Deniz Göktaş’a takılan ters kelepçe hepimizin beynine de takılıyor. Düşünmeyelim, eleştirmeyelim, konuşmayalım istiyorlar. Beynimizde onların kelepçesiyle yaşayalım istiyorlar.
Deniz Göktaş’ın savunması:
• Komedyenim, yüksek gelirliyim. Deniz Göktaş rumuzlu YouTube hesabı bana aittir. Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılmıştır.
• Soruşturmaya konu olan video, 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapmış olduğum stand-up gösterisine aittir.
• Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmıştır.
• Tarafıma yöneltilen 'halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' kastım kesinlikle yoktur.
• Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yaptığım bir gösteridir.
• 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirinden bu kısma dair incindiklerine ilişkin bir şikayet gelmemiştir.
• Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır.
• Burada da kötü bir şey demiyorum. Favori kitabım diyorum.
• 'Çeviride sorun var' cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum.
• İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm.
• Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediğimi reddediyorum. Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok.
• Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık şekilde tartışılan bir konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece.
• Gösteri boyunca bu tarz popüler figürlere, ideolojilere ve Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır. Başka bir amacım yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.
🔊 "TÜRKİYE SENİNLE GURUR DUYUYOR!"
🇹🇷 Ay-yıldızlı tribünlerin coşku dolu tezahüratları eşliğinde, Zeynep Sönmez'e Avustralya Açık 3. Tur biletini getiren maç puanı...
Fatih Altaylı, hiçbir suç yokken, sadece niyet okumayla 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu ülkede hukuktan, adaletten bahsetmek imkansız. Adaletsizlik her gün işkenceye dönüştü, dönüşüyor.
Çok ikonik bir fotoğraf Allah kimseye yaşatmasın. Hem kararı verenler ne yaptığını biliyor hem de Fatih Altaylı biliyor yazık gerçekten. Şimdi adalet bakanı nakaratı söylemeye başlar...
Fatih Altaylı'nın bugünkü konuğu radyocu Nihat Sırdar:
“Her işin başında liyakatsiz, sahte insanlar var. Bu sebeple Akp bitti.
Orman işçisine tanesi 35 bin liraya koruyucu kıyafet almayan Orman Bakanlığı, 900 milyon lira harcayıp Azerbaycan'a 'fidan yetiştirme merkezi' kurmuş”
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Sinem Dedetaş'ın AKP'li meclis üyesine yanıtı sosyal medyayı salladı:
💬"İhanet eden bedelini ödeyecek, sözünüze katılıyorum. Biz de aynı fikirdeyiz."
💬"Burası Türkiye Cumhuriyeti, kimsenin babasının malı değil."
💬"Bu devlet bir partiye ait değil."
💬"Bu devletin kurucusu var, bu devletin vatandaşı var. Bu devletin siyasi partileri var. Yöneten partisi var, muhalefet partileri var."
💬"Devlet, partiden büyük bir şeydir ve bir partinin malı da değildir."