Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin il müdürlerine bağlı olarak görev yapmalarının sağlıklı bir denetim açısından uygun olmadığını düşünüyorum.
Bu konuda çözüm üretilmesi gerekiyor.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri; denetim, kontrol ve teftiş yetkisini 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesinden almaktadır.
Peki, kanundan doğan denetim, teftiş ve kontrol yetkisinin; denetimin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve mesleki hiyerarşisi gözetilmeden, genel idari taşra teşkilatı içerisinde yürütülmesi ne kadar doğrudur?
Yetkimizin kaynağı kanundur.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri, Kurum Başkanlığına bağlı, kendi mesleki hiyerarşisine sahip bir denetim yapılanması içerisinde örgütlenmelidir.#denetmen #sosyalgüvenlikdenetmenineişyapar
Sosyal Güvenlik Kurumunun mevcut denetim yapısının revize edilmesini istiyoruz.
Değişen ve gelişen teknolojiye uyum sağlayan; bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerini güçlendiren, risk odaklı denetimi, yapay zekâyı ve dijitalleşmeyi etkin kullanan, güçlü saha imkânlarına sahip çağdaş bir denetim yapılanmasının hayata geçirilmesini önemsiyoruz.
Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin müstakil bir denetim yapılanması altında görevlerini yürütmelerinin denetimin etkinliğini ve kamu yararını artıracağına inanıyoruz.#denetmen #sosyalgüvenlikdenetmenineişyapar
Ülkemizde kayıt dışı istihdamın bugün yüzde 25’ler seviyesine kadar gerilemiş olması, sosyal güvenlik denetiminin ve sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
İş yükümüz ağır; denetimin niteliğine uygun bağımsız ve müstakil bir yapılanmamız bulunmuyor, fiziki ve lojistik imkânlarımız ise yetersiz kalıyor. Bugün İstanbul gibi çalışma hayatının son derece yoğun olduğu bir şehirde dahi meslektaşlarımız, araç yetersizliğine ve şoför bulunmamasına rağmen sahaya çıkıyor, denetimlerini gerçekleştiriyor ve kamu hizmetini sürdürmeye devam ediyor.
Üstelik bu görev, kimi zaman tehdit ve fiziksel saldırı riskleri altında, can güvenliğimizi dahi tehlikeye atabilecek koşullarda büyük bir özveriyle yerine getiriliyor.
Yaptığımız denetim görevinin ağırlığına ve sorumluluğuna uygun müstakil bir denetim yapılanması, güvenli çalışma koşulları ve mesleğimize yakışır özlük hakları istiyoruz.
Biz bugün sahneye çıkmadık.
Yıllardır mesleğimiz, ülkemiz ve daha güçlü bir sosyal güvenlik sistemi için mücadele ediyoruz .#denetmen #sosyalgüvenlikdenetmenineişyapar
Sosyal Güvenlik Denetmenleri, yürüttükleri denetim görevlerinin niteliğine uygun müstakil bir teşkilatlanmaya kavuşturulmalıdır.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 428’inci maddesi, Sosyal Güvenlik Denetmenlerini kariyer meslek olarak düzenlemiş; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 24’üncü maddesi ise müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör ve aktüer unvanlarını aynı kariyer meslek sistemi içerisinde değerlendirmiştir.
Bu nedenle, Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin hakettiği özlük haklarına kavuşması kariyer meslek sisteminin ve eşitlik ilkesinin gereğidir. #denetmen #sosyalgüvenlikdenetemenineişyapar
Avrupa’da değişen denetim anlayışı, yalnızca hata tespit eden ve yaptırım uygulayan klasik denetim modelinden uzaklaşarak; rehberlik eden, önleyici yaklaşımı benimseyen ve işçi, işveren ile kamu arasında sosyal diyaloğu güçlendiren çağdaş bir denetim modeline evrilmektedir. Bu anlayışın temel amacı, sorunları yalnızca tespit etmek değil; ortaya çıkmadan önlemek ve çalışma hayatında sürdürülebilir bir uyum kültürü oluşturmaktır.
