Arsız ve talepkar olanın el üstünde tutulduğu, mütevazı olup ‘fazlasında gözüm yok’ diyenin değersizleştiği bir çağ. Her tür ilişki için geçerli üstelik…
‘Benim kim olduğum, senin kim olduğuna göre değişiyor.’ yaklaşımı hayat felsefem. Kimseye iyilik borcum yok. Eğer bir davranışımdan rahatsızsan, bir adım öncesinde ne yaptığını düşün. Cevap orada.
Arka planda verdiği mücadeleyi bilmediğiniz insanların bulundukları konumları eleştirirken 2 kere düşünün. Herkes asansörle çıkmıyor, bazıları tırmanıyor.
Eleştiri kabul etmiyor değilim. Senin hayatın, benim yaşamak isteyeceğim bir hayat değil. Kriterlerim seninle denk değil. Bana göre somut bir şey başarmış değilsin. O nedenle eleştirinin altı dolmuyor, salt konuşmuş oluyorsun. Yani söylediklerinin bana faydası yok ve dikkate alınmaya değer değiller. Olay bu.
İyi biri olmaktan hiç vazgeçmedim. Sadece iyiliğin herkese yaramadığını öğrendim. O yüzden bazılarına göre kötüyüm ve bu benim ilk defa hiç umurumda değil.
Psikolojik destek alarak çözmeniz veya kendi içinizde halletmeniz gereken konuları eşe dosta anlatarak, sosyal medyada video çekerek çözmeye çalıştığınız sürece iyileşemezsiniz. Yardım almak şahanedir. Ama doğru yöntemle, doğru kişilerden. Çözümü yanlış yerde aramayın. İnsanlar mahremi malzeme yapmayı ve sonra o zaafları kullanmayı çok sever. Devir, akıllı olma devri.
Geçmişte kendimi ifade etmek yerine susmayı seçtiğim anlar için, vasat ortamlara tahammül ettiğim ve potansiyelime haksızlık ettiğim her an için bugünkü halime bir özür borçluyum.
‘Ne kadarına razı olursan, o kadarı verilir; daha fazlasını istemeyi öğren.’ kafasına ulaştığım bugünler için de bir teşekkür.
Amacınız sevilmekse eğer, hiçbir şey söylemeyin, yapmayın ve hiç kimse olun. Ancak amacınız var olmaksa bir etki yaratmanız gerekir. Tıpkı Wilde'ın söylediği gibi..
"Bir etki yarattınız mı bir düşman kazandınız demektir. Sevilmek için sıradan biri olmak gerek."
- Oscar Wilde
Özür bile dilemeyip sadece biraz zaman geçtikten sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi devam eden biriyle anlamlı bir ilişkiniz olamaz. Çünkü gönül almayı bilmek de bir olgunluktur.
eskiden derdim ki insanin basina gelebilecek en kotu sey bir gun yapayalniz kalmasidir simdi ogrendim ki hayatta insanin basina gelebilecek en kotu sey yapayalniz hissetmesine neden olan insanlarla yasamasidir