bir de fıtrat çıktı başımıza fıtraten kadın çalışmaya uygun değilmiş kadın tarlada taş taşırken bi köşede çocuğunu doğururken kimse fıtrat demiyodu masa başı iş yapınca mı fıtrata ters oldu anlayamadık
neyse bugünlük bu kadar feminist öfke ytrli bye
Ya bir şey çok dikkatimi çekiyor. Öldürülen ve dayak yiyen kadınları “yanlış erkek seçmekle” suçlayan erkekler, iş kendilerine gelince asla kendisini suçlamıyor. İki tane paragöz kadınla evlenen dallama “süresiz nafaka zulmü” diye bk atıyor tüm kadınlara. E SEÇMESEYDİNİZ :)
tamamen merakla diziyi izledim. öyle bir anlatmışlar ki gerçekten cehalet çukurunda yüzenler için muazzam bir örnek yaratmışlar. ben size yazayım, detayları araştırın, 1 kişi okuyup gerçeğe aysa kardır:
kendisi alman asıllı türbanlı misyoner rotraud scheer ile insanların beynini yıkamaya kendini adamış biridir.
ilk konferansını samsun'da vermesi laikliğe ve Atatürk'e karşı duruşunun en önemli emaresidir.
kadınların kocalarından dayak yemelerini ve buna sabretmelerini Allah katında yükselmek olarak empoze ederken kendisi evliliğinde şiddet görmüş ve fakat boşanarak bu yükselişe ermekten kendi rızasıyla "nedense" vazgeçmiştir.
keza başı kapalı kadınlara kardeş gözüyle bakılırken açık kadınlara her türlü yakıştırma yapılabileceğini defaten "sohbetlerinde" ve romanlarında anlatmıştır.
keza yanlış hatırlamıyorsam huzur sokağı kitabında tecavüze uğrayan bir kadının intihar etmesi gerektiğini savunmuştur.
hala bu kadını savunan varsa beni takipten çıksın, onur duyarım.
O kadar çok duygularımı bastırdığımı fark ettim ki artık bilgi tutamıyorum, hafızam bana ihanet ediyor, konsantre olmakta zorlanıyorum ve konuşurken kelimeleri unutuyorum.
Ya ben 10 sene tek yaşadım başka şehirde. Evim hep bal dök yala , yemeğim hep sanki aile evi gibi. Dolma sarma falan yapıyordum, mantı açıyordum ben öğrenciyken.
Hatta aynı zamanda çalışıp yetmezmiş gibi o dönem bir de 2 üniversite birden okuyordum. Muazzam rahattım. Her şeyin düzeni vardı. Şimdi evlendim. Evim o zaman oturduğum evden daha küçük. Ulan bu işler nasıl bitmiyor .
Şu profesyonel evliler akıl versin bu nasıl saçmalık ya🙄
bu fotoğraftan da anlaşıldığı üzere ‘çalışan kadın’ terimi bir totolojidir. çalışmayan kadın diye bir şey hiçbir zaman var olmamıştır, yalnızca yaptığı iş karşılığında para alamayan kadın diye bir şey vardır.
İnsanlar müsaitliği sadece zaman sanıyor. Evdesin diye, telefonu gördün diye, cevap verecek halde olduğunu düşünüyorlar. Oysa insanın bazen vakti var ama tahammülü yok. Her görünen boşluk, herkese açık bir kapı değil.
şanslı ailelerde doğmamış tatil nedir bilmeyen herseyi ama herseyi mücadele yoluyla kazanmak zorunda olan kimseye muhtaç olmadan yaşayip kendi yolunda egitiminde hayatta kalmaya çalışan kızlarımızın da işçi bayramı KUTLU OLSUN