“Sen kar yağmadan önce başkaydın,
Kar yağdıktan sonra bambaşka.
Sanki hep buluğ çağındaydın.
Kuşlar zaptederdi sonra her yeri, sabahları
Binlerce kez söylerlerdi, söyleyeceklerini.”
Didem Madak
Ahmet Muhip Dıranas da tütün tiryakiliğini anlatıyor:
"Beynimin o noktasına bir nöbetçi diktim. Cigara arzusuna dur diyor, yasak diyor. Fakat arada bir uyuyuveriyor ve ben bir cigara kaçırıyorum"
Ne hoş ne tatlı bir üslupla anlatıyor. Mest olmamak elde değil.
ey vasat!
muhteşem değilsin,
biricik değilsin,
her şeyin üstesinden gelemezsin,
bir karıncadan, kuştan farksız bir canlısın.
evrende bir zerre bile değilsin;
70 yıl sonra yoksun, geçicisin.
sakin ve usul ol..
kendini abartma.
.
1/8
Opera için hadım edilen erkek çocukları var 16. yüzyıl İtalya’sında… Bunlara “castrato” deniyordu. Bu çocuklar henüz ergenlik çağına girmeden kastrasyon (hadım edilme) yoluyla ince, berrak ve neredeyse kadınsı tınıya sahip ama aynı zamanda olağanüstü güçlü bir ses elde ederlerdi. Bu pratiğin kökeninde, kilise korolarında kadınlara sahne yasağı olması, aynı dönemde operanın yükselmesi ve “voce bianca” denilen o eşsiz “beyaz ses”e olan büyük talep yatıyor. Castrato geleneği, her ne kadar modern bakış açısıyla son derece tartışmalı olsa da, döneminin en popüler ve gözde “süperstar” şarkıcılarını yaratmış. Bu yıldızların başında ise o büyülü sesiyle yalnızca sahneleri değil, resim tuvallerini ve saray salonlarını da dolduran Farinelli geliyor. Tablolar ile Farinelli'nin hayatına kısa bir bakış, efendim... 🧵