Bu kılavuz, müşteri verileri, şirket hesapları veya hassas bilgiler içeren bir çalışma alanına herhangi bir üçüncü taraf Claude skill'i yüklemeden önce uygulayabileceğiniz, adım adım bir değerlendirme süreci sunuyor.
Doküman, yazılımcılar için değil, günlük işlerinde Claude skill'lerini kullanan ve teknik altyapısı olmayanlar için hazırlanmıştır.
https://t.co/dx0oQKhYiV
Pazarda talebin olması, sizin doğru teklifi veya ürünü bulduğunuz anlamına gelmez.
Sadece piyasanın bir şeye ihtiyacı olduğunu gösterir, o kadar.
Cevaplamanız gereken soru, önünüzdeki 5 yılı gerçekten bu işi yaparak geçirmek istiyor musunuz?
Ürün-pazar uyumu, bir işin temel olarak yürüyüp yürümeyeceğini gösterir.
Kurucu-problem uyumu ise, ilk günkü o heyecan uçup gittiğinde ve iş tamamen rutin bir koşturmacaya döndüğünde, siz hâlâ işin başında olacak mısınız?
Uzun vadeli düşünüyorsanız eğer, ikisi de hayati önem taşıyor.
Ekip içerisinde yapay zekanın neyi iyi yapıp neyi kötü yaptığına nasıl karar veriyoruz?
Herkes kendi adına karar veriyor.
Kendi içimizde beğeni kavramının, yani rafine bir zevke sahip olmanın ne kadar kritik bir hale geldiğini çok sık konuşuyoruz.
Neyin iyi, neyin kötü olduğunu ayırt edebilmek artık en büyük yetenek.
Çünkü yapay zekadan bir işin üç farklı versiyonunu isteyebilirsin ama hangisinin en iyisi olduğunu seçecek olan senin vizyonundur, senin estetik anlayışındır.
Neyin daha iyi olduğunu anlama, neyin daha iyi durduğunu görme becerindir.
Bu muhakemeyi yapabilmek için alanında uzman olmak gerekiyor.
Uzmanlığı yapay zekadan beklediğiniz an işler sıradanlaşmaya başlıyor.
Marka konumlandırması nedir, somut bir örnekle anlatmak istiyorum.
Eve teslimat yapan market uygulamaları var.
Bunların bir kısmı zincir marketlere ait: Cepte Şok, Sanal Market, Carrefour'un uygulaması.
Diğer taraftan şubesi olmayan uygulamalar var; Getir, Trendyol, İstegelsin gibi.
Kullanıcı, zincir marketlerin uygulamasını kullanırken aslında o marketin şubesindeki davranışlarını devam ettiriyor.
Yani ne demek istiyorum: Haftalık ve aylık ihtiyaçlarını yine bu uygulamalar üzerinden karşılıyor.
Getir'i ise acil ihtiyaçlarında ya da film izlerken yanında çerez, çekirdek, kola ihtiyacı olduğunda kullanıyor.
İki ayrı segment var ve markalar buna göre kendini konumlandırmış durumda.
Sanal Market, daha çok evin ihtiyaçlarını gidermeniz noktasında pazarlama yürütürken; Getir, keyifle ilgili alışverişlerde öne çıkmak için bir pazarlama yürütüyor.
Similarweb'in araştırmasına göre ChatGPT tavsiyesiyle siteye gelen kullanıcıların etkileşim oranları, normal yollarla gelenlere kıyasla neredeyse iki kat daha yüksek.
Yapay zekadan gelen ziyaretçiler, ortalama 12 sayfa görüntülüyor ve sitede 11.8 dakika kalıyor.
Diğer ziyaretçiler, ortalama 6.5 sayfa görüntülüyor ve sitede 5.6 dakika kalıyor.
Yorum: Kullanıcı araştırma sürecini zaten ChatGPT içinde yaptığı için, siteye geldiğinde doğrudan hazır müşteri gibi davranıyor.
https://t.co/oYOQfvrLn3
Yapay zeka markanızı yanlış anlıyor olabilir.
Yapay zeka, markanızla ilgili dağınık sinyalleri bir araya getirirken eski iddiaları ve yanlış konumlandırmaları da göz önünde bulunduruyor.
