Allah saygıdeğer Avukat Ümit Altay Bey’den razı olsun !!! Bir yabancı olarak Çağla Tuğaltay için yaptıklarını, maalesef Çağla’nın kendi annesi Gülnur Saygı ya da babası Hüseyin Nedim Tuğaltay yapmadı !!!
Siyasi malzeme olmadılar.
Yaklaşık iki metrelik boylarına rağmen daracık tarifeleri uçaklarla yollandılar.
Ne sponsorlar saçıldı ne primler…
Ne de villalar hediye edildi.
Onlar Dünya ikincisi!
Onlar Almanya’ya 2-0’dan 3-2 maç alan Atatürk’ün kızları!
Biz buradan devam 👏🏼
Ece İrtem’in cenaze töreninden görüntüleri izlerken gerçekten hayretler içinde kaldım.
Bir tarafta evladını son yolculuğuna uğurlayan, ayakta durmaya çalışan bir aile…
Diğer tarafta ise o anı telefonlarıyla kaydetmeye çalışan zavallı insanlar.
Bir cenazede ilk refleksimiz kamera açmak olmamalı.
Acının da bir mahremiyeti, vedanın da bir saygınlığı vardır.
Çok ayıp!
Ünlü birini kaybetmiş olmak, o ailenin en zor anını görüntüleme hakkını kimseye vermez.
Bazen en büyük saygı, telefonu cebine koyup sessizce orada bulunmaktır.
Sera Kadıgil'in efsane isyanı
Bu ülkede direniş bitecek sanıyorlar ama çok yanılıyorlar
Yeterince çok kişi tutuklanırsa, biteriz sanıyorlar
Ekrem'i alırsın, Özgür çıkar, Özgür'ü alırsın Sera çıkar, Ali çıkar
Çıkarız biz bitmeyiz, halkın yaktığı çoban ateşi asla sönmez
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Ertuğrul Özkök, Akit TV’de öyle bir konuşuyor ki, sunucu tek kelime edemiyor. İyi dinleyin:
“— Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002’de yolsuzluktan yargılandı.
— Erdoğan'a yapılan suçlamalar da, bugün Ekrem İmamoğlu'na yapılanlarla tamamen aynı. Hatta suç maddeleri bile aynı!
— Hatta Erdoğan’ın sadece Akbil yolsuzluğu dosyasında geçen para miktarı, bugünkinden çok daha fazla!
— Ama Tayyip Erdoğan ne evinden alındı, ne eşine dostuna bir şey yapıldı!
— Hatta ilk duruşmadan sonra bir sonraki duruşmalara katılmasına gerek duyulmadı! Peki ya şimdi?
Akit sunucusu: ..ERROR!..”
İşte böyle. Ekrem İmamoğlu’na yapılan hukuksuzluk ve zulmü hafife almamak lazım. Adamın adeta her şeyine el koydular.
Olay bundan ibaret!
🔴 “Kulaklarıma inanamadım!”
▪️Eski CHP milletvekili ve hukukçu Atilla Kart, 2017 anayasa referandumunda YSK’nın saat 16.10’da mühürsüz oy pusulası ve zarfların geçerli sayılmasına ilişkin kararının ardından, CHP Genel Merkezi’nin yalnızca 10 dakika sonra tüm teşkilatlara “itiraz etmeyin” talimatı gönderdiğini öne sürdü.
Gazeteci Deniz Zeyrek ise konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, YSK’nın o usulsüz kararını 10 dakika içinde kabul etmiş. Duyduğumda kulaklarıma inanamadım; akıl alır gibi değil!”
Topluma gerçekleri anlatmaktan bir gün bile olsa vazgeçmeyen usta gazeteci Yılmaz Özdil, biz seni böyle bildik ve böyle bilmeye devam edeceğiz. Daima yolun açık olsun.
Tarihçi Ramazan Sevinç:
"Göbeklitepe 4. Katmanında 7 bin yıllık Türk semboller bulununca kazı çalışmaları durduruldu.
Aynı şekilde Truva, Türk olduğu ortaya çıktı. Truva değil Türk ova!"
Muharrem İnce: "Gel bakalım Muharrem" dendiğinde istifa etmeyi düşündüm, adaylıktan çekilmeyi düşündüm. Kamuoyu bunu şımarıklık olarak algılardı, anlatamazdım diye düşündüm, yuttum. Sonra Zonguldak mitingini yapacaktım. Bana destek veren 14 milletvekilini tırpanladılar, listelere koymadılar; hiçbir gerekçeleri yokken. O gün adaylıktan çekileyim dedim çünkü “iyi niyetli değil bunlar” dedim. Beni mecburiyetten aday yaptılar ama şimdi bana selam veren herkesi listelerden atıyorlar. Adaylıktan çekileyim dedim, “hadi ya sabır” dedim. Benim resimlerimi asmadılar, örgütlere talimat verip sanki Kılıçdaroğlu adaymış gibi onun resmini astılar. Bir ile gitmiştim, her taraf Kılıçdaroğlu'nun resmiydi; Cumhurbaşkanı adayının resmi yoktu. Seçim gecesi sistemleri çöktü. CHP Genel Merkezi'nin dört genel başkan yardımcısı çıktı, “2. tura kaldı” dediler. Ellerinde hiçbir veri yoktu, bana hiçbir şey veremediler. Çünkü sabahında istifa etmeyi düşündüm, “ya sabır” dedim. Seçimden 56 gün sonra seçim değerlendirme toplantısı yaptılar, beni çağırmadılar. Benim sırtımdan geçti o yük. 107 miting yapan Muharrem İnce'yi o toplantıya çağırmadılar. “Hadi” dedim, “istifa edeyim, çekileyim, gideyim bu partiden.” “Ya sabır” dedim. “Saraya giden CHP'li var” dediler. Ben sert çıkınca, “Muharrem İnce'yi kastetmedik” dediler.