Arkadaşlar 22 sene hekimlik yaptım, özel hastanelerde nöbet tutmuşluğum var, kısa bir süre özel hastanede de çalıştım. Çok kurumsal hastaneler (belli vakıf hastaneleri) hariç sürekli hekim üzerinde yönetimin hasta yatırma, hastayı müşahadeye alma vb baskıları vardır. Hekimim cirosu düşünce bir dönem sonra işten çıkarılır.. Devlet hastanesinde de 2003 yılı itibariyle ‘performans’ sistemi denilen saçma bir sistem gelmiştir. Ne kadar iyi hasta baktığın değil ne kadar çok hasta baktığın, cirona göre devlet döner sermaye vermektedir Sağlık ve eğitimde işler “ciro mantığı” ile yürümemelidir. Sistem başından bozuk kurulmuştur. Ve bozuk düzen devam etmektedir.
Tecavüz bir yapı ya da hormon meselesi değildir; kişilikle ve toplumun erkeklik kültürüyle ilgilidir.
Bir bakıma erkeklik/erkeksilik kadına benzememeye çalışma; onda olmayanın bende olduğunu kanıtlama girişimidir. Yani bir şiddet eylemidir; hadım veya hormon sonucu değiştirmez.
Cinsel organıyla yapamadığını bıçakla, silahla yapar... Belirleyici olan hormonlar ya da azmış bedenler değil azgınlaştırılmış erkeklik kültürüdür.
Her tür şiddet gibi tecavüz bir suçtur ve cezalandırılmalıdır. İki de bir af çıkartılmamalıdır. İdam da edilmemelidir;
1. Yanlış karar vermiş olabilirsiniz;
2. Bir ceza yaşayarak çekilir, ölüp cezadan, cezanın ıstırabından kurtularak değil.
Cinsel eylemlerde sapkınlığın ne olduğunu ‘bilimsel’ ve ‘ahlaki’ olarak tarif etmek zorluklar içerir.
“Sapkınlık” seçilen delikler ve yarıklarla değil, cinsel eylemin yöneldiği canlının zihinsel olarak o eylemi yorumlayamayacak konumda (çocuk, hayvan, akıl hastası) olması veya bedensel olarak karşı koyabilecek güce sahip (çocuk, kadın, hayvan vs) olmaması ile belirlenebilir.
Ancak şiddetin ve suçun ne olduğunu tarif etmek kolay ve kesindir.
Suçun gereği ise tedavi değil cezadır.
Küçük Narin, masum bir çocuk katledildi.
Aile dostlarımızdır lafı neyin nesidir? Neyi koruyorsunuz siz? Şiddetin en vahşi halini yaşamış ve yaşam hakkı elinden alınmış bir çocuk!
Susmayacağız. Vicdanları susturamazsınız.
Prof. Ali Rıza Tümer (Hacettepe Adli Tıp Bölüm Başkanı)
Önemli şeyler söylüyor
Çocuklar kaybolduğunda tüm karakollara haber veren bir alarm sistemi (Avrupa’da öyleymiş) kurulmasının önemini vurguluyor .
(Hatta adı Narin olsun diyor )
Önce ekipler hız konusunda baskı altında kalmadan inceleme yapmalı ve sonra şeffaf bir şekilde açıklanmalı ki halk da ders çıkarsın diyor .
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A AÇIK MEKTUP
Sayın Cumhurbaşkanı;
Bugün yapmış olduğunuz açıklamaları dinledikten sonra artık sabrımın tükendiğini fark edip, asla anlamayacağınızı, asla umursamayacağınızı bildiğim halde bu mektubu yazmaya karar verdim.
Tarihe not düşülmüş olur böylece.
Sayın Cumhurbaşkanı;
Siz demokratik seçimler sayesinde oturduğunuz koltuğa halk tarafından getirilmiş bir devlet görevlisisiniz.
Bu ne demek?
Siz bize hizmet etmekle yükümlüsünüz.
Anamız değilsiniz, babamız değilsiniz.
İkide bir azarlayabileceğiniz, hakaret edebileceğiniz gibi bir yanılsama ve yanlış içerisinde olduğunuzu görüyorum.
HAMAS lideri için ilan ettiğiniz yası eleştirenlere cibiliyeti bozuk dediniz.
Dİ-YE-MEZ-Sİ-NİZ!!!
Siz kendisini sevebilir, sayabilir, ölümünün ardından kişisel olarak, kurumsal olarak (parti lideri olarak ve tüm parti olarak) yas tutabilir, kahrolabilirsiniz.
Ancak bunu "ulusal" hale getirdiğinizde, gösterilecek tepkiyi de soğukkanlılık ve nezaketle karşılayacaksınız.
Ben size "cibiliyeti bozuk" dersem sabah 4' te ters kelepçeyle evden alınırım. Siz de bana diyemezsiniz!
Askerlerimiz ölürken, vatandaşlarımız ölürken, insanlar sizin hükümetinizin ihmalkarlığı yüzünden trenlerde ölürken ilan etmediğiniz yası, siyasi görüşü bizimle zerre uyuşmayan biri için "ulusal" düzeyde ilan ederseniz, biz de eleştiririz! Bu her şeyden önce bizim vatandaşlık görevimizdir.
Sosyal medyayı sevmeyebilirsiniz. Çok kızabilirsiniz.
Kapatamazsınız öyle kafanıza göre.
Siz bu ülkeyi aklınıza estiği gibi yönetemezsiniz sayın Cumhurbaşkanı.
"Halkımızdan izin aldık" diyorsunuz.
Kendi tabanınızı bununla avutabilirsiniz, beni, bizi değil.
Siz ülkenin yüzde 35 inin, tüm ülkeyi yönetmesi i��in o koltuğa oturttuğu bir görevlisiniz.
İkide bir "bakanıma söyledim, belediye başkanıma söyledim" falan diyorsunuz ya, o bakan sizin değil, bizim! O belediye başkanı sizin değil bizim!
Yetti bu fırçalarınız, ağzı bozuk hitabetiniz ve öfkeniz!
Siz bize çalışıyorsunuz sayın Cumhurbaşkanı.
Biz size çalışmıyoruz.
Devlet sizin değil, hükümet sizin.
Halk da biziz,
Devlet de biziz!
Saygılarımla;
Zeki Emre DÖLCEL
Cumhuriyet biz Türk çocuklarına sayısız fırsat verdi. Okuyabildik, çalışabildik, seçebildik, seçilebildik ve tüm dünyaya meydan okuyabildik...
Bize emanet ettiğiniz her şey için teşekkür ederiz Ata'm. Seni ve şehitlerimizi minnetle anıyorum. Sevgi,saygı ve minnetle ❤️🤍🇹🇷