Araştırmalara göre yapay zeka yanıtlarının neredeyse %60'ı ya yanlış kaynağı gösteriyor ya da marka bilgilerini tamamen çarpıtıyor (Columbia Üniversitesi).
Üstelik düzeltilmeyen her yanlış bilgi, yapay zekanın hafızasında kesin bir doğruya dönüşüyor.
Yani artık sadece yapay zeka yanıtlarında görünür olmak yetmiyor.
Asıl mesele nasıl göründüğünüz, kimlerle kıyaslandığınız ve nasıl tavsiye edildiğiniz.
Bu ay radarıma takılan, ezber bozan ve iş akışlarınızı tamamen değiştirecek GitHub repolarını sizin için derledim.
Bir göz atın derim.
Sonra da kaydedin ileride mutlaka lazım olur.
https://t.co/C89KCn2xZT
Bu hafta bize ulaşan bir markayla ön görüşme yaptık.
Dijital pazarlama çalışmalarından bir türlü kâr edemediklerini, en iyi ihtimalle başabaş noktasını yakalayabildiklerini anlattılar.
Meseleyi tam kavramak için detaylı sorularımızı sorduk, cevapları can kulağıyla dinledik. Anydesk bağlantısı ile panellerini inceledik.
Görüşmenin sonunda asıl sorunun dijital pazarlama tarafında yapılanlardan ziyade, bizzat iş modelinin kendisinde olduğunu fark ettik.
Tablo çok netti: ROAS 8 olmasına rağmen firma kâr edemiyordu.
Şunu unutmamak lazım; eğer 1’e 8 ROAS ile hâlâ para kazanamıyorsanız, bu artık reklamların değil, iş modelinizin tıkandığını gösterir.
Böyle bir durumda dijital pazarlamanın derdinize derman olması pek mümkün değil.
Pazarlama bütçesi harcamak yerine, kendi çevreniz ve mevcut bilinirliğinizle ilerlemeniz sizin için daha doğru bir adım olacaktır.
Trendyol ürün yorumları kısmında yapay zeka özetleri sunmaya başladı.
Peki bundan sonra tek tek yorumları okumaya devam eder misiniz, yoksa artık yapay zekanın sunduğu özete güvenip kararınızı ona göre mi verirsiniz?
Yapay zeka çıkmadan önce de orta sınıfın giderek eridiği bir dünya vardı.
Neoliberalizmin yol açtığı bir felaket bu.
Yapay zeka katalizör gibi olmakta olanı hızlandırıyor sadece.
PMax mi daha iyi yoksa Arama Ağı mı diye ayrı ayrı test etme devri bitiyor.
Google'ın yeni "Karma Kampanya Denemeleri" beta sürüm olarak yayınlandı.
Bu yeni özellik sayesinde artık farklı kampanya türlerini, bütçeleri ve ayarları tek bir çatı altında toplayıp hepsini bir arada test edebileceğiz.
Kapsam: Arama Ağı, PMax, Alışveriş, Demand Gen, Video ve Uygulama kampanyalarının hepsini aynı potada eritebiliyorsunuz (Sadece Otel reklamları kapsam dışı kalmış)
Neleri Test Edebilirsiniz?
- Bütçe Dağılımı
- Teklif stratejilerinizi, hedefleme
- Kanallar Arası Etkileşim
Kaynak: https://t.co/fIIcfCMmSD
Amazon'un son hamlesi tam bir "ben yaparsam strateji, sen yaparsan suç" vakası.
Geçen gece saat 01:00 sularında bu habere denk geldiğimde önce bir durup güldüm, sonra da satıcılar adına gerçekten sinirlendim.
Hikaye: "Haberim Yokken Amazon'a Katılmışım"
Amazon, son bir yılını Perplexity gibi şirketleri "kendi platformundan veri kazıdığı" gerekçesiyle mahkemeye vererek geçirdi.
Hatta bu durumu "bilgisayar dolandırıcılığı" olarak bile nitelendirdi.
Ancak şimdi görüyoruz ki, Amazon'un kendi yapay zeka ajanı "Buy for Me", bağımsız satıcıların web sitelerini (sizin Shopify mağazanız, arkadaşınızın butik dükkanı vb.) izinsiz kazıyıp ürünleri Amazon'un içine gömüyor.
