partisi Genel Başkanı
Gözaltına alınmamızın 4 günü serbest kaldık Malesef 3 arkadaşımız tutuklandı.
Bizler, yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile serbest kaldık. Başta avukat arkadaşlar olmak üzere tüm yoldaşlara ve Adana emek ve demokrasi güçlerine teşekkür ederiz.
https://t.co/EMSdUIlUYf
Günlerdir ülkenin her yanında üniversite öğrencileri örnek mücadele sergiliyor. Meydanlarda buluşmayla yetinmeyen, okullarında da hayatı boykotla durduran, ülke halkına #GenelGrevGenelDireniş çağrısı yapan binlerce öğrenciye @egitimsen hizmet üretmeme kararıyla yanıt verdi.
Pusulası AKP olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Eğitim Sen MYK’sı için “kanuni grev şartları gerçekleşmeksizin çağrıda bulunarak halkı kışkırtma ve suça teşvik” diye buyurdu!
İşte AKP’nin emeğe cevabı: Grev Hakkı Yasalarla Engelleniyor, Ceza Tehdidiyle Emekçilerin İş Güvencesine İpotek Konuyor, Sendikal Haklar Suç Gösteriliyor!
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a (@yilmaztunc) Soruyoruz!
Kurulduğu tarihten bu yana ülkede yaşanan her türlü haksızlığa karşı sorumluluk alarak mücadele etmiş bir sendikanın genel merkez yöneticilerinin ceza tehdidi altında bulundurulmasının hukuki olduğu söylenebilir mi?
İmrek: “Birleşe birleşe kazanacağız”
Bu mücadeleyi; Ekrem İmamoğlu ve diğerleri serbest bırakılana kadar; gecelerinde aç yatmadığımız, gündüzleri işsiz gezmediğimiz bağımsız, laik, demokratik bir Türkiyeyi urana kadar hep birlikte verecegiz”
https://t.co/A5j6VBTtYZ
Üniversite öğrencileri "Büyük Üniversite Mitingi" için Beyazıt Meydanı'nda toplandı.
Öğrenciler Saraçhane'ye yürüdü.
Öğrencilere destek veren EMEP Milletvekili İskender Bayhan: Demokratik bir halk egemenliğini bu mücadelelerle kuracağız
https://t.co/D1YGsXIgLC
Ülkede Demokrasi, Bölgede Barış!
Newroz Pîroz Be!
Zulüm ve sömürü düzenine karşı halkların özgürlük ateşini yaktığı mücadele günü Newroz kutlu olsun!
2025 Newroz’unu, silahların bırakılma çağrısının yapıldığı önemli bir dönemde karşılıyoruz. Mecliste Bahçeli’nin DEM Partililerle ‘tokalaşmasıyla’ başlayan süreç Öcalan’ın mektubuyla devam etti.
Tek adam iktidarı bölgesel sıkışmışlığın etkisiyle de başlattığı bu süreçten, sıkışmışlığı aşmayı ve süreci içeride bir fırsata çevirmeyi amaçlıyor. Hiç kuşkusuz iktidarı inkârcı, “Kürt sorunu yoktur” tutumundan tokalaşmaya getiren, başta Kürt halkı olmak üzere emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesidir.
Bir yandan el sıkışıp silahlar bırakılsın çağrısı yapılırken, diğer yandan baskılar arttırılıyor. Silahların susması, sürecin demokratik yollarla çözülmesi için bir fırsat. Ancak iktidar, silah bırakma çağrısına, tüm muhalefeti dağıtmak için çeşitli hamleler yaparak, faşizan baskıyı arttırarak karşılık veriyor! Bu baskının son halkası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 87 kişinin gözaltına alınması oldu.
Yıllardır uygulanan yok sayma, inkâr ve baskı politikaları devam ettirilerek Kürt sorunu çözülemez! Oysaki sorunun, çözüm yoluna girmesi için yapılması gerekenler çok açıktır: Toplumsal muhalefet üzerindeki baskı derhal durdurulmalı, genel bir siyasi affın yolu açılmalı, kayyımlar geri çekilmeli ve seçilmişler görevlerine iade edilmeli, kamusal alanda anadili kullanımının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, sınır ötesi operasyonlara derhal son verilmelidir.