Bu yeni yaklaşımda sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri, devletin vatandaşla ve işverenle doğrudan temas kuran en önemli temsilcileri arasında yer almaktadır. Buna rağmen denetim faaliyetlerinin il müdürlükleri bünyesinde Denetmenler Servisi çatısı altında yürütülmesi birçok yapısal soruna neden olmakta, bu durum denetim süreçlerinin etkinliğini ve verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Oysa mesleğin niteliğine uygun, uzmanlaşmış ve müstakil bir denetim yapılanması; denetim kaynaklarının daha verimli kullanılmasını, kamu hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve koordineli yürütülmesini sağlayacaktır.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri, yürüttükleri görevin niteliği, kullandıkları kamu gücü ve üstlendikleri denetim fonksiyonu dikkate alındığında yalnızca taşra teşkilatı personeli olarak değerlendirilmemelidir. Her ne kadar görev yerleri taşra teşkilatı olsa da, yürüttükleri denetim faaliyetleri ülke genelinde sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini doğrudan etkileyen stratejik bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, üstlendikleri görev ve sorumluluklarla uyumlu olarak 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ekli (III) sayılı Cetvel kapsamında değerlendirilmeleri; denetim hizmetlerinin kurumsal kapasitesini güçlendirecek, kamu yönetiminde liyakat ve kariyer ilkelerini pekiştirecek, denetim hizmetlerinin etkinliğini artıracak ve mesleğin hak ettiği kurumsal statüye kavuşmasını sağlayacaktır. #dentmen #denetmenneişyapar #3sayılıcetvel
Sosyal Güvenlik Kurumu, denetim faaliyetlerini iki farklı yapı aracılığıyla yürütmektedir. Bunlardan ilki, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Müfettişleri; ikincisi ise il müdürlükleri bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleridir.
Her iki meslek grubu da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca denetim ve inceleme yetkisine sahiptir.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri; kayıt dışı istihdamın önlenmesi, sahte sigortalılık, sahte işyeri, muvazaalı boşanma, yaralanmalı iş kazaları, hizmet tespitine ilişkin incelemeler ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan, servislerce çözümlenemeyen birçok teknik ve hukuki dosyayı sonuçlandırmaktadır. Düzenledikleri raporlar; sigortalılık statüsünü, prim tahakkukunu, idari para cezalarını ve Kurumun alacaklarını doğrudan etkileyen hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Buna rağmen, Sosyal Güvenlik Denetmenleri bugün kurumsal yapılanmasını tamamlayamamış il müdürlüğü denetim servisleri bünyesinde görev yapmakta; görev, yetki ve sorumluluklarının ağırlığıyla bağdaşmayacak şekilde özlük hakları bakımından taşra personeli statüsünde değerlendirilmektedir.
Oysa denetim hizmetlerinin etkinliği, yalnızca kanuni yetkiyle değil; güçlü bir kurumsal yapı, mesleki bağımsızlık ve kariyer meslek güvencesiyle mümkündür.#sosyalgüvenlikdenetmenlerineişyapar #3sayılıcetvel #denetmen
@kafamasikicam@nocontexttkv FIFA, UEFA ve TFF himayesinde gerçekleştirilen müsabakalardan elde edilen gelirler ile TFF'nin diğer tüm gelirleri, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
(Kaynak: 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun)
Bu süreç bize şunu net gösterdi:
Adam olmak; makam, unvan ya da merkezde oturmakla değil, şahsiyetle ilgili.Dün taşrada olup bugün merkeze geçenlerin; taşradan arkadaşları, hatta eşi taşra uzmanı olanların bile taşra uzmanlarına hakaret etmesi, küçümsemesi kabul edilemez.
Maliyenin gülen yüz olan, sahada ülke ekonomisi için yoğun mesai harcayan kariyer mesleklerdeki bu ayrım için adalet #NedenYok@RTErdogan@_cevdetyilmaz@avabdullahguler
Merkez-Taşra ayrımına son verilmelidir
Gelir Uzmanlığı, A kadro kapsamında yer alan bir kariyer meslektir. Bu mesleği icra edenler, görev ve sorumluluklarının bilinciyle, zorlu sınav süreçlerinden geçerek ve bilinçli bir tercihle bu unvana adım atmıştır.
Kamu gelirlerinin elde edilmesinde en büyük paydaşlardan biri olan Gelir Uzmanları 375 sayılı KHK kapsamında #nedenyok
Denetimlerde biz
İncelemelerde biz
Hasılat tespitlerinde biz
Tahsilatlarda biz
El koymalarda biz
Kısacası gece, gündüz, yol,hâl demeden verginin her safhasında biz
Mükellefin karşısında da biz
Bununla birlikte KANUNDA DA BİZ (bakınız 657 sayılı DMK 36/A-11)
Düzenleme ve iyileştirmelerde ise biz yokuz
Sahi
#nedenyok ?
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@memetsimsek@mehmedmus@mustafaelitas@avabdullahguler@ilhan_hatipoglu