Sanjay Subrahmanyam on Carlo Ginzburg (1939-2026):
'It was of little help to try and console the perfectionist historian with a reference to Horace’s adage about how even Homer nods...'
https://t.co/k5JefePQnX
Bülent Hocamızın yanındayız. Bu vesileyle sevgili @tas_cemal ile birlikte hazırladıkları bu önemi büyük eseri bir kez daha tavsiye etmiş olalım.
#BülentBilmezYalnızDeğildir
Bir haftadır süren son derece yorucu ve yıpratıcı bir belirsizliğin ardından, 3 Temmuz 2026 tarihinde tarafıma yapılan resmî tebligatla, 21 yıldır öğretim üyesi olarak görev yaptığım İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki görevime, bir yıllık kayyum yönetimi tarafından son verildi.
Deniz Göktaş'ın bugün neden tutuklandığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Uzun uzun nedenleri konuşmak yerine, bu karanlık rejimden kurtulmak için hepimizin üzerine düşenlere odaklanmamız daha doğru olacak.
Deniz'in, başına gelecekleri bildiği halde mizahını yapmaktan geri durmayan cesaretini, gösterisini platformlara satıp para kazanmak yerine "herkes izleyebilsin" diye bedava yayınlayan paylaşımcılığını, kaçıp kendini kurtarmak yerine bedel ödeyecek olsa bile kalmaya hazır yurtseverliğini örnek alabiliriz, bunlarla başlayabiliriz.
En önemlisi o nasıl madencilerin, öğretmenlerin, emekçilerin, emeklilerin yanında durduysa, biz de hep birlikte Deniz’in yanında olabiliriz, olmalıyız.
Ama sadece sosyal medya aktivizmiyle değil; yan yana gelerek, örgütlenerek, sokaklarda, meydanlarda, okullarda, sahnelerde nefes alıp verdiğimiz her yerde mücadele ederek...
Birçok kişi bugün çok üzgün, biliyorum. Ama üzülmek yerine, doğru bildiği değerlerden bir adım bile geri atmayan sevgili Deniz'le anne ve babası gibi, arkadaşları gibi gurur duymak ve bugün bir adım daha ileri çıkıp onun kavgasına ortak olmak, yarın başka üzüntüler yaşamamanın, hak ettiğimiz mutluluk ve kahkahaların tek güvencesi olacak.
Yasin Ramazan isimli paraşüt ile fotoğraf çekilmek istemediği için arkadaşımızın mezun kartının AKP’li Naci İnci yönetimi tarafından iptal edildiğini, 5 sene boyunca kampüse giriş yasağı aldığını öğrendik.
Bu okuldan elinizi çekin!
Komedyen #DenizGöktaş tutuklandıktan sonra önce Metris hapishanesine götürüldü ancak hemen sonrasında Çorlu’daki Karatepe hapishanesine gönderildi. Karatepe bilindiği üzere mutlak tecridin uygulandığı, mahpusların günde 23 saate kadar gün ışığı görmediği, “kuyu tipi” olarak adlandırılan bir hapishane. Soğuk Savaş programının sunucularından Boğaç Soydemir ve programın konuklarından rapçi Enes Akgündüz de tutuklandıktan sonra orada tutulmuştu.
Törene katılıyorsanız seremoninin işleyişi nasılsa ona uyacaksınız. Yoksa gidip diplomanızı sekreterlikten alabilirsiniz. Ben orada kendimi değil Felsefe Bölümü'nü temsil ediyorum, sizin showunuzun bir parçası olamam.
Boğaziçi apartheid filan diye diye getirdiğiniz hal: paraşüt akademisyen, egosu incindiği için öğrencinin diplomasını gaspediyor. El kol hareketleri çekiştirmeler filan. İnanılmaz.
Utanç verici. Bu çocuklar bunu hak etmiyor. Boğaziçi bunu hak etmiyor. Türkiye bunu hak etmiyor.
MİZAH SUÇ DEĞİLDİR
DENİZ GÖKTAŞ SERBEST BIRAKILSIN!
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinin sosyal medyada yayımlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılması ve yurt dışından dönüşünde gözaltına alınması; Anayasa’nın düşünce, ifade ve sanat özgürlüklerini güvence altına alan 25, 26 ve 27. maddeleri ile kişi özgürlüğünü koruyan 19. Maddesinde belirtilen kişi güvenliği ve özgürlüğünün özünü zedelemektedir.
Demokratik toplumlarda mizah; toplumsal olayları sorgulayan, eleştiren ve kamusal tartışmayı besleyen temel bir ifade biçimidir. İfade özgürlüğü yalnızca kabul gören, rahatsızlık yaratmayan düşünceleri değil; sarsıcı, incitici, rahatsız edici ve iktidarı eleştiren ifadeleri de korur. Nefret söylemi ya da şiddete açık çağrı niteliği taşımayan mizahi anlatımların ceza soruşturmalarının konusu hâline getirilmesi, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz.
Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmak zorundadır. Hakkında açılan soruşturmayı bilerek ülkesine dönen Deniz Göktaş hakkında gözaltı tedbirine başvurulması; zorunluluk ve ölçülülük koşullarını karşılamamaktadır.
