Kocaeli’de bu sabah saatlerinde parti ve gençlik örgütümüzden 3 üyemiz evleri basılarak gözaltına alındı.
TEM ve özel harekat eşliğinde kapıları kırılırken,genç yoldaşlarımız gözaltı sırasında darp de edilmiş.
Baskılarınız, gözaltılarınız, tutuklamalarınız bizi yıldıramaz!
İstihbaratçıların ve yandaş basının Deniz’in babası hakkında yaydıkları bilgiler onu ve oğlunu karalamaz, onurlandırır. O dönem devrimciler Alevi mahallelerine giden yollara barikatlar kurdu ve saldırılara karşı halkı korumaya çalıştılar.
🖋️Kamil Tekin Sürek yazdı
https://t.co/UmY1YxRC8X
CiA nin Türkiye aparatı, kullanışlı uşakları mhp liler Çorum'da katliam yapmaya geliyordu,
Devrimci ler engelledi.
Sizin kıbleniz , tasmanızı abd hiç bırakmadı
Deniz Göktaş’ın babası Kemal Göktaş’ın geçmişte sol marjinal TİKKO terör örgütü bünyesinde yer aldığı bilgisi öğrenildi.
Kemal Göktaş, 1980 yılında bir polisin şehit olduğu ve bir polisin yaralandığı Çorum olaylarında aktif eylem yürüterek defalarca cezaevine girdi.
Bu görüntüyü kahrolarak izledim.
Deniz Göktaş hakkındaki soruşturmaya rağmen, sırtında çantası, üzerinde tişörtüyle ülkesine geri dönmüş.
Varsa bir şikâyet, ifadesini alır, sonra serbest bırakırsın. Kaçma şüphesi olmadığı açık değil mi?
Arkadan kelepçelenip bu görüntülerin paylaşılması kabul edilemez.
Deniz özgür olmalı.
Barış Ülkeye rezil oldunuz, hâlâ kendini paralamaya devam ediyorsun.
Yaw bırakın artık insan içine çıkacak
Bir gram yüzünüz kalmadı.
Erdoğan ın emri ile sağa sola salça olmayı bırakın.
Görünmeyin insanların Gözüne uzun bir süre
Şu rezilliğe bakın!
Sivas katliamını anma etkinliğinde kendini bilmez utanmaz insanların ne işi var!
“Hain Kemal” sloganı atmışlar anma etkinliğinde…
Utanmaz, arlanmaz, ahlaksızlar…
33 canı pis oyunlarınıza alet etmeyin bari…
Utanç kaynağısınız!
260 gündür büyük bir mücadele verdiler, haklarını söke söke aldıklarını, direnişlerinin zaferle sonuçlandığını BİRTEK-SEN Genel Kurulu kürsüsünden ilan ettiler. Bu gurur, bu sevinç tüm işçilere bir armağan…
Şık Makas işçisi kazandı, işçi sınıfı kazandı!
Ankara’da bir kez daha bu ülkenin kolluk kuvvetlerinin, yargısının, iktidarının kime hizmet ettiğini, kimin muhafızlığını yaptığını ayan beyan gördük!
Ankara’da, bu ülkenin gençlerini, emekçilerini; eli kanlı ittifak NATO’yu protesto ettikleri için "topladılar"!
Emperyalizme uşaklıkta yarışanlar sabaha karşı koçbaşlarıyla evlerin kapılarını kırarak, duvarları yıkarak, insanları yerlerde sürükleyerek gözaltına aldılar.
Siz kimin polisisiniz?
Siz kimin iktidarısınız?
Bir yandan meydanlarda sahte anti-emperyalizm nutukları atacaksınız, diğer yandan Kürecik’i, İncirlik’i o katillere açık tutacaksınız!
Bir yandan yerli ve milli masalları anlatacaksınız; diğer yandan NATO’nun kanlı çizmesi bu topraklara basmasın diyenlerin kapılarını kıracaksınız!
Sizin anti-emperyalizminiz de milliyetçiliğiniz de sahte!
Ne yaparsanız yapın bu halkı emperyalizmin savaş makinesine asker edemeyeceksiniz!
Bu ülkenin emekçileri, gazetecileri, avukatları, gençleri, sosyalistleri sizin koçbaşlarınıza teslim olmayacak!
Yaw git artık git.
Kimse istemiyor seni hâlâ maval okuyorsun.
Yıllardır ülkeyi akepe ye teslim eden ihtiyar git git.
İnsanların gözüne görünme artık.
Laftan anlamıyormusun.
Akepe ye geç sende kurtul, halk ta kurtulsun sizden
Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum.
Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum.
Biz biriz ve birlikteyiz.
Madencinin başlattığı mücadele yürüyüşünde aynı yoldayız. Bu sesi sermayeye ve onun iktidarına ezberletene kadar adımlarımız madencilerle birlikte!
#MadencilerAyakta
Korsan CHP bu Barış.
İnsan içine çıkamayacaksınız.
İnsan içine çıkarmayacak bu halk sizi.
Siz utanmıyor olabilirsiniz.
Ama bu halk sizi unutmayacak.
Boşuna paralıyorsun kendini
13 yıl genel başkanlığını yaptığı partisinin seçilmiş yönetimine, kendi örgütüne, belediye başkanlarına karşı tüm dünyanın gözü önünde ihbarcılık yapıyor, iftira atıyor, iktidar yargısına hedef gösteriyor.
Partisinin başına iktidarın butlan operasyonuyla, darbeyle, kayyum olarak gelmeyi kabul edecek kadar onursuz ve geri kalan herkesi, kendi partililerini içeri attırmayı isteyecek kadar gözü dönmüş bir saray işbirlikçisi.
Saray rejimine, tek adam iktidarına bundan büyük bir hizmet;
halka ve ülkeye bundan büyük bir ihanet olamaz.
Bunlarla yürüyen hiç kimseye selam bile vermemek lazım. Bunlara selam verene bile…
CHP çalışanları ahlaksız kodla tazminatsız işten atılıyor, üyesi oldukları sendikanın şube başkanı ise üyesine sahip çıkacağına konuyu soran Evrensel muhabirine hakaret ediyor.
Zaten Cumhuriyet sizin gibi bir avuç azınlık beyaz Türkler in
Kendini Cumhuriyet in sahibi sanmasından,
Diğer insanları aşağılmasından,
Akepe ye mahkum edildi.
Ülkenin kangrenisiniz siz.
Sayın Özgür Özel,
Bugün meydanlarda yankılanan o çirkin sloganlar, sadece bir şahsa değil, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine ve geleneğine sıkılmış bir kurşundur.
Miting meydanında, partimize yıllarca emek vermiş, genel başkanlık yapmış bir isme 'Hain' diye bağırılmasına sessiz kalmak, o hakarete ortak olmaktır.
Siz, o kürsüde susarak, genel başkanı değil, CHP’nin vefa kültürünü de susturdunuz. Bir Grup başkanın görevi, kendisine yapılan methiyeleri toplamak değil, partisine ve geçmişine yönelik bu tarz seviyesiz saldırılara anında ve en sert şekilde set çekmektir. Meydanı yönetemeyen, kendi değerlerine yönelen saldırıyı dindiremeyen bir iradenin, ülkeyi yönetme iddiası da zaten olamaz.
CHP, bir tabela partisi değildir. Bugün o ismi korumayanlar, yarın kendi isimlerinin siyaset tarihindeki yerini de iyi düşünmelidir. Siyasetin en büyük kuralı vefadır;