@basekc11 Arka sokakları da yıllardır hüsnü ile Mesut götürüyor onlar da olmasaydı dizi bitmişti zaten hatta bir ara Mesut gittiğinde reytingler düşmüştü
@GeceFiona Tabii ki var, makyaj yapmayan kadınların bu kadar Yadırganmasına da hiç gerek yok. Her yüze makyaj yakışmayabilir, herkes makyajı sevmek zorunda değil.
Kim bilir kaç öğrenci mezuniyet hazırlığı yapıyor, iş başvurularını tamamlıyor, geleceği için adım atıyordu.
Bir gecede bütün düzenin ve emeğin tartışmalı hale gelmesi gerçekten ağır bir durum.
#bilgidireniyor
Bir üniversitenin kapanması sadece bugünü etkilemez.
O okuldan mezun olmuş insanların aidiyet duygusunu, öğrencilerin motivasyonunu ve ülkenin akademik itibarını da etkiler.
#bilgidireniyor
Kampüsler yalnızca ders yapılan yerler değildir.
Fikirlerin geliştiği, insanların kendine yön çizdiği alanlardır.
Bu yüzden üniversitelerle ilgili her gelişme toplumun tamamını ilgilendirir.
#bilgidireniyor
Üniversiteler sadece ders görülen yerler değildir.
Birçok insan için emek, umut, mücadele ve yeni bir hayat demektir.
Bu yüzden eğitimle ilgili kararların etkisi yalnızca bugünü değil, yılları etkiliyor.
#bilgidireniyor
İnsanlar yıllarca okuyup emek veriyor, hayatını buna göre şekillendiriyor.
Sonra alınan kararlarla binlerce kişinin geleceğe dair planlarının bir anda sarsılması gerçekten ağır bir durum.
#bilgidireniyor
Bir üniversite kapanınca sadece bir kurum etkilenmiyor.
Yıllardır emek veren öğrenciler, akademisyenler, çalışanlar ve aileler de belirsizliğin içinde kalıyor.
Eğitim insanların geleceğe güvenle bakabildiği bir alan olmalı.
#bilgidireniyor
• Evde yedi tane silah bulundurmak, bir ebeveynlik sorunudur.
• Psikologun uyarmasına rağmen çocuğunu destek sürecini tamamlamamak, bir ebeveynlik sorunudur.
• Sürekli saldırganlığı tetikleyen oyunlar oynamasına rağmen onu poligona götürüp atış yaptırmak, bir ebeveynlik sorunudur.
• #EgitimdeŞiddet #ebeveynliksorunu
@KaliteliPop Tabii ki sistemi de eleştiriyoruz, kimse onu aklamıyor zaten… ama nedense konu dizilere gelince bir anda herkes savunmaya geçiyor. Halbuki sistem dediğimiz şey de bu içeriklerle besleniyor, birbirinden kopuk değil.
BASINA VE KAMUOYUNA
OKULLARDA ŞİDDET DEĞİL GÜVEN İSTİYORUZ
14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede gerçekleştirilen silahlı saldırıda çok sayıda öğrenci, öğretmen ve okul çalışanı yaralanmış; 15 Nisan 2026 tarihinde ise Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırıda öğretmenler ve öğrenciler hayatını kaybetmiştir.
Peş peşe yaşanan bu olaylar, eğitim ortamlarında güvenlik sorununun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı; yaralanan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz.
Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissettikleri, öğrenmenin, dayanışmanın ve birlikte yaşam kültürünün güçlendiği alanlar olmak zorundadır. Ancak son dönemde eğitim ortamlarında artan şiddet olayları, okul güvenliği konusunun artık ertelenemez bir sorun hâline geldiğini göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına almakta, 41. maddesi ise çocukların korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirtmektedir. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu eğitimde fırsat ve imkân eşitliğini esas almakta; ilgili mevzuat uyarınca öğrencilere güvenli bir eğitim ortamı sağlanması devletin sorumluluğu olarak tanımlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de çocukların korunma ve güvenli eğitim ortamında bulunma hakkını açık biçimde tanımlamaktadır.
Bu nedenle yaşanan saldırılar yalnızca adli bir mesele değil; çocukların eğitim hakkını, güvenliğini ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden ciddi bir hak ihlalidir.
Okullarda şiddetin önlenmesi yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikososyal destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması, riskli durumların erken tespit edilmesi ve kapsayıcı bir okul ikliminin oluşturulmasıyla mümkündür.
Ayrıca kriz ve acil durum süreçlerinde yapılacak erişilebilirlik düzenlemeleri yalnızca engelli bireyler için değil, herkesin güvenliğe ve bilgiye eşit biçimde ulaşabilmesi açısından temel bir ihtiyaç ve haktır.
Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları; okul güvenliği, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları, kriz önleme çalışmaları, erişilebilir acil durum planlamaları ve okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemleri konusunda daha güçlü ve sürdürülebilir adımlar atmaya davet ediyoruz.
Şiddetin değil güvenin, korkunun değil dayanışmanın hâkim olduğu okullar herkesin hakkıdır.
Eğitimde Görme Engelliler Derneği
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş