Düşüncesini bana zorbalık ve nefretle dayatmadığı sürece benim gibi düşünmeyen insanlarla arkadaş olmayı çok sevdim, mutlaka ve mutlaka onlardan bir şeyler öğrendim.
Herkes doktor olamaz
Herkes cerah olamaz, olmamalı.
İlkokul: 4 yıl
Ortaokul: 4 yıl
Lise: 4 yıl
Tıp fakültesi: 6 yıl
Toplam 18 yıl
TUS sınavına girdin Göz hastalıklarını kazandın. Bir 5 sene de orada.
23 yıl oku oku oku sınava gir sınava gir. Yetmez.
Tecrübe tecrübe tecrübe
Hasta hasta hasta
Oku oku oku
Uygula uygula uygula
Kongrelere katılman şart yenilikleri öğren.
Hasta ve yakını ile tartış, tartış ,tartış.
Anlat anlat anlat
Ameliyat ameliyat ameliyat
Eşin yüzünü görmez, çocuklarının büyüdüğünü göremezsin
Onlara durumunu anlat anlat anlat.
Yaş 60 a gelir biraz rahat edeyim dersin sağlık sorunların başlar
Sana yine rahat yok.
Hala oku oku oku
Tecrübelerini aktarmak için panelleri, kongreleri kabul et oradan oraya koştur.
Bazı avukatlar tarafından kandırılan hastaların davaları ile uğraş, uğraş, uğraş.
Moralin bozuksa yüzün biraz düşse ( bizde insanız deme şansın yok ) gider biryelere şikayet ederler, onunla uğraş.
Ve bunlar bir defa olmaz
Tekrarlar tekrarlar tekrarlar.
Cerrah kendi yaşamaz ailesi yaşar.
Yeniden doğsan yine bu mesleği seçermisin diye sorarlarsa hiç düşünmeden
" Evet" de.
O zaman Dostum
14 Mart Tıp bayramın kutlu olsun.
Avrupa'da binlerce bebek sakat doğarken, Türkiye'yi bu felaketten kim korudu biliyor musunuz?
"Bu ilaç bir zehir!" diyerek Sağlık Bakanlığı'nın kapısını aşındıran, ilaç devlerine kafa tutan o inatçı veteriner hekim: Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün.
Sadece Talidomid faciasını engellemekle kalmadı, dünyada kök hücre fikrini ortaya atan ilk isimlerden biri oldu.
Bugün sağlıklıysak, belki de ona borçluyuz.
Toplum olarak Heimlich manevrasından sonra öğreneceğimiz ikinci bir konu; asansör çağırırken yukarı gitmek istiyorsanız yukarı tuşuna, aşağı inmek istiyorsanız aşağı tuşuna basmayı öğrenme konusudur.
Ortada dolaşan bayrak indirme, bayrağı aşağılama videolarını görüyorsunuz. Büyük bir kışkırtma operasyonu başlatıldı! Bir noktada bizi patlatma niyetindeler. Sonrası kan revan… Tüm bu faaliyetler, Suriye, İran, Irak ve Kıbrıs’da eş zamanlı yürütülüyor
بالنسبة للإسلاميين الذين يكرهون جمال عبد الناصر ومصطفى كمال أتاتورك ويتهمونهما بأنهما كانا أعداء للإسلام:
والله إنكم أحمق من الحماقة،
لولا أتاتورك وتحطيمه لخلافة الخيانة لكانت إسطنبول والأناضول الآن تقرع فيها أجراس الكنائس بدل تكبيرات المساجد.
ولولا عبد الناصر لكانت الجزائر الآن فرنسية، ومصر وحتى دول الخليج بريطانية.
هؤلاء حقّقوا للإسلام ما عجز عن تحقيقه تسعة وتسعون بالمئة من شيوخ المسلمين.
Eski ABD Başkanı Ronald Reagan'ın Hukuk Danışmanı Bruce Fein:
"Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda...
Reagan'ın talimatıyla Avrupa'daki askeri arşivler ve Osmanlı arşivlerinde araştırma yaptık. Soruşturmada Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğu ortaya çıktı. 1,5-2 milyon Ermeni'nin katledildiği iddiaları, Ermeni tarihçilerin uydurması...
Rumlar, Kürtler, Çerkezler, Araplar ve Ermeniler, Osmanlı'da üst düzeylerde görev yapıyorlardı. Birinci Dünya Savaşı'nda Ermeniler ana vatanlarına ihanet ettiler ve Osmanlı'nın düşmanlarına katıldılar.
Ermeniler, Kafkasya Cephesi'nde Osmanlı'ya karşı Ruslarla birlikte savaştı. Türk ve Gürcü köylerini yağmalayıp içindekileri öldürdüler. Araştırmamız sırasında Türkler arşivlerini açtı, Ermeni tarafı arşivlerini göstermeyi reddetti."
Kaynak : https://t.co/GEygUsqI33
Aşağıda gördüğünüz "Lider", Cumhurbaşkanı seçildikten 6 yıl sonra dünya çapında tarihin gördüğü en büyük ekonomik kriz yaşandı.
Yani (1929) Büyük Buhran.
Kriz Amerika ve Avrupa'da başladı...
Milyonlarca insan işsiz ve evsiz kaldı.
Almanlar bile ısınmak için karşılıksız bastıkları paraları yakmak zorunda kalmıştı. Sanayi ülkeleri, tarım ülkelerine muhtaç olmuştu...
Mustafa Kemal Atatürk ne mi yaptı?
682 nolu (1925) kanunla (682 Her Nevi Fidan ve Tohumların Meccanen Tevzi ve Devlet Uhdesinde Bulunan Arazinin Fidanlık İhdası İçin Ziraat Vekaletine ve İdarei Hususiyelere Bilabedel Teffizi Hakkında Kanun) vatanın, bir zamanlar padişahların kişisel malı olan tüm ekilebilr arazilerini, öküzüyle beraber çiftçiye bedava dağıttı.
Osmanlı döneminde ekenden ekmeyenden, evlenenden bekar kalandan ya da hayvanını kaybedenden bile vergi alınırdı...
Atatürk tüm bu lüzumsuz vergileri kaldırdı..
Ekildi, biçildi.
Verimli üretim için çağdaş tarım okulları açtı.
Okuma bilmeyeni millet mektebine çağırdı.
Bir an evvel okuma öğrenilsin diye yeni alfabeyi getirdi..
Sonunda Avrupa'ya döndü ve "Malımı alanın, malını alırım." dedi.
(Kliring Sistemi: Kliring, ülkeler arasındaki iki yanlı ticaret anlaşmalarının temelde malla ödemeyi öngören bir türü. Kliringde anlaşmalı ülkeler arasında ithalat ve ihracat işlemleri döviz kullanılmadan mahsup ve takas yoluyla ve kliring kurumları aracılığıyla gerçekleştirilir...)
Sanayi ülkelerine yüksek fiyattan tarım ürünü sattı.
Kazandığı her kuruş parayla da bir başka fabrika açtı.
Bir yandan da sanayiye yatırım yaptı.
"Atatürk hiç borç almadı." derler. Bu bilgi tam olarak gerçeği yansıtmıyor.
Doğrusu ise, Atatürk'e kimse borç vermek istememiştir.
Nitekim bulduğu parayla fabrika açıyordu.
Mesela Rusya'dan alınan borç ile Karabük Demir Çeliği açmıştır...
Bu "Yüce Adam"ın ülkesi, tarihin gördüğü en sert küresel buhrandan yara almadan çıktı.
Hem de iktisatçısı yokken !...
Okuma yazma bilmeyen çiftçisiyle yaptı bunu.
Bu başarıyı incelemek için İngiltere'den maliyeciler gelmiştir...
Çobandan pilot, kağnıdan uçak çıkaran " Adam"dır
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK !...
Türkiye en alternatif tarzda yaşayanların dahi dar pencereden bakıp kendi küçük dünyalarından insanları yargılayıp etiket yapıştırdığı insanların ülkesi ne yazık ki.. yobazlara söven insanların bile yobaz olduğu gerçeğiyle bir an önce yüzleşip boş işlerle uğraşmayı bırakmalıyız.. çok geç kaldık...
İmam Hüseyin'in yenileceği belli olduğu halde Hak'kın gücüne gideceğini anladığı an Yezid'in ordusunun yanından Kerbela'nın şehidi Hüseyin'in önüne geçip gövdesini siper eden Hür gibi ol.
Bırak Dünya'nın saltanatı Dünya'da kalsın.
Yurt dışına yerleşen doktorlar için "vergimizle okudu, gidemeeez, yasaklansıın" diye böğürenler, öldürülen doktorlar için "vergimizle okudu, öldüremezsiniz" demiyor hiç. Derdinizi anladım ben: İstiyorsunuz ki okumuş insanlara zulmedin, rahatsız edin, sessiz kalsınlar.