Mantık bilmeyenin ilmine güven olmaz, itibar edilmez. Niye? Çünkü karanlığın en koyu anının, şafağı doğuracağını anlayamaktan aciz kalırsın. Anlamak doğru düşünmenin yöntemine sahip olmayı gerektirir. Bu da mantıktır.
Muhammed Yazıcı ve Ketebe bu seri ile iyi iş yaptılar.
türkiye'deki trollük ağını çok hafife alıyoruz galiba. tek kişinin on beş hesap kullanarak algı yaratmasıyla mücadele etmek mümkün değil. yasin ramazan'a saldıran troller gerçekte yüz kişi falan. hesapların neredeyse tamamı fake. boğaziçi'nin trolleri kime bağlı acaba?
Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
Bedri Gencer'den bir sosyal-bilim şaheseri.
Tarih felsefesi açısından gelenek-modernlik bağlamında Osmanlı'yı daha iyi çözümleyen bir eser yazılmadı.
Hocanın yeni çalışmalarını beklemekte ısrarımız sürüyor.
Şiir, İsmet Özel'den sonra bocalama dönemi yaşamadı. Çünkü Bahadır Dadak, Türk milletinin kendi muhayyilesinden çıkarıp koynuna aldığı en büyük şair olarak sahneye çıktı. Şiirlerindeki öfke, kin, nefret ve diğer bütün güzelliklerle...
İyi ki doğdun büyük şair, nice yıllara.
Böyle çok kişinin anladığı ve teveccüh gösterdiği bazı sözler benim için o kadar havada kalıyor ki, birinin yorumuna ihtiyacım olur. Mesela bu söz. Hiçbir şey anlamadım. Kendi omuzlarına mı, onların omuzlarına mı sorusunu sordurdu. Muhtemelen sorun (bende/ben de).
✍️ İbrahim Orhun Kaplan yazdı: Çeşme Başını Tutmamak
https://t.co/hQdPMVuHcC
"Biz şerre kapı açacak bir işe en baştan tenezzül etmediğimiz için kıyamet kopsa dahi yapmakta olduğumuz şeyle aramıza mesafe koymayız."
@iorhunkaplan
Gökhan Göbel çok iyi bir arşivci. Birbiriyle bağlantılı kaynaklara ulaşmakta ve içerikleri birbiriyle irtibatlandırmada eşine az rastlanır bir kabiliyite sahip.
İstiklal Marşı Derneği portalinde yazdıkları Türkiye'de çok az insanın akledebildiği şeyler.
Tek kitabı bu. OKUNMALI.
Mihrab'ın harb yeri olduğuna dair yorumu Zemahşeri'de görüyoruz. Mihrabın manalarından bir mana olan harb yerini tercih etmek bir bilinç alanı içinde olur ancak. O bilinç alanı da bugünün konseptine çok zıt düşüyor. Zıtlık da bir sıfat olarak bu vetirede ancak Mümine yakışır.
İslâm bütün belâlara karşı bir dik duruştur. Eğer kâfirle harp etmek İslâm’ın olmazsa olmazı değilse niçin camide imamın duracağı girintili bölmeye “mihrab” (savaş yeri) adını vermişiz?
İsmet Özel
Celâl Fedai daha çok yazmalı, daha çok okunmalı. Hocanın zihin dünyası bulanık değil, net ve hâlis.
Ne söylediğini bilmeyen, işi gücü gevezelik olan kalemlerin cirit attığı yerde tek başına ciddiyetle bir Türkiye ufku çiziyor.
dünya standartları, özne olarak insanı ve el üretimini değil, sistemin belirlenimlerini gözümüze sokarcasına hareket ediyor. korkunç bir diktatörlük. sevan nişanyan peygamber olamayacak ama en azından bir napolyon olarak sistemi yeniden kurma imkânına erişmeliydi.
Üstadımızın en sevdiğim şiiridir. 73 günlük çilenin ardından zuhur eyledi. Hazret çilahenin kapısında, o gün, bir dev gibiydi. Gözleri cumhuriyet kırmızısı idi. Dahası da var...