- Burası esir kampı gibi gözüksede mesele bambaşka..Yıl 1964 Türkiye!
-Osmanlı'ya sığınanlar oldu ama Osmanlı'dan dış ülkelere göç eden olmadı.
-Geçmişi öve öve bitiremeyenler, fabrikalar vardı diyenler,hayvan pazarından hayvan alır gibi bu milletin dişini kontrol ettirdiniz.
Bu forma, unutulmayan zaferlerden, gelip geçmeyenlerden, modadan, yağmurluktan, vazgeçilmez bir tutkudan, Fenerbahçe ruhundan yapıldı.
Yeni sezon adidas x Fenerbahçe forması, Fenerbahçe'nin 120 yılından yapıldı.
#BuFormaFenerbahçedenYapıldı
Ecdad yadigârı Girit’ten sesleniyorum:
Kara Musa Paşa Camii’nin içinde domuzlar yatıyor, avlusu kilitli tutuluyor, bahçesindeki Yeniçeri ve Türk ulemasına ait mezarlar ise tahrip edilmiş durumda.
🔴 Cihat Yaycı :
‼️Türk vatandaşlarına çağrım şudur: Tatil planı yaparken sadece denizi, oteli ve fiyatı değil; ülkemizin çıkarlarını, ekonomik gücünü ve milli hassasiyetlerini de düşününüz.
Yunanistan, Türk turistleri dostluk ve karşılıklılık anlayışıyla değil, ekonomik ihtiyaç nedeniyle kabul etmektedir. Bugün Türk vatandaşlarına uygulanan kapıda vize sistemi tüm Yunanistan için geçerli değildir; yalnızca Türkiye’ye yakın ve ekonomileri büyük ölçüde Türk ziyaretçilere bağımlı hâle gelen belirli adalarla sınırlıdır. Üstelik bu uygulama geçici ve süreli bir istisnadır.
Buna karşılık Yunan vatandaşları Türkiye’nin tüm sınır kapılarından kimlik kartlarıyla giriş yapabilmekte, hatta birçok durumda süresi geçmiş kimlik kartlarıyla dahi kabul edilmektedir. Türk vatandaşları ise hâlâ vize uygulamalarına tabi tutulmaktadır. Bu durum karşılıklılık değil, açık bir eşitsizliktir.
Bugün Adalar Denizi’ndeki bazı adaların esnafı, restoranı, oteli ve ticareti büyük ölçüde Türk turistlerin harcamalarıyla ayakta durmaktadır. Ancak aynı Yunanistan; 19 Mayıs’ı, yani Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesini başlattığı günü sözde “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden, nesillerine Türkiye karşıtı tarih anlatıları aktaran, Batı Trakya Türklerinin Lozan’dan doğan haklarını yıllardır kısıtlayan ve Türkiye’ye yönelik maksimalist taleplerini hiçbir zaman tamamen terk etmeyen bir devlet politikası izlemektedir.
Dolayısıyla mesele yalnızca turizm değildir. Harcanan her kuruşun ekonomik olduğu kadar siyasi ve stratejik sonuçları da vardır. Bugün bazı adaların ekonomileri Türk turist sayesinde ayakta dururken, aynı devletin uluslararası platformlarda Türkiye’nin hak ve menfaatlerine karşı faaliyetlerini sürdürmesi, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine politikalar izlemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Elbette herkes tatilini istediği yerde yapabilir. Ancak vatandaşlarımız harcadıkları her kuruşun ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçlarını da düşünmelidir. Kendi ülkesinin turizmine, esnafına ve ekonomisine katkı vermek sadece bir tatil tercihi değil, aynı zamanda milli bilinç ve sorumluluk meselesidir.
Unutmayınız; bir milletin gücü yalnızca ordusundan değil, ekonomisine sahip çıkan vatandaşlarının tercihinden de gelir.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın kararlılığı ve stratejik dehası asırlar sonra hâlâ ilham vermeye devam ediyor.
İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlu olsun. 🇹🇷
#29Mayıs1453#ASELSAN
İngiliz bir genç:
-Müslüman değilim ama çok saygı duyuyorum. İlk nedeni aile değerleri. Ailelerini asla terk etmezler.
-İnançlarının arkasında sapasağlam duruyorlar. Sevgi dolular.
-Beni linç edin. Hiçbir pi*ç kurusu için gerçeği inkar etmeyeceğim.
❗ Ekranda gördüğünüz kişi Türkiye vatandaşı olan İsrail askeri Doğancan Şen.
🔍 Gazze'de soykırıma katılan ve istediği zaman ülkemizde gezen içimizdeki çifte vatandaş olan katili ifşa ediyoruz.
🎙 @cavusoglu_nisa
Fenerbahçe Atina ya Final Four ‘a gidiyor…
Yine gidiyor…
Ancak yine sadece sevdalıları ile tek başına gidiyor…
Bakın TV lere ne konuşuyorlar?
Hak verirsiniz…
Giden bir başka Türk takımı olsaydı;
Milli dava olurdu…
İngiliz bir aktivist:
-Hayatım boyunca beynim yıkandı. Bize Müslümanların sorun olduğunu düşündürdüler.
-"Müslümanlar te*rörist" dediler. Bu yüzden birçok insan Gazze'deki so*ykırımı sadece izledi.
-Ben kandırıldım ve özür diliyorum.
Este es el estado de los niños en Gaza, la miseria se une con mala salubridad, con las aguas fecales y los residuos inundando las calles, los niños vagan descalzos sin rumbo entre enfermedades y hambruna.
A esto le llaman "paz", la paz de ser exterminado mientras el mundo calla.