Yeni, biraz uzun ama umut dolu bir leylek hikayesiyle herkese selamlar. Meşhur leyleğimiz Yaren'in 4 yıl önce yuvasında halkalanıp aynı yılın ağustos ayında yuvadan uğurladığı yavrularından Umut adını taşıyan leyleğimizden haber var!
Aylaklığı bırakıp erişkin bir leylek olan ve bacağındaki halkasından tanıdığımız bu güzel kuş Gölyazı'da ilk eş ve yuva deneyimini yaşıyor bu günlerde. İşte içinizi ısıtacak bir leylek serüveni daha.
Tarihler 2021 yılının haziranını gösterdiğinde Bursa'da Eskikaraağaç başta olmak üzere çevre köylerde leylek halkalama çalışması yapmıştık. Böylece o yıl doğan yavruların bir kısmını kayıt altına alıp takılan halkalar ile takip edilebilir hale gelmeleri sağlanmıştı. Hatta içlerinden birine de takip cihazı da taktık. Yetişkin bir leylek olduğu için takamadığımız uydu takip cihazını o yıl Yaren'in beş yavrusundan en k��çük olana takmıştık. İşte Umut o yılki Yaren'in beş yavrusundan biriydi.
Nihayet beklenen kavuşma gerçekleşti. Yaren Leylek 14. yılında da varım dedi. Dün göçten gelip önce yuvasına konup eşiyle özlem giderdi ve bu sabahta soluğu Adem Amca'nın kayığında aldı. Adem Amca ise onu böyle ayakta karşıladı.
Hoşgeldin #YarenLeylek
Bahar şimdi geldi işte...
Arjantin’in güneyine yolculuğumuz sırasında, Patagonya’nın muhteşem vadilerinden birinde karşılaştığımız bir Macellan Puhusu ailesi. İşin aslı onları orada daha önce hiç görmemişken arkadaşıma buraya akşama doğru gelelim, baykuş buluruz demiştim. Akşama doğru gittiğimizde gerçekten bir aile oradaydı. Yuvalarından dışarı çıkmış ötüyorlardı. İlk erkek bireyi kaydettim, sonra bu dişiyi. Seslerini ve videolarını kaydettikçe aramızda ilginç bir bağ oluştu. İkinci ve üçüncü gün benden hiç korkmadıklarını fark ettim. Uçmalarında herhangi bir sıkıntı yoktu. Yukarıdaki tepede uçmaya başlamış üç yavruları vardı. Hava kararınca onların yanına gidiyorlar, sonra avlanmaya çıkıp fare ve kuş getiriyorlardı. Bir belgeseldeki ahtapot arkadaşım gibi hissettim. Baykuş arkadaşım. Ben yanlarına yanaştığımda ürkmediler ve ötmeye devam ettiler. Bana hayatımın en iyi röportajlarını verdiler. Türkçe ve İngilizce konuşuyordum, bana baykuşça cevap veriyordu. Dilin kemiği olmadığını, insanların arasındaki düşmanlığın boşuna olduğunu gösterdiler. Hayvanların ve bitkilerin hepsiyle sizin gibi konuşmayı diliyorum dediğimde “zaten konuşuyorsun” dediler. İşte o an bu baykuş ailesinin beni insan olarak kabul etmelerine büyük bir onur duydum. Olgunlaşmıştım…
İki baykuşun karşılaşması. Hayatımın en özel karşılaşmalarından biri… Doğada binbir farklı olay gördüm, dünyanın çeşitli yerlerinde 4000’den fazla kuş türü gördüm. Bu Macellan Puhusu ile olan muhabbetimizi hiç unutmayacağım.
Bir akarsuyun önünü keser veya yönünü değiştirirsen ne olur biliyor musun? O suyun beslediği koca bir habitatı susuz bırakırsın. Üstelik o canlılar, marketten parasıyla şişe su da alamazlar...