Bağımsız bir tasarım stüdyosunun CEO'su Angie Chua, bu programa katıldığını ancak sipariş e-postaları gelmeye başlayınca fark etmiş.
Daha kötüsü, Amazon'un botları hata yapıp satıcıların hiç üretmediği ürünleri varmış gibi listeleyebiliyor.
"Kuralı Ben Koyarım Ama Bana İşlemez"
Bu olay bize platform ekonomisinde devlerin ne kadar yavuz hırsız olabileceğini gösteriyor. Amazon'un temel argümanı şuydu: Üçüncü taraf uygulamalar servis sağlayıcının kararlarına saygı duymalıdır.
Fakat kendi ajanı söz konusu olduğunda:
- Satıcının rızasını almıyor.
- Görselleri AI ile değiştirip marka bütünlüğünü bozuyor.
- Çıkmak istersen, önce dahil edildiğini fark etmen sonra da e-posta atıp yalvarman gerekiyor.
Ne Yapmalı? (Pratik Tavsiyeler)
Eğer kendi e-ticaret sitenizi yönetiyorsanız, bu yeni "ajansal ticaret" (agentic commerce) döneminde şu 3 adımı atmalısınız:
Sürekli İzleme: İsminizi ve ürünlerinizi Amazon'da düzenli aratın. Bilginiz dışında listelenmiş, yanlış fiyatlandırılmış veya AI ile bozulmuş içerikler markanıza zarar verir.
Hukuki Durum: Amazon burada tehlikeli bir çizgide. İçeriği sadece "barındırmıyor", AI ile "yeniden üretiyor." Yanlış bir açıklamadan kaynaklı bir sorunda topu satıcıya atamazlar çünkü o açıklamayı satıcı yazmadı.
Teknik Koruma: Shopify gibi platformlar robots.txt dosyalarına yeni engelleyiciler eklemeye başladı. Bu teknik sınırların aktif olduğundan emin olun ama devlerin bu kuralları (kendi işlerine gelince) delebileceğini unutmayın.
Bu durum sadece bir etik meselesi değil; Amazon'un, müşteri ilişkisini OpenAI veya Perplexity gibi yeni nesil AI ajanlarına kaptırmama mücadelesi.
Performance Max kampanyaları sihirli bir değnek değil. Siz sisteme ne kadar kaliteli veri ve kreatif verirseniz, algoritma o kadar iyi çalışır. Kötü görsellerle PMax açıp yapay zekadan mucize beklemek, en yaygın bütçe israfı. Makineyi doğru beslemek zorundasınız.
Ürünün gramajını azaltıp fiyatını artırmak sadece bize özgü değil.
Enflasyon dünya genelinde bir sorun ve markaların genelde buna bulduğu çözüm (fiyatı artırıp gramajı azaltma) tüketicilerin isyan etmesine sebep oluyor.
- Almanya’da Milka’nın paketi sadece 1 mm inceltip gramajı düşürmesi büyük bir marka krizine dönüştü, sosyal medya yıkıldı.
- Fransa’da Carrefour gibi devler artık raflara "Bu ürünün gramajı düştü ama fiyatı arttı" diye turuncu uyarı kartları asıp markaları ifşa ediyor.
Tüketicinin bakışı nasıl?
İnsanlar bir şeyi kaybetmenin acısını, o şeyi kazanmanın mutluluğundan iki kat daha şiddetli hisseder.
Bu durumda ise tüketici iki kez kaybediyor. Ama asıl kaybeden, o güveni sarsan markalar oluyor.
Tüketiciler elinde telefonla birim fiyat karşılaştırıyor, fişleri paylaşıyor ve "nasılsa anlamazlar" diyen markaları tek tek ifşa ediyorlar.
İlgili video: https://t.co/mDkEwIvo7z
Markalar bu fırtınadan nasıl sağ çıkar?
Maliyetlerin (kakao, süt, şeker vb.) arttığını herkes biliyor. Eğer zam yapmanız gerekiyorsa bunu dürüstçe açıklayın.
Tüketiciyi "dalgın veya pasif" zanneden yöntemler artık işlemiyor.
Bundan sonrası, markaların kısa vadeli kâr hesaplarıyla yılların güvenini çöpe attıkları bir dönem değil; aksine dürüst olanın kazandığı bir dönem olacak.