Dahası, Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve emniyet binası içinde ters kelepçeli halde çekilen görüntülerinin servis edilmesi, güç gösterisinden öte;* insan onurunu zedeleyen, kötü muamele ve işkence yasağı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır bir uygulamadır. Bu uygulama, gözaltı tedbirine ilişkin adli sürecin bir parçası değildir. Bu görüntüler, kamuoyuna verilen bir gözdağıdır. İnsan onurunu zedeleyen bu uygulama; masumiyet karinesini, kişi özgürlüğünü ve kötü muamele yasağını delmektedir. Hukuk devleti, teşhir ve itibarsızlaştırma üzerinden işletilemez.
Ayrıca, bu tür işlemler yalnızca kişi özgürlüğünü değil; sanatsal ve eleştirel ifade alanını da baskılayan, toplumda otosansürü yaygınlaştıran caydırıcı bir etki yaratmaktadır.
Mizah ve politik hiciv, toplumun ve yönetenlerin kendileriyle yüzleşmesini sağlayan bir dev aynasıdır. Demokratik yönetimler, kendilerine tutulan bu aynaya tahammül edebildikleri ölçüde demokratik kalabilirler.
İstanbul Barosu olarak, Deniz Göktaş’a yönelik bu müdahaleyi asla kabul etmiyoruz. Yetkili makamları sanatsal ifade özgürlüğünü ceza tehdidiyle baskı altına alan uygulamalardan vazgeçmeye, Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve hakkında yürütülen soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandırılmasını sağlamaya çağırıyoruz.
Bu filmi çekmek için merdivenlere polis koymuşlar.. O kelepçe bir güç gösterisi evet, gerçekten de bir gücü gösteriyor, ama meşruluk karşısında ne kadar kırılgan bir güç olduğu da görünüyor: İşte Deniz'in başı dimdik, eğilmiyor.. Onun söylediklerinin gücüne karşı merdivenaltı kelepçe prodüksüyonun gücü..
Yakalanmadı. Her zaman Alevi kimliğine vurgu yapan bir sosyalist olarak 2 Temmuz’da Türkiye’ye döndü. Umarım ifadesinin ardından da serbest bırakılır.
Korku ve otosansürü yaygınlaştırmaya çalışanlara rağmen de sesini kısmadığın için teşekkür ederiz. İyi ki varsın Deniz Göktaş.
Komedyen Deniz Göktaş, geçtiğimiz günlerde yayınlanan stand-up gösterisinin ardından önce yandaşlar tarafından hedef gösterildi, az önce ise yurt dışından döndüğü havaalanında gözaltına alındı.
Eleştirel fikirlere ve mizaha tahammülü olmayan Saray Rejimi’nin sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın!
Sincan F1 Hapishanesi B1 Blok 3/43'ten herkese selamlar! Bir süre sizden uzağım ama sosyal medyada sizi rahat bırakmayı düşünmüyorum. Burada asayiş berkemal. Herkese selamlar, kokulu mektuplarınızı bekliyorum.
Adres:
Yıldız Tar Yıldız
Sincan Cezaevi F1 / B1 - 3/43
260 gün süren Şık Makas direnişini zaferle bitirdik✊✊✊
Şık Makas işçileri kazandı!
İşçi sınıfı kazandı!
Ödenemeyen üç aylık ücretleri ödetmeyi, kod 22 ve ahlaksız kodlarla işten atılan bütün işçilerin kodlarının değiştirilmesini ve işçilerin işsizlik ödeneği alabilmesini daha direnişin ilk haftalarında kazanmıştık.
260 gün süren direnişin ardından kalan diğer bütün taleplerimizi de kabul ettirdik ve protokol imzaladık.
✅ Bütün tazminat alacakları, işten atmaların gerçekleştiği 8 Ekim’den itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle hesaplanıp iki taksite (temmuz ve ağustos ) halinde ödenecek.
✅ Bütün mahkeme ve arabuluculuk giderleri işveren tarafından karşılanacak.
✅ Fabrikada üretim devam edecek olup, bundan sonra yapılacak ilk işçi alımlarında direnişe katılan ve işe geri dönmek isteyen üyemiz işçiler öncelikli olarak işe alınacak.
Birleştik, inandık, direndik, kazandık!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın BİRTEK-SEN!
Az önce İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldum. Mezuniyet töreninde bölüm birincisi değil, seçilmiş bir AKP’li öğrenci konuşturuldu. Ardından bir AKP’li veli konuşturuldu. Ardından AKP’li bir öğrencinin müstakbel kayınpederi AKP’li bir milletvekili konuşturuldu. Dekan ve rektör zaten AKP’li.
Bu şekilde üniversitede egemen olduklarını sanıyorlar ama sadece bir üniversiteyi daha mahalledeki parti kahvehanesine çeviriyorlar.
Şehir ve bölge planlama bölümü mezunlarımızdan @akgungurkan’ün savunmasında bahsettiği meseleleri yine mezunlarımızdan @cyhn_clgn detaylandırıyor. O projeler nedeniyle aslında kimlerin yargılanması gerektiğine dair ipuçları da ortaya çıkıyor. Mezunlarımız kamu yararını savunuyor.
New Cambridge Element, Letters and Gifts in the Harems of Eighteenth-Century Istanbul by Deniz Türker and A. Hilâl Uğurlu, out now! Read for free for the next 2 weeks at
https://t.co/L4BxpLyLxL
#cambridgeelements#history
Fotoğraftaki kişi NATO operasyonunda gözaltına alınan TEMA Ankara Şube Müdürü Fatma Didem Genç. Annesi ve babası alzheimer hastası. “Beni tutuklamayın anneme ve babama bakacak kimse yok, onlar ölüler” diyerek ağladı. Tutuklandı.