Tek adam iktidarı, ülkeyi yönetirken elindeki bütün baskı araçlarını, halkları kıskaç altına almak için kullanıyor. Muhalefeti susturmaya yönelik adımlarını büyütüyor, yasakların zeminini genişletiyor. Belediye başkanları gözaltına alınıp tutuklanıyor, kayyım atanıyor. Gazeteciler, Kürt yazarlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Sendikacılar, siyasetçiler, gençler... Herkes iktidarın bu gözü dönmüş baskı politikalarıyla karşı karşıya kalıyor. Grevlere, hak arayışlarına, direnişlere yasak getiriliyor, demokratik eylemler polis şiddetiyle bastırılmaya çalışılıyor. Yargı; emek, özgürlük, barış isteyenler üzerinde sopa olarak kullanılıyor.
İsrail; Filistin’e, Lübnan’a ve Suriye’ye yönelik tehditlerini ve saldırılarını devam ettiriyor. Ateşkesi bozarak soykırımı sürdüren İsrail, yüzlerce Filistinliyi katletti! İsrail Siyonizmi, savaştan dolayı yerlerinden edilen Filistinlilerin çadırları ve sığındığı okullar ile sivillerin evleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ni yoğun bir şekilde bombalayarak bir kez daha Ortadoğu’daki bütün halkları tehdit eder pozisyonda olduğunu gösterdi.
Suriye’de iktidarı ele geçiren HTŞ’ye bağlı selefi güçler insanların evlerine girerek kadın, çocuk demeden Alevi halkına yönelik katliam yapmaya devam ediyor. HTŞ’nin Suriye’de yönetimi ele geçirmesi sonrasında Colani’yi ziyaret etmek için sıraya giren bölge gericilikleri ve Batılı emperyalistler, şimdi bu cihatçı çetelerin Alevi katliamı karşısında sessizliklerini koruyorlar!
Ortadoğu’daki bu gelişmeler, Ortadoğu’da paylaşım savaşlarının artacağına işaret ederken daha büyük çatışmaların önünü açacak taşların da emperyalistler ve bölgedeki işbirlikçileri elleriyle döşenmeye devam ettiğini gösteriyor.
2025 Newroz’unu baskılara karşı mücadele günü olarak kutluyoruz!
Newroz’u: Her milliyetten işçi sınıfı ve emekçi halklar olarak Kürt sorunun savaş ve şiddet politikalarıyla çözülmesi ısrarına, Filistin’deki katliamlara, Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinde devam eden işgallere karşı özgürlüğün, demokrasinin, barışın sesini alanlarda yükselttiğimiz bir mücadele günü olarak kutluyoruz!
Newroz’u, ülkede demokrasi, bölgede barış mücadelesini büyüttüğümüz gün olarak kutluyoruz!
Newroz’u başta Ortadoğu halkları olmak üzere tüm halklar üzerindeki baskının, inkârın, katliamların son bulması için mücadeleyi yükselteceğimiz bir gün olarak kutluyoruz!
Yaşasın Newroz!
Newroz Pîroz be!
Wes bo Newroz!
Emek Partisi Genel Merkezi
Adana’da On binler yürüdü, polis barikatı aşıldı.Turgut Özal’da toplanan on binlerce kişi iş, ekmek,özgürlük, Faşizme karşı omuz omuza, kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz, birleşe birleşe kazanacağız, genel grev genel direniş, hükümet istifa gibi sloganlar attı
Halk iradesine, emeğimize ve geleceğimize yönelen bu darbe girişimine sessiz kalmıyoruz!
20 Mart Perşembe 20.30’da AKSA Gaz Kavşağı’ndan Duygu Kafe’ye yürüyor, hukuksuzluğa ve baskıya hep birlikte direniyoruz!
Emek Partisi Adana İl Örgütü