Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
İsrail Dışişleri Bakanı Sa'ar, Cumhurbaşkanımızın, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile görüşmesine insan hakları eleştirisi getirmiş.
Siyasi ikiyüzlülükten de öte yüzsüzlüğün tam tanımıdır bu sözler.
Netanyahu’nun başında olduğu “soykırım şebekesi” bırakın insan haklarını, “insan”a ve “tüm insanlığa” düşman bir zihniyettir. İnsanlık düşmanı bu yeni Nazilerin insan haklarından bahsetmesi sözkonusu olamaz.
Türkiye’de yıllarca en temel haklarından mahrum olanlar ve mazlum coğrafyalar, Cumhurbaşkanımızla insan haklarının yan yana yazıldığını çok iyi bilirler.
Eserleriyle, kitaplarıyla, hat sanatını icrasıyla gönüllerde müstesna bir yere sahip olan yazar, hattat ve hafız Yusuf Tavaslı’ya Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına, dostlarına ve talebelerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Millet için, memleket için, ülkemiz için, Türkiye’nin genç nesilleri gözleri umutla parlayan çocukları için çıktığımız bu yolda sizlerle birlikte kol kola yürek yüreğe daha nice seneler yürümeye inşallah devam edeceğiz.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır.
“AK Parti bir Türkiye kitabıdır.”
Milletimizin her bir ferdinin kendi hikayesine yer bulabildiği nevi şahsına münhasır bir kitaptır.
#ÇeyrekAsırlıkDestan
Başörtülü kadınları hedef alarak “imha edilsin” ifadesini kullanan şahsın sözlerini lanetliyor, en güçlü biçimde kınıyoruz.
Kadınların inancı, kıyafeti ve yaşam tercihi üzerinden nefret dili üretmek; temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır.
Bu ülkede kadınların inançları ve tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığı dönemler geride kalmıştır. Toplumun bir kesimini yalnızca kimliği, inancı veya yaşam tarzı nedeniyle hedef gösteren, dışlayan ve tehdit eden hiçbir anlayışın normalleşmesine izin vermeyeceğiz.
Milyonlarca kadını hedef alan bu ayrımcı ve nefret içerikli söylem asla kabul edilemez.
Hiç kimse kadınları inançları sebebiyle hedef gösterme, aşağılayıcı ifadelerle anma veya yok edilmelerini çağrıştıran söylemlerde bulunma hakkına sahip değildir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak konu hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na girecek tüm gençlerimize yüce Allah’tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ediyorum.
Sevgili genç arkadaşlarım:
Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın; sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz.
Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz.
İzmirlilerin gündeminde Sayın Tugay’ın hangi partiye üye olduğu meselesi yoktur.
Daha birkaç gün önce “CHP bizim çatımızdır, istifa etmeyi düşünmüyorum” diyen; birkaç hafta önce ise İzmir’in ulaşım sorunlarına ilişkin bir projeyi neden hayata geçirmediği sorulduğunda “Onu CHP iktidarında yapacağım” cevabını veren Sayın Tugay, bugün CHP’nin artık çözüm adresi olmadığını söyleyerek partisinden ayrılmıştır.
Bu kadar kısa süre içerisinde birbirine tamamen zıt açıklamalar yapan bir anlayışın İzmir’e istikamet çizmesi zaten mümkün değildir.
Nitekim görevde bulunduğu yaklaşık iki buçuk yıllık süre boyunca İzmir’e kalıcı bir eser kazandırılamamış, kronik sorunlara çözüm üretilememiş, aksine mevcut sorunlara yenileri eklenmiştir. Ulaşımdan altyapıya, şehircilikten belediyeciliğin temel hizmetlerine kadar pek çok alanda İzmir geriye gitmiş; vatandaşlarımız her geçen gün büyüyen sorunlarla baş başa bırakılmıştır.
İzmir yalnızca geride kalan iki buçuk yılını kaybetmemiştir. Daha da önemlisi, İzmirliler kalan iki buçuk yılın da farklı olmayacağını artık çok net görmektedir.
Bu nedenle bugün İzmirlilerin beklentisi, Sayın Tugay’ın CHP üyeliğinden istifa etmesi değil; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa etmesidir.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının partisinden istifası, İzmir için CHP Belediyeciliğinin çöküş itirafıdır.
Rozetliyken bu şehre hiçbir fayda sağlamayan bir ismin, bağımsızken de derman olması beklenemez.
Ancak bu durum sadece şahsi bir problem değildir asıl mesele bu tabloyu güzel İzmir’e layık gören 25 senelik köhnemiş CHP zihniyetinin ta kendisidir.
Fakat kimse umutsuzluğa kapılmasın. İzmir sahipsiz değildir.
İzmir’de biz varız, millete hizmetkâr olmayı şeref bilen AK Parti kadroları var!
Biz bugüne kadar İzmir için samimiyetle çalıştık, bundan sonra çok daha fazla çalışırız.
Kararlıyız… Bu hizmetsiz ve vizyonsuz dönemi ilk seçimde bitireceğiz, İzmirlilerle birlikte bitireceğiz!
Hicri 1448’inci yılın milletimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni yılın tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum. Yeni hicri yılımız mübarek olsun.